Aslan, Maymun ve İki Eşek

A

Aslan ahlak dersi almak istemiş
Ülkesini daha iyi yönetmek için;
Çağırtmış maymunu bir gün:
Çünkü hayvanlar arasında maymun
Bizde üniversite hocası neyse odur.
Hocanın verdiği ilk ders şu olur:
— Yüce Kral, der, bilgece bir yönetim için
Yurtseverliğin daha ağır basması şarttır
Genel olarak özseverlik denilen
Bir çeşit duygudan, ki bu duygu
Biz hayvanlarda görülen
Bütün kusurların başlıca kaynağıdır.
Bu duyguyu koparıp atmak
Öyle bir günde başarılacak
Küçük işlerden değildir.
Ne mutlu bize eğer bu sevgiyi
Biraz olsun dizginleyebilirsek,
Bu yolu tutmakla yüce Sultanımız
İki şeye düşmekten kurtulur:
Gülünç olmak bir, haksız olmak iki.
Yüce Sultan demiş ki:
— Sen bu iki şeyi iki örnekle anlat.
Her soy, her meslek, demiş hukuk doktoru.
(En başa da bizimkini koyabilirim)
Kendini üstün sayar, hem de kat kat,
Başkalarının tümünden:
Bütün ötekiler görgüsüz, bilgisizdir
Hepsi akla karşı saygısızdır.
Bol keseden hep atar tutarız böyle.
Özseverlik bir başka oyun oynatır bize:
Kendimizi değil de benzerimizi yüceltiriz;
Benzerimizi çıkardık mı göklere
Biz de ardından yükseliriz.
Yukarıda bütün söylediklerimden şu çıkar ki
Bu dünyada nice üstünlükler sahtedir;
Bilgiçlik eden, ün sağlamayı becerenler
Bilginlerden çok bilgisizlerdir.
Geçen gün önümde yürüyen iki eşek
Sözü biri bırakıp biri alarak
Övdükçe övüyorlardı birbirini.
Biri şöyle diyordu meslektaşına:
“Aman bayım, ne haksız, ne budala, değil mi
İnsan denen o sözde kusursuz yaratık?
Neden dil uzatır bizim şanlı adımıza?
Nerede cahil, kaba, sersem birini görse
Eşek diyor hemen, bu ne küstahlık!
Bir söz daha ediyor böyle yersizce:
Anırmak diyor bizim söylevlerimize.
Gülünç oluyor doğrusu insanlar,
Bizi alçaltıp kendilerini yücelttikçe.
Ne demek? Siz konuştunuz mu örneğin,
Onların hatiplerine susmak düşer.
Anıran onlar asıl, ama ne derse desinler:
Siz beni anlıyorsunuz,
Ben de sizi anlıyorum ya, yeter.
Hele nedir o sizin, türkü söylerken
Çıkardığınız tanrısal sesler!
Bülbül acemi çaylak kalır yanınızda;
Ayağınıza su dökemez Tenor Lamber.”
O bitirince aldı öteki:
“Aman Üstat, asıl güzel ses sizinki…”
Bu minval üzere pohpohlaşan bu iki eşek
Bununla yetinmeyerek
Gidip şehir şehir dolaşır dururlar
Birbirinin eşekliğini överek.
Her biri aklı sıra yükselecek
Benzerlerini çıkardığı göklere;
Verdiği değer dönüp kendine gelecek.
Böyle çoklarını tanırım ben,
Yalnız eşekler arasında değil,
Kaderin daha yüksek yerlere oturttuğu
Nice ağalar beyler arasında.
Korkmasalar haşmetli diyecekler birbirine
Sayın, soylu sözlerini küçümseyerek.
Belki gereğinden fazla ileri gittim,
Ama Haşmetli Efendimiz bunları
Bir sır olarak saklarlar sanırım.
Efendimizin benden istedikleri
Bir örnek vermekti sadece
Özseverliğin bizi nasıl gülünç edeceğine.
Haksızlığa nasıl düşürdüğüne gelince
O bahis daha uzundur,
Bir başka güne kalsa daha iyi olur.
Sözü böylece bitirmiş maymun.
Kimselerden duymadım sayın doktorun
Haksızlığa nasıl bir örnek verdiğini.
Vermemiştir, çünkü o bahis netameli.
Bizim yaman hocaysa elbet biliyordu
Bu aslanın ne mene bir haşmetli olduğunu.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi