Zihinsel ve Bedensel Engellilerde Akupunktur Tedavisi

Z

     Bedensel ve zihinsel engelli çocuklar bizim gerçeğimiz. Devletin bu çocukların eğitimi ve rehabilitasyonu için belirli bir gayretin içinde olması sosyal devlet anlayışının bir gereği. Nitekim bu anlayış çerçevesinde geçmiş yıllarda alınan bir meclis kararı ile sosyal güvenliği olsun olmasın, bedensel ve zihinsel engelli her çocuğun eğitim ve rehabilitasyon hizmetinden yararlanabileceği, devletin bu çocuklar için de ödeme yapacağı kararı alındı ve çok geçmeden de yasalaştı. Sevindirici ve güzel bir karardı. Ancak burada, adeta kaşıkla verip kepçeyle alma tarzı bir uygulama da beraberinde başladı. Daha bir ay dolmadan yeni bir karar alındı: “Fiziksel özrü % 40 ve üzeri olan çocuklarla IQ’su 70’in altında olan çocukların eğitim ve rehabilitasyondan faydalanmaları için ödeme yapılacaktır…”
     Eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan fizyoterapistler, sosyal hizmet uzmanları, çocuk gelişimcileri, psikologlar vb. bilirler ki eğitim ve rehabilitasyondan en üst seviyede istifade edebilecek grup, özür derecesi % 40 ve altı olan çocuk grubuyla IQ seviyesi 70 ve üzeri olan çocuk gruplarıdır. Bunun dışındaki grupların eğitim ve rehabilitasyondan istifadesi yok denecek kadar azdır. Bu gerçeğin altını çizdikten sonra asıl, rehabilitasyon ve eğitim merkezlerine gelen zihinsel ve bedensel engelli çocukların (öğrencilerin) tedavisiz rehabiliteden kurtarılması gerektiği hususunda görüşümüzü paylaşmak istiyoruz.
     Asıl dikkat edilmesi gereken; tedavisiz rehabilite yöntemi
      Sakın ola ki bu merkezlerde çocuklarla ilgilenilmiyor sanılmasın. Aksine hemen bütün fizyoterapistler, sosyal hizmet uzmanları, çocuk eğitimcileri, çocuk sevgisiyle dolu. Hepsini yürekten kutlamak gerekiyor. Bunda hiç kimsenin kuşkusu yok. Sorun zihinsel ve bedensel engelli çocukların rehabilitasyon ve eğitiminde tedavisiz rehabilitenin yapılmaya çalışılmasında. Sağlıkça çok ileri sayılan Batı ülkelerinde bile tedavili rehabilitasyon hizmeti ya yok ya da yeteri derecede değil. Çünkü bu tür çocukları olan aileler iyi bilirler ki nörolojik, spastik ve genetik hastalıkların tedavisinde günümüz tıbbı halen bir çıkmazın içindedir.
     Bağışıklık sistemine ve alerjik bünyeye dikkat
     Bu tür vakalara değerlendirme yapılırken gözden kaçırılmaması gereken husus, hastaların genel bağışıklık sistemleri ve bünyelerinin alerjik olup olmadığının değerlendirilmesidir. Bu değerlendirme yapıldığında sonucun çok şaşırtıcı olduğu görülecektir. Dikkat edilirse, görünüşte aynı şikâyet olan hastalarda, rahatsızlığın şiddet ve seviyeleri, yani genel durumları çok farklılık göstermektedir. Örneğin; bağırsakların çalışmasının düzenli olması veya olmaması, alerjik rahatsızlıklarının olup olmaması, havale veya nöbet olup olmaması, sık sık antibiyotik ve kortizon gibi, anti-epileptik gibi ilaç kullanıp kullanmamaları vb. hep farklılığa sebeptir.
     Hastaların hepsinde bu şikâyetlerden en az birkaçı olmaktadır. Örneğin; çocuğun sinüsleri tıkalı ve iltihaplı durumdaysa, sinüsleri yeterince havalanmayacağı için burun tıkanıklığı, gece horlaması veya uykuda nefes zorlanması, hırçınlık, stres ve beyin oksijenlenmesinde yetersizlik oluşur.
     Beyin yeterli oksijen ve kan alamadığından vücut üzerindeki kontrolü de yetersizleşir. Buna bağlı olarak çocukta ya kaslarında zayıflık ya denge problemi ya da sinir iletimlerinde aksaklıklar oluşur.
     Modern tıp bu durumlarda hastaya yeterli yaklaşım sunamazken, resmen etkin bir tedavi yöntemi olduğunu kanıtlayan lazer akupunkturu tedavisi ile bu durumlardaki vakalara çok daha ileri seviyede çözüm sunulabilmektedir. Lazer akupunkturu destekli yapılan tedavilerdeki başarı oranı da, haliyle en olumlu etkenlerden dolayı yükselmektedir.
     Zihinsel ve bedensel engellilerde lazer akupunktur tedavisi
* Akupunktur ve lazer tedavisi beyin oksijenlenmesini artırarak beynin, vücudun tüm organ ve dokularına doğru komutlar vermesini sağlar.
* Bu çocukların en temel problemi olan bağışıklık sistemlerini güçlendirir.
* Mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar.
* Hormon ve enzimlerin daha dengeli salgılanmasını sağlar.
* Kabızlık problemlerini ortadan kaldırır.
* Beyin ve bağırsaklardan serotonin adı verilen hormon salgılatarak bünyenin aktif, dinamik ve zinde kalmasını sağlar.
* Beyinden endorfinleri salgılatarak ağrı kesici etkileri ortaya çıkartır.
* Karaciğer ve böbrekleri uyararak vücuttaki toksinlerin atılmasını sağlar.
* İlaçların vücutta oluşturduğu yan etkilerin giderilmesinde oldukça faydalı olur.
* Lokal olarak tüm kasların kanlanmasını artırarak o kaslara oksijen girişini hızlandırır.
* Kasların koordineli çalışmasını sağlar.
* Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için vücudun bakteri ve viral enfeksiyonlara yakalanmasını önler; yakalanma halinde de direnci artırarak kolay atlatılmasını sağlar.
* Vücudun tam ve koordineli şekilde çalışmasını sağlar.
* Doğal bir tedavi yöntemi olduğu için yan etkisi yoktur.

(Dr. İsmail Maraş)

Yazar hakkında

Yorum Ekle