İstiridye ve Davacılar

İ

Bir gün iki yolcu bir kumsalda
Karaya vurmuş bir istiridye görürler.
İştahla bakıp birbirine gösterirler;
Gel gelelim kim konacak bu ziyafete?
Mübarek ikiye de bölünmez ki!
Biri eğilip alacakken, öteki:
— Kimin hakkı bunu yemek, anlaşalım, der:
Bence ilk gören kim ise o yemeli
Ötekine sadece seyretmek düşer.
— İş ona kalsın, der arkadaşı;
Gözlerim iyi görür benim, Allah’a şükür.
— Benimkiler kötü mü görür? der öteki:
Senden önce ben gördüm, yemin ederim.
— Evet, ama elini ilk değdiren benim.
Tartışma böylece uzayıp giderken
Molla Dandin çıkagelir karşıdan:
— İşte yargıç, derler; ne derse eyvallah.
Dandin istiridyeyi açar ciddi ciddi
Ve bir solukta yutar içindekini.
Bizimkiler aval aval bakışa dursun
Yargıç ağzını siler ve kararı okur:
— Gereği düşünüldü: Her iki tarafın
Ücretsiz birer kabuk almaları
Ve barışıp evlerine dönmeleri
Uygun görüldü.
Zamanımızda davacı olmanın
Neye mal olduğunu düşünürseniz
Ve hesaplarsanız birçok ailenin
Ne kazanıp ne yitirdiğini sonunda
Görürsünüz ki hep Dandin’e gitmiş para,
Davacılarasa
Dosyalarıyla kalmışlar yaya.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi