DECAMERON-68 (Altmış Üçüncü Hikâye)
DECAMERON-68 (Altmış Üçüncü Hikâye)

DECAMERON-68 (Altmış Üçüncü Hikâye)

    Siena’da, ileri gelen bir ailenin Rinaldo isminde bir oğulları vardı ki, zengin bir adamın karısı olan güzel komşusuna vurgundu. Rinaldo, sevgilisiyle şüphe uyandırmayacak şekilde münasebet kurabilse rüyalarının gerçekleşeceğine inanırdı. Başka çare bulamadığından kadın gebe kalınca ona sağdıç olma çaresini aradı. Ve kadının kocası ile dürüst bir şekilde tanışıklık tesis etti. Sağdıç sıfatıyla sevgilisi Agneza’yı ziyaret etmek fırsatını bulduğundan, kadının çoktan beri farkında olduğu niyetini ifşa etti. Fakat bu niyet kadına pek hoş geldi ise de bir türlü gerçekleşemedi. Bir müddet sonra Rinaldo bilinmez hangi sebepten, belki de bol bol yiyip içmek arzusu ile, bir tarikata girdi. İlk günlerde aşkı ve diğer kabahatleri unutur göründü ise de, niyetinden vazgeçmedi. Ve kadını sık sık ziyaret ederek ısrara başladı. Nihayet kadın, her kadın gibi, bu kadar ısrara dayanamayarak, adamın arzusunu kabule karar verdi: “Ama Rinaldo,” dedi. “Bütün rahipler böyle şeyler yapar mı?” diye sordu.
     Rinaldo: “Şu cübbeyi çıkarsam ki, kolay çıkarabilirim, ben de her insan gibi bir insan olurum.” Kadın: “İyi ama,” dedi. “Siz benim sağdıcımsınız. İşittim ki sağdıcı ile böyle bir şey yapmak büyük günahmış, böyle olmasa arzunuza uymak isterdim.”
     Rinaldo: “Deli misiniz?” dedi. “Gerçi bu bir günahtır, ama nedamet edildiği takdirde Allah daha büyük günahları da bağışlar. Söyleyin bana, çocuğunuza kim daha yakındır. Onu vaftiz eden ben mi, yoksa onu meydana getiren kocanız mı?”
     “Kocam!”
     “Kocanızla yatmıyorsunuz!”
     “Evet, elbette!”
     “Öyleyse, ben çocuğunuza kocanızdan daha uzak olduğuma göre sizinle yatabilirim.”
     Fazla mantık okumamış, yahut fazla direnmeye meyyal olmayan kadın Rinaldo’nun sözlerine inanmış göründü. “Bu akıllıca sözlerinize,” dedi. “Kim muhalefet edebilir?”
     Böylece sağdıçlık maskesi altında ve bir şüphe uyandırmadan, arzularını gerçekleştirdiler.
     Bir gün Rinaldo yine kadının yanına gelmişti. Evde bir hizmetçiden başka kimse yoktu. Hizmetçiyi, yanında getirdiği bir rahiple dua öğrenmek üzere dışarıya yolladı. Kadın ve çocuğu ile yatak odasına geçti. Kapıyı arkasından kilitledi, fakat bu sefer, ani olarak kadının kocası çıkageldi. Kapıyı vurmaya başladı. Kadın; “Eyvah,” dedi. “Kocam geldi. Şimdi mahrem temaslarımızın sebebini anlayacak.”
     Rinaldo çırılçıplaktı: “Eğer giyinik olsaydım,” dedi. “Bir mazeret bulurdum. Ama beni, bu halimde görürse, söylenecek söz kalmaz!”
     Kadın derhal bir fikir buldu: “Hemen giyinin,” dedi. “Çocuğu kucağınıza alın ve aynı şeyi söylememiz için diyeceklerime dikkat edin. Alt tarafını bana bırakın.”
     Kocasına hitaben de; “Şimdi geliyorum,” dedi ve dostça bir ifadeyle kapıyı açtı: “Sevgilim,” dedi. “Rahip Rinaldo’yu Allah göndermiş, gelmeseydi yavrumuzu kaybedecektik!”
     Adam; “Nasıl yani?” dedi. Kadın; “Ah kocacığım, yavrucağız birden bire bayıldı, öldü sandım. O anda Rinaldo yetişmeseydi ne yapacağımı bilemeyecektim. Rahip, ‘Çocuğun karnında kurt var, dedi Bu kurtlar kalbine girerse ölür, ama merak etmeyin. Ben kurtları efsunlarım ve çocuğunuzu kurtarırım.’ Senin de bir dua yapman lazım geliyordu, fakat seni bulduramadım. Rahibin arkadaşı yetişti. Sen geldiğin zaman dua da bitmek üzere idi, çocuğumuz da baygınlıktan şimdi kurtuldu.”
     Adam çocuğuna o kadar düşkündü ki, karısının kendisine oynadığı bu oyunun farkında olmadı. “Bırak da çocuğumu göreyim!” dedi.
     Kadın; “Girme!” dedi. “İşi bozabilirsin. Ben gideyim, iş bitince seni çağırırım.”
     Bu arada bu konuşmayı işitmiş ve giyinerek çocuğu kucağına almış olan rahip, içeriden: “Kocanız geldi mi?” dedi.
     “Evet.”
     “Öyleyse gelin içeriye.”
     Rahip; “İşte çocuğunuz kurtuldu,” dedi. “Bir saat önce yaşayıp yaşamayacağını bilmiyordum. Şimdi çocuğun boyu kadar bir mumu kutsal Ambrasius tablosunun önüne dikin. Çünkü çocuğunuz onun himmetiyle kurtuldu.”
     Babası çocuğunu mezardan dönmüş gibi kucağına aldı. Öptü ve rahibe teşekkür etti. Bu sırada hizmetçi kızı, dua öğretmek üzere götürmüş olan rahip de kızla geri gelmişti. Rinaldo’yu selamette görünce: “Tavsiye ettiğin dört duayı tamamladım,” dedi. 

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir