DECAMERON-59 (Elli Dördüncü Hikâye)
DECAMERON-59 (Elli Dördüncü Hikâye)

DECAMERON-59 (Elli Dördüncü Hikâye)

     Konrad, en asil ve alicenap şövalyelerdendi. İşe güce bakmaz, köpekleri ve kuşları ile şahane bir hayat sürerdi. Bir gün atmacası ile yağlı bir keklik yakalamış ve akşam yemeğini hazırlamak üzere Venedikli aşçısı Şişibio’ya vermişti. Ahçı kekliği güzelce kızarttı. Kızartma bitmek üzereydi ki, etrafa mis gibi kokusu yayıldığı bir sırada komşusunun kızı Brunetta çıkageldi. Kız aşçıyı severdi, kekliğin manzarasına ve kokusuna dayanamayarak ondan bir parça vermesini aşçıdan rica etti. Aşçı şarkı söyler gibi “Veremem, veremem…” diyordu. “Vermez misin gerçekten?” diye soruyordu Brunetta. “Öyle ise ben de senin isteklerine razı olmam!”
     Bu yüzden kavgaya tutuşmuşlardı. Fakat nihayet aşçı, güzel kıza keklikten bir parça kesip verdi ve kalanını bir misafir davet etmiş olan Konrad’ın masasına koydu. Konrad kekliği yarım görünce, aşçıyı çağırtarak öbür parçasının ne olduğunu sordu. Venedikli aşçı, “Kuşun bir kanadı, bir bacağı vardı,” dedi.
     Konrad öfke ile “Allah seni kahretsin,” dedi, “Böyle kuş mu olur?”
     Şişibio, “Olur!” dedi. “Ben bunu size canlı bir misalle gösteririm!” Konrad misafirin yanında sözü uzatmamak için “Görmediğin bir şeyi bana göstereceksen, yarını bekle!” dedi. “Ama gösteremezsen bacağının kırılacağını düşün!”
     Konrad, sabahleyin kalktığında öfkesini hâlâ yenememişti. Şişibio’yu yanına alarak kekliklerin bol bulunduğu bir dereye doğru gittiler. Konrad: “Şimdi görelim bakalım,” dedi. “Dün akşam sen mi haklıydın, ben mi?”
     Ne diyeceğini bilmeyen Şişibio, efendisinin öfkesinden korkuyordu. Kabil olsa sıvışıp gidecekti. Su kenarına yaklaştıklarında bir kuş kümesinin tek bacakları üstünde uyumakta olduklarını gördü ve hemen efendisine; “Bakın,” dedi. “Ben haklıyım. İşte tek bacaklarıyla duruyorlar.”
     Konrad; “Şimdi anlarsın,” dedi. Bacakları kalkık kuşlara yaklaşarak bağırdı. Hayvancıklar öteki bacaklarını da indirip havalandılar. Konrad, “Gördün mü rezil herif,” dedi. “Bacaklarının iki olduğunu.”
     “Evet gördüm,” dedi Şişibio. “Ama dün akşam böyle bağırmadınız ki, bağırsaydınız bizim kuş da öteki bacağını uzatırdı!”
     Bu cevap Konrad’ın çok hoşuna gitti, öfkesini unutarak gülmeye başladı ve “Haklısın Şişibio,” dedi. “Dün akşam da böyle bağırmalıydım.”
     Böylece ahçı, efendisini yumuşatmış, muhtemel bir cezadan yakasını kurtarmış oldu. 

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir