Tarihin Bilinmeyenleri (Pisi Pisine; Ölümsüz Ama Ölü)
Tarihin Bilinmeyenleri (Pisi Pisine; Ölümsüz Ama Ölü)

Tarihin Bilinmeyenleri (Pisi Pisine; Ölümsüz Ama Ölü)

     Ünlü insanların ölümlerini çevreleyen garip ve anormal olaylara şöyle bir bakalım dedik:
     Aiskhylos (Eshilos): MÖ 456
     Yunan tragedyasının kurucusu, bir kartal, kel kafasını kaya zannedip kabuğunu kırmak için bir kaplumbağayı üzerine attığında öldü. Söylenceye göre kaplumbağanın kabuğu kırılmamış.
     Atilla: MS 453
     Hunların kralı burun kanamasından öldü. Bir gece önceki düğün ziyafetinde çok yiyip içmişti. Gecenin bir saatinde kendi kanıyla boğularak öldü. Bazıları genç gelinle kendini fazla yorduğu için öldüğünü söyler.
     Kral John: 1216
     İngiltere kralı öyle oburdu ki, fazla meyve ve elma şarabı yüzünden dizanteri olup öldü.
     Korkunç İvan: 1584
     Kötü üne sahip Rus çarı, bir kuyruklu yıldız gördü ve bunu öleceğinin bir işareti olarak kabul etti. Bedeni şişti ama doktorları nedenini bulamadılar. Esrarengiz hastalığından kısa bir süre sonra öldü.
     Tyco Brahe: 1601
     Danimarkalı gökbilimci; masa adabı konusunda öyle titizdi ki, sonunda bu, ölümüne neden oldu. Bol içki içerek geçen birkaç saatten sonra kendini rahatlatması gerekiyordu ama onun yerine akşam yemeği için konuklarıyla masada oturmaya devam etti. Kendini gitgide daha kötü hissetti ama zamanın görgü kuralları, akşam yemeği sırasında masadan ayrılmayı yasaklıyordu. Mesanesi patladı ve 11 gün sonra öldü.
     Jean-Baptiste Lully: 1687
     Fransız besteci; orkestrasını öyle ateşli bir şekilde idare ediyordu ki, batonunu ayak parmağına batırdı. Yara enfekte oldu ama doktorunun parmağını kesmesine izin vermedi. Birkaç hafta sonra doktorlar yaşayabilmesi için tüm bacağını kesmeleri gerektiğini söylediler ama bunu da kabul etmedi. Kısa süre sonra öldü.
     ABD generali John Sedgwick: 1864
     Amerikan îç Savaşı sırasında General Sedgwick ön saflardaki birlikleri dolaşarak askerlerini sakinleştirmeye çalışıyor ve “Bu mesafeden bir fili bile vuramazlar, diyorum size!” diyordu. Tam o anda başından vuruldu ve bir keskin nişancının kurşunuyla ölmüş oldu.
     Chang ve Eng Bunker: 1874
     Ünlü ‘Siyam İkizleri’ aslında Çinliydi. P.T. Barnum’la karşılaştıktan sonra Amerikan vatandaşı oldular ve Bunker soyadını aldılar. Chang bronşiyal sorunlardan ölünce, End korkudan öldü; çünkü kendisinin de öleceğine inanmıştı.
     P.T. Barnum: 1891
     Amerika’nın “Her dakika bir enayi doğuyor!” sözleriyle ünlü büyük şovmeni, ölmeden kendi ölüm ilanını okumak istemişti. New York Evening Sun bunu memnuniyetle kabul ederek şu başlıkla yayınladı: “Muhteşem ve eşsiz Barnum kendi ölüm ilanını okumak istedi; işte karşınızda.” 80 yaşındaki Barnum iki hafta sonra öldü.
     John Jacob Astor: 1912
     Multimilyoner, Titanic’in ilk seferine katılma şanssızlığında bulunmuştu. Az sayıdaki cankurtaran filikalarından birinde karısının yanındaki yerini centilmence bırakmış ve “Hoşça kal tatlım, sonra görüşürüz” demişti.
     Harry Houdini: 1926
     Efsanevi gözbağcı, karnına yumruk yiyebilme yeteneğiyle bilinirdi. Konferanslarından birine katılan bir öğrencinin darbesi Houdini’yi şaşırttı. Apandisit patlamasından öldü.
     Isadora Duncan: 1927
     Her zaman çok abartılı giyinmekten hoşlanan modern dansın ilk uygulayıcısı, spor arabayla çıktığı bir gezide uzun eşarbı tekerleklerden birine dolanınca boynu kırılarak öldü.
     Elvis Presley: 1977
     Rock and Roll kralı, kız arkadaşı tarafından banyosunun zemininde embriyon pozisyonunda yatarken bulundu. Aşırı dozda uyuşturucu kullandığı için tuvalette otururken kalp krizi geçirmişti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir