Yaşlı Dilenci
Yaşlı Dilenci

Yaşlı Dilenci

     Bir zamanlar yaşlı bir kadın, “Demek ihtiyarlıkta dilenmek de varmış!” diye söyleniyordu.
Ama işte, dileniyordu o kadın. Ve ne zaman bir sadaka alsa, “Tanrı sizi ödüllendirsin!” diyordu.
Dilenci kadın bir evin kapısını çaldı; içeride, ona arkadaşça davranan bir oğlan ocak başında ısınmaktaydı.
     Oğlan, zavallı yaşlı kadına dostça;
     “Gel anacığım, gel de ısın!” dedi.
     Kadın içeri girdi, ama ateşe o kadar yakın durdu ki, üzerindeki yırtık pırtık giysiler alev alıp tutuşup yanmaya başladı.
     Kadın hiçbir şey yapamadı.
     Oğlan orada öylece durmuş, bakıyordu. Acaba söndürse miydi?
     Şu işe bak, acaba söndürse miymiş?
     Evde su bile olmasa insan ağlar, ağlar, gözyaşı döker… O gözyaşları birikerek bir pınarcık oluşturur… İşte onun suyuyla da insan o ateşi söndürürdü hiç olmazsa!..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir