DECAMERON-49 (Kırk Beşinci Hikâye)

D

     Fano şehrinde Lombardiya’dan gelme iki kişi vardı. Birinin adı Gidotto, ötekinin Jakomin’di. Her ikisi de savaş meydanlarında yetişmişlerdi. Gidotto ölümünün yaklaştığını hissedince, uzun uzun başından geçenleri hikâye ederek, Jakomin’e on yaşında bir kız emanet etti. Ve başka kimsesi olmadığı için servetini de ona bıraktı. O tarihlerde Faenza şehri birçok savaşlardan ve sıkıntılardan sonra, yavaş yavaş mamurlaşmaya başlıyordu ve kaçanlar geri geliyorlardı. Jakomin de Gidotto’nun emanet ettiği kızı ve mallarını alarak oraya döndü. Kız, büyüdükçe şehrin en güzellerinden birisi oluyordu. Talipleri arasında iki zengin ve terbiyeli delikanlı vardı ki, kızı ihtirasla seviyorlar ve bu yüzden birbirlerine kin besliyorlardı. Bunların adları, Yuhan ve Mingino idi. Kız, henüz on beş yaşında olmakla beraber ikisi de onunla evlenmek istiyordu. Fakat akrabaları razı olmadığından, kızı elde etmek için çareler arıyorlardı.
     Jakomin’in yaşlı bir hizmetçi kızı ve Grivello isimli mahir ve iyi kalpli bir uşağı vardı. Yuhan bu uşağın itimadını kazanmıştı. Onun için bir fırsatta ona aşkını anlatmış ve yardımını dilemiş, vaadlerde bulunmuştu. Grivello, “Benim yapabileceğim şey,” dedi. “Jakomin bir gün başka bir yere yemeğe giderse, seni kızın yanına götürmektir. Ben bunu kıza söylesem, dinlemeyecektir.”
     Yuhan, bundan başka bir şey istemeyeceğini temin etti. Mingino da hizmetçi kızın itimadını kazanmıştı. Hizmetçi onun birçok mektuplarını kıza vermiş ve onda biraz sempati uyandırmıştı. O da, Jakomin bir yere giderse kendisini kızla buluşturacağını vadetmişti.
     Bir müddet sonra Jakomin, Grivello’nun tavsiyesiyle bir dostuna yemeğe gitti. Uşak, bunu Yuhan’a haber verdi. Ve aralarında kararlaştırdıkları bir parola ile kapıyı açacağını bildirdi. Bundan haberi olmayan hizmetçi kız da, Mingino’ya Jakomin’in gezmeye gittiğini haber verdi. Ve verilecek bir parola ile eve girebileceğini bildirdi.
     Akşam, âşıklar birbirlerinden habersiz, bir iki arkadaşlarıyla randevu yerine gittiler. Mingino dostlarının, birinin evinde bekleyecek; Yuhan da evin yakınlarında bulunacaktı. Jakomin gidince, uşakla hizmetçi kız, birbirlerini evden uzaklaştırmaya çalıştılar. Grivello hizmetçiye, “Daha uyamayacak mısın?” dedi. “Evde ne dolaşıp duruyorsun?” Hizmetçi de uşağa, “Sen efendinin yanına niçin gitmiyorsun, yemeğini yediğine göre daha ne bekliyorsun?” dedi.
     Ama ne hizmetçi, ne de uşak yerinden kımıldamıyordu. Uşak, Yuhan’a verdiği saatin yaklaştığını hissedince; “Ne olacak,” dedi. “Hizmetçi uslu oturmazsa bir tokatla sustururum!” Parolasını verdi ve kapıyı açtı. Yuhan, iki arkadaşı ile beraber içeriye girdi. Salonda bulunan kızı kaçıracaklardı. Ama, kız direndi ve hizmetçi kızla beraber bağırmaya başladı. Bunu duyan Mingino, adamları ile içeriye girdi, “Hainler!” diyerek kılıcını çekti. Yuhan’a, “Seni öldüreceğim!” dedi.
     Böylece düello başladı. Gürültüden konu komşu toplanmıştı. Uzun süren düellodan sonra konu komşu, kızı Yuhan’ın elinden aldılar ve Jakomin’in evine götürdüler. Tam bu sırada jandarmalar geldi. Ve hepsini tevkif ederek hapse götürdü. Her şey olup bittikten sonra, hadiseyi işiten Jakomin çok öfkelendi. Fakat kıza el sürülmediğini görünce sakinleşti. Ve böyle vakaların tekerrürünü önlemek için kızı çabuk evlendirmeye karar verdi.
     Ertesi gün, âşık delikanlıların ebeveyni, başlarında uçan tehlikeyi görerek, Jakomin’e müracaat ettiler ve istediği tarziyeyi vereceklerini bildirdiler. Çok tecrübeli ve iyi kalpli olan Jakomin: “Siz benim garip halimde, kabul edip dostluk gösterdiğiniz için arzunuza göre hareket edeceğim. Nihayet, kız da yabancınız değil. O sanıldığı gibi, ne Kremona’dan ne de Pavia’dandır. Faenzalıdır.”
     Kızın Faenzalı olduğuna şaşarak, nasıl olup da onun yanına geldiğini sordular. “Silah arkadaşım Gidotto,” dedi Jakomin. “Ölürken bana dedi ki, ‘Bu şehir, Kral Frederik tarafından zapt edilirken, her şey yağma edilmiş. O sahipleri tarafından terk edilmiş bir eve girmiş ve orada, o zaman iki yaşında olan bu kızı bulmuş. Kız kendisine baba diye bağırmış, bundan duygulanmış ve onu Faenza’ya getirmiş.’ İşte çocuğu bana orada teslim etti ve bütün servetini bana vererek, evlendiği zaman kıza vermemi tembih etti. Kız şimdi evlenme çağına geldi. Fakat ben henüz hoşuma giden birisini bulamadım.”
     Hazır olanlar içinde, Wilhelm adında birisi vardı ki, harpte Gidotto ile beraber bulunmuştu ve bu yağma edilen evi tanıyordu. Orada bulunan evin sahibi, “Ben, dedi. “O kargaşalık içinde iki yaşındaki kızımı kaybetmiştim. Bu kız herhalde budur!” dedi Wilhelm.
     Jakomin; “Çünkü, Gidotto’nun anlatmasından görüyorum ki, yağma edilen ev senin evindir. Eğer aklına, bir işaret geliyorsa bırak da bakalım.” Wilhelm Bernard hatırladı ki, çocuğun sol kulağı üstünde haç şeklinde bir bere vardı. Bunun üzerine Jakomin ile birlikte kızın yanına gittiler. Wilhelm Bernard kızı görünce henüz hayatta bulunan annesinin güzelliğini hatırladı. Fakat bununla da yetinmeyerek kızın sol kulağının üstündeki saçları kaldırdı. Ve orada haç şeklindeki bereyi buldu. Ve onun kızı olduğuna inanarak gözyaşları içinde kucakladı. Ve Jakomin’e dönerek: “Bu benim kızımdır,” dedi. “Gidotto’nun yağma ettiği ev de benim evimdi. Çocuğu annesi korku ile bırakmış, kaçmış, biz çocuğun evde yandığını sanıyorduk.”
     Wilhelm Bernard, kızın annesini ve kendi kardeşlerini çağırttı. Ve hepsi sarmaş dolaş kızı alarak evlerine götürdüler. Belediye reisi bunu duyunca Yuhan’ın, Bernard’ın oğlu ve kızın öz kardeşi olduğunu gördü ve araya girerek Yuhan’la Mingino’yu barıştırdı ve kızı Mingino’ya verdi. İşe karışmış olan Grivello ve diğerleri hapisten çıkarıldı. Parlak bir düğün yapıldı ve mesut bir hayat başladı.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

 

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz