Tarihin Bilinmeyenleri (Bilgisayarlar Nereden Geliyor?)
Tarihin Bilinmeyenleri (Bilgisayarlar Nereden Geliyor?)

Tarihin Bilinmeyenleri (Bilgisayarlar Nereden Geliyor?)

     Kıyafetlerinizle bilgisayarınızın ortak yanı nedir? Uzun bir geçmiş, ama görünen o ki ortak bir gelecek de…
     7.000 yıl kadar önce birisi iplikleri sırıklara bağlayarak kumaş yapılan dokuma sistemini icat etti. 5.000 yıl kadar önce ise, Asya’da biri, insanların bir çerçeveye geçirilmiş teller üzerinde boncukları kaydırarak hesap yapabilmesini sağlayan abaküs sistemini geliştirdi. On dokuzuncu yüzyılda dokumaya ve hesap yapmaya yarayan bu iki basit makine bir araya getirildi… Ve bu dünyayı değiştirdi.
     Dokuma Tezgahı Başında Geçen Çocukluk
     Joseph Marie Jacquard on dokuzuncu yüzyılın ortalarında Fransa’da yaşadı. On yaşında dokuma işine verildi. Görevi belirli iplikleri dokuma tezgahına takmaktı. Tezgaha takılı bazı iplikler yükselirken bazılarının aşağıda kaldıklarını görüyordu. Bir mekik, ikisi arasındaki boşluktan bir atkı ipliğini çekiyordu. Ardından başka iplikler yükseliyor ve işlem tekrarlanıyordu. Yükselen ipliklerin sırası kumaşta desen oluşturuyordu. Süslü kumaşlarda sıra karmaşıklaşıyordu.
     Ufukta Gelişim Var
     Bu işlem genç Jacquard için hem karmaşık, hem de sıkıcıydı. Kumaş yapmanın daha kolay bir yöntemi olmalıydı. Jacquard büyüdüğünde, zımbalı kartların tezgaha talimat verdiği otomatik bir dokuma tezgahı yaptı. Her ip farklı bir metal iğneye bağlıydı. Yerleştirilen zımbalı bir kartla, sadece deliklere uygun iğneler hareket edebiliyordu, yani sadece belirli çözgü ipleri yükseliyordu. Başka bir kart, yükselmesi gereken her ip grubunu idare ediyor ve devamlı bir döngüyle gelen kartlar, deseni sürekli tekrarlıyordu. Belli ki Jacquard gibi birçok insan da elle dokumadan sıkılmıştı. 1812’de Napoleon’dan bir madalya aldı ve kendisine maaş bağlandı. Otomatik dokuma tezgahı yaygın bir kullanım alanı buldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir