Tarihin Bilinmeyenleri (Immanuel Kant Komediyi Deniyor)

T

     Büyük bir filozof sizi güldürmeye çalışıyor.
     Filozof Immanuel Kant, insanoğlunun gerçeğin nihai doğasını asla kavrayamayacağını iddia ettiğinde, felsefenin çehresini sonsuza dek değiştirdi. En azından, böyle olduğu söylenir. Bööhhh…
     Kant gerçeğin yapısı üzerine akıl yürütmediği zamanlarda kafasını gülme konusuna yorardı. Yargının Eleştirisi’nde “Gülmek, bastırılan beklentilerin aniden boşa çıkması sonucu meydana çıkan histir!” diye yazar.
     Sonra bazı fıkralar anlatarak bunu ispatlamaya çalışır:
* Bir Hint kenti olan Surat’ta, bir İngiliz’in sofrasında oturan Hintli, bir bira şişesinin açıldığını, tüm biranın köpüğe dönüşüp akıp gittiğini görünce hayretle bazı sesler çıkarmış. “Seni bu kadar şaşırtan nedir?” diye sormuş İngiliz. “Yo, ben ona şaşırmadım,” demiş Hintli. “Benim merak ettiğim, hepsini nasıl içine soktuğunuz.”
     “Buna gülüyoruz.” diye ekler Kant. “Ve bu bize içten bir zevk verir.”
* Fırtınada tüm mallarını güverteden aşağı atmak zorunda kalan denizci tüccarı duydunuz mu? O kadar üzülmüş ki, peruğu bir gecede bembeyaz olmuş.”
* Zengin bir adam ölmüş. Varisleri, cenazesini idare etmekte sorunlar yaşamaya başlamışlar. Şikâyetçi varis diyormuş ki: “Üzgün görünmeleri için yas tutanlara para verdikçe, onlar daha da sevinmiş görünüyorlar.”
     Sen kendi işine bak Immanuel…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz