Prostat Hastalıkları

P

     Prostat hastalıkları tüm dünyada erkeklerin korkulu rüyası… Gerçi bu hastalıklar belli bir yaşı geçtikten sonra etkili, ama yaşlılık günlerimizde de enerjimizi ve hayat tarzımızı koruyabilmeyi isteriz herhalde… İşte bunun için yol yakınken bu sinsi hastalıkla savaşmanın yöntemlerini öğrenmekte fayda var.
     Prostat hastalıkları nelerdir?
     Prostat, sadece erkeklerde bulunan bir salgı bezidir ve hemen mesanenin (idrar kesesinin) altındadır. İdrar, idrar kanalının içinden geçerek akar ve penisten atılır. Prostat bezi idrar kanalını bir yüzük gibi sarmaktadır. İşte bu nedenle yaşla beraber prostat büyüdüğü zaman bu yolun tıkanmasına yol açmakta ve kişide şikâyetler başlamaktadır. Prostatın vücuttaki görevi, meniyi yaratan sıvının bir kısmını oluşturmak ve spermlerin beslenmesine yardımcı olmaktır.
     Prostatın temel olarak üç hastalığı vardır: Prostat enfeksiyonu (prostatit), iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve prostat kanseri. Prostatın enfeksiyonu 20-40 yaş aralığında sık görülmektedir. Prostat büyümesi ve kanserine ise çoğunlukla 50 yaşından itibaren rastlanmaktadır.
     Prostat kanserinin risk faktörleri nelerdir?
     Prostat kanserinin % 70’i, 65 yaşın üzerinde görülüyor. Nadiren 40’lı yaşlarda da yaşanabiliyor. Dolayısıyla yaş arttıkça prostat kanseri görülme ihtimali artıyor. Aile faktörü çok önemli, tek bir akrabasında prostat kanseri görülen bir erkekte bu risk 2,2 kat artıyor. Birden fazla akrabasında prostat kanseri öyküsü var ise risk 3,9 kat çoğalıyor. Eğer kardeşte prostat kanseri varsa bu risk daha yüksek oluyor. Bu nedenle ailede prostat kanseri öyküsü olan erkeklerin, 45 yaşından itibaren prostatlarını kontrol ettirmesi gerekiyor, bunun dışındakilerin ise 50 yaşında bu kontrolü yaptırmasında fayda var.
     Korunma yolları nedir?
     Prostat kanserinden korunmak için öncelikle temel sağlık prensiplerini yerine getirmek gerekiyor. Bunların arasında düzenli egzersiz, kalori ve yağ alımını düzende tutmak, sağlıklı kiloda kalmak, sebze, meyve ve vitamin ağırlıklı beslenme genel prensipler olarak sayılıyor. Prostat kanseri için bazı özel besinler ve vitaminlerin de önemli olduğu düşünülüyor.
* Domates bazlı yiyecekler ve likopen: Domates ve domates ürünleri likopen adlı maddeyi içerir, bu madde antioksidandır ve domatese kırmızı rengini verir. Domates ürünleri içeren yiyecekleri yemenin prostat kanseri riskini düşürdüğüne dair bilimsel verilen mevcuttur. Özellikle pişmiş domates ürünlerinde (domates çorbası, ketçap gibi) likopen çok daha fazladır ve bu şekilde yenmesi daha etkilidir. Araştırmacılar yüksek oranda likopen ile beslenenlerin prostat kanseri riskinin % 20-40 arasında düştüğünü belirtiyor. Likopenin, hazır tablet ürünlerden ziyade, doğal yollardan alınması daha etkili.
* Soya ürünleri: Soya ürünleri (soya sütü, soya unu gibi) bitkisel kökenli bazı ürünleri içerir. Bu ürünler, prostat kanseri riskini düşürebilir. Bu ürünlerin vücuttaki bağlayıcı proteinleri artırarak ve testosteron etkinliğini azaltarak etki ettiği düşünülmektedir.
* Sarımsak: Sarımsağın prostat kanseri dahil birçok kanser riskini azaltmada etkisi var. Sarımsağın içindeki sülfür maddelerinin bağışıklık sistemini güçlendirerek, tümör büyümesiyle savaşmaya yardım ettiği biliniyor.
* Yeşil çay: Yeşil çay doğal bir madde içerir. Bu maddenin kanser büyümesi için gerekli olan bir enzimi etkisizleştirdiği düşünülüyor. Fakat bu teori henüz ispatlanmamıştır.
* Selenyum ve Vitamin E (antioksidanlar): Vitamin E ve selenyum gibi antioksidanlar oksijen radikallerinin zararlarından vücudu korur. Araştırmacılar, antioksidan maddelerin prostat kanseri riskini azalttığına dair veriler elde etmiştir, bu sonuçlar kesin değildir. Bununla ilgili sonuçların kesin tarihi kısa sürede netlik kazanacaktır. Vitamin ve minerallerin en iyi kaynağı besinlerdir, meyve ve sebzeyi bol miktarda aldığınızda antioksidan madde ve vitaminleri de almış olursunuz.
     Prostat kanserini önleyebilen bir ilaç var mı?
     Bu konuda bilimsel bir çalışma var; prostat içindeki enzimi bloke ederek etki eden bir ilaç. 50 yaşın üstündeki erkeklerde yedi sene boyunca denenmiş ve prostat kanseri riskini azalttığı görülmüş. Ancak prostat kanseri olan hastaların patolojik olarak daha kötü derecede olduğu saptanmış; bu istenen bir etki değil. Dolayısıyla bu ilacı korunma amaçlı kullanmak şu anki verilerle mümkün değil. Bu konuda zaman içerisinde olumlu gelişmeler olabilir.
     Kanserden korunmak, sadece bir besini ya da vitamini almakla mümkün değil. Besin ve vitaminleri almak prostat kanseri yönünden koruyucu olabilir. Fakat daha önemli olarak, sağlıklı yaşam tarzını benimsememiz ve uygulamamız gerekli; sağlıklı ve dengeli beslenmek, meyve sebze, vitamin ve mineral bakımından zengin diyet, yağlı ve hayvansal besinlerden kaçınmak. Düzenli spor yapmak da önemli. Bunun dışında belirli bir yaşa gelindiğinde düzenli olarak üroloji hekimine görünerek muayene olmak ve PSA (Prostat Spesifik Antijen) kan testini yaptırtmak. Bu yaş sınırı normal koşullarda 50, eğer ailede prostat öyküsü varsa 45’dir.

(Üroloji Uzmanı Op. Dr. İlter Alkan)

Yazar hakkında

Yorum Ekle