İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-33)
İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-33)

İstihbarat Notları (PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-33)

     İspanyol ve Türk Öğrencilerin Gözünden Etnik Ayrılıkçı Terörün Sosyolojik Anatomisi
     (33) Türk ve İspanyol Öğrenciler Tarafından Verilen Cevapların Karşılaştırılması
     Ankette yer alan 13. soru olan “Etnik bölücü terörün ortaya çıkışı ile toplumun eğitim düzeyi arasında bir ilişki var mıdır?” sorusuna Türk ve İspanyol öğrenciler tarafından verilen cevaplar karşılaştırıldığında;
     Hem Türk hem de İspanyol öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun “toplumun eğitim seviyesi arttıkça etnik bölücü terör faaliyetlerinin azaldığı” görüşünde birleştikleri görülmektedir.
     Bunun yanı sıra, Türk öğrencilerin 16’sı, İspanyol öğrencilerin ise 13’ü “etnik bölücü terör faaliyetleri ile toplumun eğitim düzeyi arasında bir ilişki olmadığı” görüşünde birleşmekte, Türk öğrencilerin 6’sı, İspanyol öğrencilerin ise 4’ü “toplumun eğitim düzeyi arttıkça etnik bölücü terör faaliyetlerinin arttığı” görüşünde birleşmektedirler.
     Al’ın (2012) çalışmasında elde ettiği şu sonuçlar, söz konusu bulguyu destekler niteliktedir: “Terörü besleyen en önemli kaynaklardan biri cehalettir. Bundan dolayı, cehaleti ortadan kaldırmaya yönelik her türlü eğitim faaliyeti aynı zamanda teröre karşıda etkin bir önlem olacaktır. Yakalandıktan sonra cezaevine konan PKK elemanları ile yapılan araştırma sonucunda, bunların yüzde 9’unun cahil, yüzde 12’sinin okur-yazar, yüzde 39’unun ilkokul mezunu olduğu, yüksekokul mezunlarının sadece yüzde 11 olduğu tespit edilmiştir. Eğitim sisteminin yetersiz olması on beş yılını okullarda geçiren bir genci, yanlış eğitim sistemi ve uygulamalar yüzünden terör örgütlerinin insan kaynağını oluşturabilmektedir. Dolayısıyla eğitim sistemimizin bu açıdan incelenerek, eksik ve aksak yönlerinin en kısa sürede düzeltilmesi gerekmektedir.”
     PKK terör örgütüne katılan bireylerin eğitim seviyesini inceleyen bir diğer bulgu, Kalem (2011) tarafından şöyle ele alınmaktadır: “Genel Kurmay kayıtlarına göre PKK‘nın eleman profili şöyledir; üyelerinin % 40‘ı 20-25 yaş arasında, % 35‘i 25-30 yaş arasındadır. Üyelerinin % 10‘u eğitimsiz, üyelerinin % 50‘si ilkokul mezunudur. Aynı zamanda üyelerinin % 60‘ı eğitim almamıştır ve % 75‘i de işsizdir. Bu verilerden de anlaşılacağı üzere örgüt yoğun olarak işsiz veya cahil genç kitleye sahiptir. Örgütün 15-30 yaş arası genç erkek ve kızlardan oluşmaktadır. 1990’lı yıllarda toplumsal-cinsel baskı, işsizlik, cehalet ve macera arayışı gibi nedenlerden dolayı örgüte katılanlar alt sınıf genç kesimlerden oluşurken, Sovyetlerin yıkılması ve post-modern liberal akımların küreselleşme ile yayılması ile örgüt kadroları içinde şehirlerde üniversite eğitimi almış ve şehirlerde üst ve orta sınıftan oluşan gençleri örgüt kadrolarına dâhil etmektedir. Terör örgütünden kaçmayı başaran örgüt üyelerinin anlatmış oldukları, kamplarda baskı, şiddet, korkunun hâkim olduğu yönündedir.”
     Bu noktada, PKK terör örgütüne katılan bireylerin eğitim seviyesine yönelik bulgular incelendiğinde, araştırma kapsamında görüş bildiren Türk öğrencilerin “eğitim seviyesi arttıkça terör faaliyetlerinin azalacağı” yönündeki görüşünün söz konusu bulgular ile doğrulandığı söylenebilir. Bu noktada İspanyol öğrencilerin genel görüşünün, ETA’nın eleman profili ve eğitim düzeyiyle uyuşup uyuşmadığını incelemek, bir karşılaştırma yapmak noktasında gerekli ve faydalı olacaktır.
     Kalem (2011) söz konusu araştırmasında ETA’nın eleman profili ve örgüt üyelerinin eğitim düzeyini şu şekilde ele almaktadır: “Militanlar genelde küçük bir yerleşim biriminde yetişmiş ve resmi bir eğitim alamamışlardır. Genellikle Bask milliyetçiliğini savunan ailelerden gelmişlerdir ve bu aileler genelde orta-alt veya işçi sınıfındandırlar. Son zamanlarda ise şehir merkezlerinde yaşayan Basklı gençlerin de örgüte katılımının arttığı görülmektedir. Önceden militanlar daha çok sol görüşlü olup işçi sınıfını temsil ederken, şimdilerde militanlar o ve artan bir şekilde neo-faşist bir motivasyonla hareket etmektedirler. Örgütte kadın militanlar da bulunmaktadır ve bazen erkek militanların üstlenmek istemediği görevleri üstlenip eylemler gerçekleştirebilmektedirler. Ancak erkek militanların sayısı fazladır ve genellikle evli değillerdir. ETA militanlarının yaş ortalaması geçmişten günümüze artan bir seyir takip etmektedir. 30 yıl önce; %92‘si 20 yaşın altındayken, günümüzde % 60‘ı 20 yaşının altındadır. Yaş ortalamasının giderek düşmesi doğal olarak lider kadrosunun da yaş ortalamasını düşürmektedir ki bu genellikle tecrübesizlikten kaynaklanan bazı konularda sorunlara yol açmaktadır.”
     Tüm bulgular ışığında, araştırma kapsamında görüş bildiren hem Türk hem de İspanyol öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun “eğitim seviyesi arttıkça etnik bölücü terör faaliyetlerinin azalacağı” yönündeki görüşü; PKK ile ETA terör örgütlerinin eleman profili incelenmesi sonucu elde edilen bulgularda, örgüte katılım gösteren bireylerin eğitim seviyelerinin genelde düşük olduğu, toplumun eğitim düzeyinin terör örgütüne katılımı artırdığı yönündeki bulguları doğrular niteliktedir.

(Gelecek yazı: PKK ve ETA Terör Örgütlerine Uluslararası Bir Bakış-34)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir