Tilki İle Sincap
Tilki İle Sincap

Tilki İle Sincap

Başı dertte olanlara hiç gülmemeli;
Neden derseniz, kim bilir
Yarın kendi başına neler geleceğini?
Ezop bu dersi birkaç örnekle verir;
Onlar bir yana, alın size bir başkası:
Daha sağlam bir kaynaktan hem de.
Tilki bir gün alay edip duruyormuş
Fırtınaya tutulmuş sincapla:
— Şimdi hapı yuttun işte, diyormuş;
Kafanı kuyruk altına sokadur boşuna;
Çıkar mısın fırt diye ağacın doruğuna?
Fırtınadan yersin böyle şamarı;
Çekersin başına yıldırımları!
Gördün mü neymiş yükseklere çıkmak,
Benim gibi deliklere sığınmak varken?
Bak sen yanıp kül olmak üzeresin.
Bense gülüyorum hallerine köşemden.
Bir yandan böyle alay ederken tilki
Bir yandan da şaşkın tavuklara
Atı veriyormuş pençeyi.
Derken fırtına durulmuş;
Sincap göklerin öfkesinden kurtulmuş;
Bitmiş şimşek, yıldırım gümbürtüleri.
Hava düzelir düzelmez avcının biri
Tilkiyi suçüstü yakalamış:
— Şimdi ödetirim sana ben, demiş,
Tavuklarımın parasını!
Der demez de bir sürü köpek
Düşmüş tilkinin ardına
Sincap görmüş tilkinin yel yepelek
Kaçtığını köpeklerin önünde.
Pek keyfine varamamış bunu görmenin
Çünkü can çekişmesini görmüş tilkinin;
Görmüş, ama gülmemiş sincap; niçin?
Atlattığı beladan ders aldığı için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir