Ne Arap’ın Yüzü… (17)
Ne Arap’ın Yüzü… (17)

Ne Arap’ın Yüzü… (17)

     ARAPLARIN DİĞER DUYGUSAL YÖNLERİ
     Arapların diğer duygusal yönleri de, çok alıngan oluşları ve çabuk kızmalarıdır. Arap, karakter itibariyle sinirlidir. Biraz kışkırtılması, aksi davranmasına neden olabilir. Kolayca öfkelenir ve tepki göstermesi gecikmez. Bir kere öfkelendi mi, öfkesinin sınırı yoktur. Arap, hiddetini kontrol edecek bir olgunluğa sahip değildir.
     Arap, çok sinirlendiği zaman karşısındakine saldırabilir. Bu davranışıyla “ilk vuran kazanır” ilkesinden hareketle, kendine avantaj sağlamak ister. Başaracağından emin değilse, çok çabuk sakinleşir ve aşağıdan almaya başlar. Karşısındaki şahsın, onun bu hareketini hoşgörüyle karşılayacağından emindir. Çünkü Araplar, birbirlerinin her türlü davranışını hazmetmeyi benimsemişlerdir.
     Fena karakterli bir Arap’tan korkulur. “Dişini göster ki, herkes senden korksun” atasözü, kızgın bir kimsenin diğeri üzerinde nasıl etki yapabileceğini anlatır. Bu konuyla ilgili bir diğer atasözü de; “Aslanın dişini gördüğünde, güldüğünü zannetme” şeklindedir.
     Bu nedenle Araplar, kötü huylu kişileri tahrik etmemeye özen gösterirler. Çabuk öfkelenen Araplar için, “Deliyi kızdırırsan aklını kaybeder” veya “Kızgın bir deveyi sakinleştirmek zor olur” sözleri iyi birer örnektir.
     Tabii bunun aksini savunan atasözleri de vardır. Araplar, başa çıkılamayacağı sanılan kişiler için, “Merak etme… Her deveyi ıhtıracak deveci bulunur”(1) derler.
     Bir Arap’ın evinde sürekli gergin bir hava vardır. Bu havayı şu atasözü daha iyi anlatır; “Her yemekte bir çekişme, her lokmada bir endişe”. Fakir ailelerde çekişme daha fazladır. “Yoksulluk çekişmeyi doğurur” derler. Sert tartışmalar ve ardından yaşanılan kavgalar, akraba veya arkadaşların genellikle birbirlerinden uzaklaşmalarına neden olur.
     Araplar kolayca kırılır ve bazen en yakınlarıyla bile konuşmazlar. Mamafih, kızgın kimseler nadiren darılırlar. Kavga eden iki kişiyi barıştıracak bir arabulucu her zaman vardır. Sokakta tartışan iki kişinin veya komşusuna çıkışan bir şahsın arasına girecek üçüncü bir şahıs mutlaka bulunur. Araplar birbirlerinin işlerine uzak kalmazlar. Bu manzara devletlerarası ilişkilerde de görülür.
     Arapların sinirlilik hali uzun sürmez. Kısa süre sonra özür dilerler, ancak çekiştikleri kimseyle bir araya gelmemeye çalışırlar. Bunu, “Kızgınlık başlangıçta delilik, sonunda üzüntüdür” sözüyle ifade ederler.

(1) Yapı itibariyle inatçı ve kindar yaratıklar olan develeri çöktürmek zordur. Bunun için deveciler “ıhhah” diye seslenirler. Ihdırmak sözcüğü buradan gelmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir