Ekmeğin Önemi

E

     Modern çağ ve teknolojik gelişmeler tarım sektörüne giderek daha çok hâkim olmaya başlamıştır. Ama tarım sektöründeki bu modernleşme, tarım ürünlerindeki (tahıllar, sebzeler, meyveler) protein, vitamin ve mineral içeriğinin, geleneksel tarım ürünlerine göre daha düşük olmasını sağlamıştır. Bu durum da insanları yeni bir arayış içine sokmuş ve eskiye, yani geleneksel yönteme dönmeye yönlendirmiştir. Böylelikle bio-gıda ve geleneksel tarım faaliyetleri ile yetiştirilen ürünler özellikle Avrupa ve Amerika’da ve ülkemizde de marketlerde artan miktarlarda satışa sunulmaya başlamıştır. Böylece geleneksel yöntemle yetiştirilen ve işlenmeyen ürünlerin çok daha sağlıklı ve besleyici olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
     İnsanlık tarihini beslenme alışkanlıkları açısından gözden geçirdiğimizde, eski zamanlarda daha fazla ekmek ve tahıl grubu gıdalar tüketilmesine rağmen kilo problemlerinin çağımızdaki gibi gündem oluşturmadığı göze çarpmaktadır. Zira o dönemlerde rafine edilmiş beyaz un ve tahıllar yerine, rafine edilmemiş buğday ve tahıl ürünleri kullanılmaktaydı. Bu noktadan günümüze bir ışık tutacak olursak; işlenmemiş veya kepeği ve özü eksiltilmemiş ürünler çok daha sağlıklı ve kilo aldırmayan özelliktedir diyebiliriz. İşlenmeyen buğday ve tam buğday unu ürünlerinin her türlü diyette ve formunu korumak isteyen insanlara önerilmesinin ana sebepleri ise şunlardır:
* Glisemik indeksin (kan şekerini uyarıcı etkisi) düşük olması,
* Özellikle E ve B vitaminleri ve mineral açısından zengin olması,
* Yüksek miktarda lif içermesi.
     Günümüzde özel yetiştirilmiş sebze ve meyvelerin beraberinde, tam buğday unundan üretilen kepeği ve özü (rüşeymi) alınmamış ekmekler de giderek günlük yaşamımızda daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu ürünlerin kimyasal katkı ve koruyucu içermeyenleri tercih edilmelidir.
     Lifli Gıdaların Zayıflama Programlarında Önemi
     Tahıl ürünleri lif yönünden en zengin besinlerdir. Lifli gıdalar zayıflama diyetlerinin neredeyse baş besinidir. Dolayısıyla tam tahıl ürünleri de zayıflama diyetlerinde önemli rol oynar. Lifli gıdalar, çözünebilen ve çözünemeyen olarak iki sınıfta değerlendirilirler ve günlük tavsiye edilen tüketim miktarı ortalama 25-30 gram kadardır.
* Çözülebilenler: Sebze, meyve, yulaf ve kuru baklagillerde bulunurlar. Kolesterol ve şeker düzeylerine düzenleyici etkileri vardır.
* Çözülemeyenler: Tam buğday ekmeği ve buğday kepeğinde bulunurlar.
     Lifli gıdalar beraberinde gerekli miktarda su tüketilmesi koşulu ile yağların emilimini azaltırlar. Kahvaltı veya öğünlerde beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği ve tam buğday ürünlerinin kullanımı, içerdiği yüksek lif ve posa miktarı nedeniyle daha uzun süre tokluk hissinin korunması ve acıkma hissinin gecikmesini sağlar.
     Kahvaltı ve Ekmek
     7-8 saatlik uyku sürecinin ardından kan şekerinin düşük olması kaçınılmazdır. Dolayısıyla güne başlarken aldığımız gıdalar genellikle glisemik indeksi düşük gıdalardan seçilerek, insülin ve kan şekeri dengelenmeye çalışılmalıdır.
     Tam buğday unundan hazırlanan ekmeklerin gün içi sindirim fonksiyonuna tartışılmaz desteğinin yanında, içerdiği zengin protein, vitamin ve mineraller sayesinde sağlığa olumlu etkisini de unutmamak gerekir.

(Dr. Burak Başarır)

Yazar hakkında

Yorum Ekle