Tarihin Bilinmeyenleri (Polonya Fıkrası Değil)

T

     İngilizlerin Ultra projesiyle ilgili az bilinen bir gerçek de, işin önemli kısmının İngilizler yerine Polonyalılar tarafından yapılmış olmasıdır. 1930’lar boyunca Polonya hükümetinin Almanlar hakkında haklı sayılabilecek karanlık görüşleri vardı ve Marian Rejewski, Jerzy Rûzycki ve Henryk Zygalski’yi Enigma şifresini kırmak üzere görevlendirdiler. Ekip, eski moda yöntemler kullandı: Önce artık kullanılmayan Enigma şifrelerini ve bir Enigma’nın nasıl hazırlanacağını açıklayan bir kitapçığı ele geçirdiler. Sonra da Enigma makinesinin bir kopyasını yaptılar. Ardından şifreleri çözüverdiler ve yeni şifreleri çözecek şekilde Enigma makinesini yeniden yaptılar.
     Tipik İngiliz Tavrı
     Polonyalılar 1939’da Almanya’nın Polonya’ya saldırılacağını anlayınca, İngilizlerle gizli bir toplantı yapıp Enigma üzerine yaptıkları araştırma sonuçlarını onlara verdiler. Kibarca ifade etmek gerekirse İngilizler hayretler içinde kalmışlardı. Peki ya Rejewski, Rûzycki ve Zygalski’nin projeyi sürdürmesine izin verdiler mi? Tabii ki hayır. Biliyorsunuz onlar yabancıydı. Bildiklerini Amerikalılarla paylaşmak zaten yeterince zordu. Sırası gelmişken, onlar da kendi şifre kırma operasyonlarıyla meşguldüler: Japonların kullandığı “Enigma” benzeri bir şifreleme olan “Purple”. Bu pek kolay bir iş sayılmazdı ama çok yararlı oldu.
     Purple’ın kırılması sayesinde Amerikan savaş pilotları, Japon deniz kuvvetlerinin kumandanı Isoku Yamamoto’yu taşıyan uçağı “tesadüfen” vurdular. Biliyorsunuz Pearl Harbor’a saldırmayı öneren Yamamato’ydu, bu yüzden ardından pek az gözyaşı dökülmüş olmalı; aslında bu düpedüz, uçakla gerçekleştirilmiş bir infazdı.
     Matematiksel Meseleler
     Enigma’yı kırma ihtiyacı, insan bilgisini önemli ölçüde geliştirdi demek pek de abartı olmaz. Bu gelişmenin büyük kısmı matematik alanında yaşandı. İkinci Dünya Savaşı sırasında kriptanaliz yüksek matematikten ayırt edilemeyecek bir şeydi, bugün bu daha da imkansız ama başka alanlar da işin içine girdi.
     Bilgisayar Kartlarına Yenilmek
     İlk programlanabilir bilgisayar, sanıldığı gibi savaştan sonra ABD’de yapılmadı. Ultra projesinin merkezi Bletchley Park’ta yapıldı. ‘Devasa’ anlamında ‘Colossus’ diye adlandırılan bilgisayar, şifreleri insanların yapabileceğinden daha hızlı kırmak için tasarlanmıştı. Bilgisayarınızın başına geçtiğinizde Colossus’un spiritüel torunundan yararlanıyorsunuz. Spiritüel, çünkü savaş sırasında gizli olan makine, savaş bittiğinde de gizlice yok edildi. İngilizlere paranoyak demek yanlış olmaz sanırız, çünkü makinenin izlerini bile sinsice silmişlerdi. Dünya Enigma veya Ultra’dan ancak 1970’lerde haberdar oldu. İşte o zaman Arjantin semaları, eski Nazilerin alınlarına vurdukları şaplağın sesiyle inledi.
     Gerçek Sır
     Enigma ve Purple şifrelerinin kırılması çok önemli bir entelektüel başarı olmakla beraber, aynı zamanda akıllı insanların sonuç almak için, aptalların aptalca yanlışlar yapmasına ihtiyaç duyduklarının da hikayesidir.
     Enigma şifresinin kırılması kısmen de Alman ordusu askerlerinin şifrenin kırılamazlığına fazlasıyla güvenerek basit ön şifreler kullanmalarından kaynaklanır. Bu, yayının başlangıcında, karşı tarafın mesajı almak için makinesini “ayarlamasına” fırsat veren üç harflik bir şifreydi. İngilizlere fırsat penceresini aralayan da bu olmuştur. Alman donanması şifreler ve gönderdiği mesajlar konusunda daha tedbirliydi ve sonuç olarak, donanma şifreleri ordu şifrelerinden yıllar sonra kırılabildi. Bu da her mükemmel sistemin en büyük sorununun, onu kullanan insanların mükemmel olmayışı olduğunun ispatıdır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle