Ne Arap’ın Yüzü… (24)

N

     GURUR VE İTİBAR
     Arap gururludur. Kişiliğine hürmet edilmesini ister ve kendisi de başkalarının kişiliğine hürmet eder. İtibarını düşürecek davranışlardan kaçınır. Kolay kolay ailesi dışından yardım talep etmez. Bununla ilgili olarak söylenmiş “Yardım istemektense, açlıktan ölmeyi tercih ederim” veya “Sağ elimin sol elime ihtiyacı olmasın” şeklinde atasözleri vardır.
     Araplar, gelenekleri gereği her konuğu sofraya davet ederler. Konuk, karnı aç olsa bile, genellikle bu daveti reddeder. Ender olaylar dışında, bu gibi durumlarda, daha önceden yemek yemiş gibi davranır.
     Arap’a herhangi bir nedenle acınacak olursa veya acındığı kanısı uyandırılırsa, haysiyeti zedelenmiş sayılır. Arap, genelde kimsenin şefkatine sığınmak istemez.
     Arap, özellikle geçmişi ve kültürüyle övünür. Gururu, geçmişine sıkı bağlarla bağlıdır. Konuşmasında, “İndna nahnu l’arab/Biz Araplar” ibaresini sık sık tekrarlar. Araplar; dinleri, dilleri, âdetleri ve yaşayış tarzlarıyla gurur duyarlar. Bedeviler bile, geçmişleri, bireysel ve toplumsal özgürlükleriyle övünürler. Tabii ki özgürlük kelimesi onlar için farklı anlam taşımaktadır.
     Kadının toplum ve kültür yaşamında etkin hiçbir rolü yoktur. Eşya gibi kabul edilir. Erkek ise, örf ve âdetlerin kalın zinciriyle sıkı sıkıya bağlanmıştır. Arap erkeği, geleneklerine ve davranışlarına saygı gösterenlerden hoşlanır. Kendi yaşantısını anlayan ve onu küçümsemeyenlerle kolayca arkadaş olur. Gururu korunduğu sürece, onun arkadaşlığına giden yol açılmış demektir. Arap gururunu önemser; “Gururu kırılmış olarak yaşamaktansa ölmek daha iyidir” sözü, onun bu duygularını daha iyi yansıtmaktadır.
     Diğer taraftan bazı Araplarda kişisel itibar, kabarmış bir gurur şeklinde ortaya çıkar. Sayısız olaylarda kendini savunmak için Arap kişisel itibarını kullanır. Aynı şekilde, nezaket kuralları içinde de gururun rolü vardır. “Gururlu olmayan başın kesilmesi mubahtır” sözü, Arap’ın gurura ne derece önem verdiğini göstermektedir.
     Saygınlığını muhafaza etmek, onu sürekli kılmak, Arap’ın da çok ilgilendiği hususların başında gelir. Komşu ve düşmanlarından kendini korumak ve sakınmak adına söylenmiş sayısız atasözleri vardır. Arap; zaaflarını, üzüntüsünü veya yoksulluğunu bilinçli bir tutumla saklar. Gurur onun muhafızıdır.
     Arap’ın iki büyük korkusu vardır. Birincisi; onun üzüntüsüne düşmanlarının sevinecek olması, ikincisi; sonradan düşman olan arkadaşının, hakkında bildiği sırları birer silah olarak kendisine karşı kullanacağı korkusudur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle