Antalya’nın Gözbebeği Perge Antik Kenti
Antalya’nın Gözbebeği Perge Antik Kenti

Antalya’nın Gözbebeği Perge Antik Kenti

    Çağlar boyu Anadolu kadını tanrıça, yargıç, savaşçı gibi değişik rollerde görülür. Ana tanrıçalar, Asur ticaret kolonilerinden Kültepe’deki (M.Ö. 2000) ticaret yargıçları, Priene yargıçları, Amazonlar, Büyük İskender’in emriyle Miletos’un fethinden sonra savaşçıların evlendiği eğitimli askerler… Hepsi kadındır.
     Lydialı kadınlar kocalarını kendileri seçerdi. Miletos’un efsanevi kurucusu Neleus, şehrin kadınlarını yeni gelenlerle evlenmeye zorladığında kadınlar, kocalarıyla aynı masaya oturmama ve onlara adlarıyla hitap etmeme kararı aldı. Ya da Xsanthoslu kadınlar Perslere teslim olmamak için (M.Ö. 545) kendilerini öldürdü. Anadolu kadınının rolleri böyle uzayıp gider.
     Bunlardan biri de Plancia Magna, Perge’de gücünün doruğuna ulaşıp, hem kendi adını hem de belirlediği isimleri Perge adıyla birlikte ölümsüz kılmış. Perge şehrinin kurucusu ve daha sonra da senatörlerinden birinin kızı olan Plancia Magna, M.S. 2.yy.da yaşamış ve yüksek mevkilerde görev yapmış zengin bir kadın. Şehrin en önemli tanrıçası Artemis’in rahibelerinden olan annesi ise ona dini açıdan güç veriyor. Görev ve sıfatları arasında sulh hâkimliği, okul müdürlüğü, Ana Tanrıça Kybele, Artemis ve imparatorluk kültü rahibelikleri ve şehrin hamiliğini saymak mümkün.
     En önemli ve kalıcı yapıtı ise şehrin girişindeki iki kulenin hemen arkasında, kendi adına yaptırdığı ve hem tanrı hem de şehrin kurucularının heykellerinin yer aldığı at nalı biçimindeki Avlu ile Anıtsal Kapı.
     Plancia Magna’nın, M.S. 120’li yıllarda böylesine görkemli bir yapıya zaman ve para harcamasının nedeni ne olabilirdi diye araştırdığımızda, tamamiyle gönüllü olarak olmasa da toplum adına yararlı işler yapma geleneği, zenginlik, gösteriş ve ihtişam merakı ve komşu şehirlerle girişilen rekabet gibi nedenler buluyoruz. Yunan kültürüne hayranlığıyla tanınan Roma İmparatoru Hadrianus, Atina’da “Panhelleneia” şenliklerini bu yıllarda başlatır. Şenliklere katılma ayrıcalığı ise yalnızca Yunan soyundan geldiğini kanıtlayabilen kentlere veriliyordu. Bu yüzden birçok Anadolu kenti uydurma mitolojik öykülerle Yunan kökeninden geldiklerini kanıtlama yarışı içine girmiş. Bu çabalar Plancia Magna’nın bütün bunları neden yaptığını da açıklıyor.
     Plancia Magna’nın tanrılar ve kahramanlar salonu niteliğindeki oval avlusunun iki tarafındaki duvarlarda, tanrı ve kurucuların heykelleri için ayrı ayrı 14’er tane niş var. Kurucular da kendi içlerinde 7 mitolojik, 7 de çağdaş olmak üzere ikiye ayrılıyor. Yedi çağdaş kurucunun hepsinin Plancia Magna’nın kendi ailesine ait olduğu düşünülüyor. Ancak en önemli nokta, heykellerdeki kadın sayısının erkeklerden fazla oluşu. Döneme bakıldığında Plancia Magna gibi daha birçok kadının hem üst düzey yönetimlerde yer aldığı hem de velinimet görevleri üstlendiği görülüyor. Kral soyundan gelen kadınların yerel kadınlar tarafından örnek alındığı da ayrı bir gerçek. Böylece Plancia Magna, Perge’nin bir şehir olarak adını, kültürünü, saygın kimliğini yerleştiren ve pekiştiren önemli kişiliklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
     Şehrin diğer önemli ismi de büyük geometri üstadı Apollonius (M.Ö. 3.yy-2.yy). Özellikle “Konikler” adlı kitabı matematiğin gelişimi üzerinde çok etkili olmuş. Elips, hiperbol ve paralel terimlerini ilk kez kullanan Apollonius ayrıca, geometrik modelleri gezegen sistemine uyarlayan eskiçağ matematik astronomisinin kurucularından.
     Perge ören yerinde ziyaretçileri tiyatro ile stadion karşılar. Perge Tiyatrosu, Anadolu’nun en süslü tiyatrolarından biri. Tiyatronun sahne binasının dış yüzünde 12 metre yüksekliğinde, 5 nişli bir anıtsal çeşme yer alır. 12.000 izleyici kapasitesiyle Anadolu’nun en iyi korunmuş stadionlardan biri yine Perge’de. Diğerleri Aphrodisias ve Laodikeia’dadır.
     Kentin asıl girişi tiyatro ve stadiondan sonra geliyor. Önce M.S. 4.yy.da inşa edilmiş Roma Kapısı, ardından M.Ö. 3.yy.dan kalma iki yuvarlak kuleden oluşan Helenistik Kent Kapısı var. Bunların arasındaki geniş alanda Roma dönemi hamamları ile kutsal çeşmeler bulunuyor.
     20 metre genişliğindeki Sütunlu Cadde, iki yanında üzeri kapalı bir revak ve gerisindeki dükkânlardan oluşuyor. Perge’de sıra dışı olan şey, caddenin ortasında uzanan su kanalı. Kanal ne içme suyu taşımayı ne de su boşaltmayı amaçlamış; sıcak yaz günlerinde insanları serinletmek, rahatlatıcı sesiyle dinlendirmek ve suyun üstünde güneş ışığını yansıtmak için yapılmış. Sütunlu Cadde, Helenistik Kapı’dan Anıtsal Çeşme’ye dek uzanıyor ve diğer ana caddelerle kesişiyor. Perge’nin Agora’sı sıralı sütun ve dükkânlarla çevrili küçük, kare bir alan. Agoranın ortasında tüccarların tanrısı Hermes’e ya da Şans tanrıçası Tyche’ye adanmış yuvarlak bir yapı var. Burada hâlâ dükkânlara ait izler bulunuyor. Agoranın kuzeydoğu ucundaki çengel ve bıçaklı kasap levhası buna örnek.
     Lütfen Unutmayın
* Perge Antik Kenti, Antalya’dan Alanya yönünde sadece 20 kilometre mesafede.
* Perge’yi gezmek için en az bir yarım gün ayırmanız gerekir.
* Perge kazılarında çıkarılan muhteşem heykel ve buluntuların çoğu Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte; dolayısıyla müze için de en az bir yarım gün gerekecektir.
* Bol bol fotoğraf çekmeyi unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir