İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-29)
İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-29)

İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-29)

     İspanyol ve Türk Öğrencilerin Gözünden Etnik Ayrılıkçı Terörün Sosyolojik Anatomisi
     (29) Türk ve İspanyol Öğrenciler Tarafından Verilen Cevapların Karşılaştırılması

     Ankette yer alan 9. soru olan “Terörün ortaya çıkışında ülkenin coğrafi konumunun etkisi var mıdır?” sorusuna Türk ve İspanyol öğrenciler tarafından verilen cevaplar karşılaştırıldığında;
     Hem Türk hem de İspanyol öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun “terörün ortaya çıkışında ülkenin coğrafi konumunun etkili olduğu” görüşünde birleştikleri görülmektedir. Bunun yanı sıra, araştırma kapsamında görüş bildiren Türk öğrencilerin 26’sı, İspanyol öğrencilerin ise 17’si terörün ortaya çıkışında ülkenin coğrafi konumunun etkili olmadığı görüşünü belirtmektedirler.
     Söz konusu bulgunun incelenmesi noktasında, Türkiye’nin jeopolitik konumunu daha yakından incelemek faydalı olacaktır. Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin jeopolitik konumunu şöyle özetlemektedir (Davutoğlu, 2011): “Türkiye jeopolitik açıdan kara ve deniz güç merkezlerini doğu-batı ve kuzey-güney doğrultusundaki hâkimiyet alanı mücadelelerinin ve geçiş bölgelerinin merkezi konumunda bulunmaktadır. Kuzey-güney doğrultusunda Avrasya merkez kara kütlesini sıcak denizlere ve Afrika’ya bağlayan iki önemli karar geçiş bölgesi “Balkanlar ve Kafkaslar” ve bir deniz geçiş bölgesi “Boğazlar” Türkiye’de kesişmekte ve bu bölgeleri jeoekonomik kaynak merkezleri olan Orta Doğu ve Hazar bölgesine bağlamaktadır. Doğu-batı doğrultusunda ise Anadolu yarımadası Avrasya ana kıtasını kuşatan stratejik yarımadalar kuşağının en önemli halkasıdır.”
     Ahmet Davutoğlu’nun (2011) da ele aldığı üzere, Türkiye bulunduğu coğrafi konum ve stratejik önemi nedeniyle dünya üzerinde önemli bir güç merkezi konumuna ulaşmıştır. Bu konuma ulaşması, beraberinde çeşitli zorluklar getirmiş, dünya üzerinde farklı sebepler ile kar etme amacı olan ülkelerin odak noktası haline gelmiştir. Terörizm ise söz konusu faaliyetlerin başında gelmektedir.
     Terörizm ve coğrafya ilişkisini incelemek noktasında Çakır’ın (2013) elde ettiği bulgular da, Türk ve İspanyol öğrencilerin verdiği cevaplar ile örtüşmektedir: “Türkiye coğrafi konum ve jeopolitik öneminden kaynaklı, simetrik ve asimetrik, yüksek bir risk ve tehdit altındadır. Asimetrik tehditlerin en önemlisi TERÖRİZM’dir.”
     Tüm bulgular ışığında, coğrafya ve terör kavramlarının bağdaştırılması ve bir bütün olarak görülmesinin yalnızca Türkiye’nin terörle mücadelesinde öne çıkan bir unsur olmadığı, aynı zamanda benzer terör sorunlarıyla da mücadele etmiş ülkeler tarafından terör ve coğrafya kavramlarının en az Türkiye’de olduğu kadar yakından ilişkilendirildikleri görülmektedir.
     Bu noktada İbn-i Haldun’un “Coğrafya kaderdir.” yaklaşımını hatırlatmakta fayda vardır. (Konuk Yazar: Özge Nur Şafak)

(Gelecek yazı: PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-30)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir