Ne Arap’ın Yüzü… (50)
Ne Arap’ın Yüzü… (50)

Ne Arap’ın Yüzü… (50)

     ARAPLARA YÖNELİK MİSYONERLİK FAALİYETLERİ (1)
     İslamiyet’in yaygın olduğu her yerde, özellikle Arapların yoğun yaşadığı bölgelerde, Müslümanlar, Hristiyanlar ve Museviler aynı koşullar altında yaşamışlar ve devlet mekanizmasında aynı koşullarda görev üstlenmişlerdir.
     Ancak, başta Ürdün ve Lübnan olmak üzere birçok Arap ülkesinde, daha sonra bu eşitlik Müslümanların aleyhine sürekli bozulmuştur. Örneğin; Ürdün’deki devlet dairelerinde kilit noktalar Hristiyanların elindedir. Özel sektörde ise bu denge, daha büyük oranlarda Hristiyanların lehine gelişmiştir. Zengin tüccar, çoğunlukla Hristiyandır.
     Hristiyanların ibadet yerleri, hastaneleri ve okulları, Müslümanların camilerinden ve okullarından daha temiz ve bakımlıdır. Bunun başlıca nedeni, Vatikan başta olmak üzere, diğer Hristiyan kiliselerinin maddi ve manevi yardımı, İslam dininin asırlarca bilgisiz din adamlarının elinde dejenere edilmiş olmasıdır. Olayın en ilginç tarafı, batılı malûm devletlerin, Müslümanları Hristiyanlaştırma politikalarına en başta Ürdün’ün ünlü Haşimi Krallığı’ndan başlamış olmalarıdır.
     Sırası gelmişken, Ürdün’deki Hristiyanlaştırma faaliyetlerine az da olsa değinmekte yarar vardır. Elimizdeki notlar, eski tarihli de olsa, yoğun bir Hristiyan saldırısına maruz kalmış bu ülkenin, elli yıl gibi kısa bir sürede nereden nereye geldiğini göstermektedir ki, bu anlatımda siyasi ve ekonomik faktörler göz önüne alınmamıştır.
     Katolik kilisesinin ve bizzat Papa’nın yönettiği bu faaliyetin dini ve siyasi örgütü “Çonregatio de Propaganda Filde”dir. Temel düşünce; her ne kadar ekonomik sömürge faaliyeti olarak gösterilse de, esası, Hristiyanlar tarafından kutsal sayılan Kudüs ve çevresinin Müslümanlardan temizlenmesi, tamamen ortadan kaldırılmasa bile, azınlık durumuna düşürülmesi girişimleridir.
     İlk olarak, 1890 yılında Latin Katolikler, Ürdün’ün Salt kentinde faaliyete geçmiştir. 1924’te ilk Latin kilisesi cemaati oluşturulmuş ve 1929’da Hristiyan kilisesi “Church of Christ King” inşa edilmiştir.
     Daha sonra, bütün dünyanın yakından tanıdığı “Rosary Sisters” gelmiş ve kız okulları açmıştır.
     1948’den sonra, çok daha fazla kilise, kolej ve okulun açılması planlanmıştır. Bu nedenle, 1963 yılında Amman kenti belli başlı dört dinî bölgeye ayrılmıştır:
* Christ the King bölgesi: 1929 yılında, Amman’ın Jebel Nadif, Jebel Eşrafiyye, Misdar, Vadi Surur, Jebel Jafa ve Jebel Taj semtlerinde, erkek çocuklar için Latin patrikliği, kız çocuklar için de Rosayr Sisters okulu açılmıştır. Bu okullar, Muhacirin semtinde, King Talal caddesinde bulunan İtalyan Hastanesi’nin yakınındadır. İşleri, yirmi dört “Nigrizia” hastabakıcı tarafından yürütülmektedir.
* St. Jozef bölgesi: 1959 yılında, Jebel Amman semtinde bir başka Rosary Sisters okulu açılmıştır.
* Annunciation Kilisesi bölgesi: 1963’te, Jebel Luvaibdeh’te açılmıştır. “Annunciations”; Melek Cebrail vasıtasıyla Hz. Meryem’e verilen haber anlamına gelmektedir. Amman’daki bu üçüncü dinî bölge içinde, Abdali, Chemesan, Jebel Nusein, Jebel el Galaat ve Vadi Haddadeh semtleri bulunmaktadır. Bu kilise, Vasfi Paşa Bişarat tarafından hediye edilmiştir. Burası aynı zamanda patrik vekilinin resmî makamıdır.
     Ayrıca bu bölgede, 1947’de kurulan “Terra Santa Koleji” faaliyet göstermektedir. Bu okulu, Franciskan mezhebine mensup kişiler, Kudüs’teki Terra Santa Koleji’nin yerini tutması için açmışlardır. 1950’de, Jebel Husein semtinde, bir de “De la Salle Koleji” faaliyete geçirilmiştir.
     Kiliseyle ilişkili Muaşir Memorial Hastanesi, Ürdün’ün Salt kentinde oturan Muaşir kardeşler tarafından babalarının hatırasına hürmeten inşa edilmiştir. Bu hastanenin asıl kurucusu, 1925 yılında bölgeye yerleşen Avusturyalı Doktor Anna Dengel’dir. Hastaneye, 1961 yılında on sekiz sağlık misyoneri daha gelmiştir. Yüz yataklı bu Hristiyan hastanesinin ayrıca hemşire eğitim okulu da vardır. Jebel Luvaibdeh’deki Filistin hastanesinde de, beş Rosary Sisters hemşiresi görev yapmaktadır.
* Lady of Mt. Carmel bölgesi: Karmel Dağı, Hayfa kentinin güneyinde denize yakın bir dağdır. Araplar, Jebel Mar Elias diye adlandırırlar. Bölgenin Mahatta ve Marka semtlerinde ufak ibadet yerleri “Chapel” vardır. Dağın üzerine, 1963 yılında Holy Cross-Mukaddes Haç dikilmiştir.
     1932 yılında, Trans-Jordan(1) ayrı bir piskoposluk haline getirilmiş, Şam’daki rahip Mgr. Michel Assaf, 1948’de burayı da yönetmeye memur edilmiştir. Rahip Michel Assaf’ın unvanı, Petra(2) ve Philadelphia(3) rahibidir.
     Michel Assaf’ın bağlı bulunduğu bu kilise, Jebel Luveibdeh semtindedir. Keza burada, “Sisters of God Service-Tanrının Hemşireleri Servisi” görev yapmaktadır ki, bu servis ilk olarak 1956 yılında Lübnan’da kurulmuştur.
     Aynı yerde, Nazaret Hemşireleri(4) tarafından idare edilen ve içinde özel çocuk kliniği de bulunan bir hastane daha vardır. Nazaret Hemşireleri, Latin kilisesine bağlıdırlar. Keza, Hz. İsa’nın küçük kız kardeşleri sayılan “Foucauld”lar da bu hastanede görevlidir. Jebel Amman’da, manastır işlerinde çalışanlar için Sosyal Hizmetler Enstitüsü ve birkaç yeni kilise daha açılmıştır.
     Yine Nazaret Hemşireleri tarafından idare olunan bir kız koleji Jebel Haşimi’de kurulmuş ve 1963 yılında burada ayrıca bir kilise daha açılmıştır.
     1951’de, Jebel Eşrafiyye’de Ermeni Katolik Kilisesi faaliyete geçmiştir. Bu kilisenin, dört Saint Joseph mezunu Ermeni tarafından idare edilen bir de okulu vardır. Aynı semtte, Ermeni ve Suriye Ortodokslarına ait birer küçük kilise de faaliyettedir.
     Yüz yıl öncesine kadar Ürdün’deki bütün Hristiyanlar, Yunan Ortodoks kilisesine bağlıydılar. Buradaki Ortodoks kilisesinin rahibi Jebel Luveibdeh’de oturmaktadır ve buraya da yeni bir kilise daha inşa edilmiştir. Keza, Jebel Amman’da bir okul ve bir kilise daha vardır. Sadece bu kilisenin cemaati, ortalama on iki bin kişiyi bulmaktadır.
     Protestan-Anglikanların da bir kilisesi ve bir de kız ve erkekler için koleji vardır. Metodist Protestanların ise, sadece bir okulu mevcuttur. Presbiteryanların(5), Adventistlerin(6), Nazarenlerin(7) ve Lüteryanların(8) da Amman kentinde kiliseleri bulunmaktadır.

(1) 1918 yılında, Osmanlı İmparatorluğu orduları Ortadoğu’dan çekildiğinde, Ürdün, göçebe Bedevi kabileleri, Şam vilayetine bağlı üç bin nüfuslu Salt ve Karak mutasarrıflıkları ile iki bin kadar Çerkez’in yerleştiği Amman şehri de dahil olmak üzere çok geniş bir bölgeyi kapsıyordu. İngiltere, Emir Abdullah’ı bin iki yüz kişilik bir süvari birliğinin refakatinde Suudi Arabistan’dan getirtmiş ve Amman’a yerleştirmiştir. O tarihte, İngiltere Başbakanı Winston Churchill tarafından çizilen sınırlar dahilinde kalan bu topraklara Trans-Jordan adıyla bir devlet statüsü verilmiştir.
(2) Petra; Ürdün’ün batısında ufak bir kasabadır. Eski Hristiyanlık kalıntılarının bulunduğu ünlü bir ören yeridir.
(3) Philadelphia; Amman şehrinin eski ismidir.
(4) Nazaret; Filistin’de bir şehirdir. Hz. İsa’nın ebeveyni Joseph ile Mary’nin doğduğu yerdir.
(5) Presbiteryan kilisesi; seçilmiş ihtiyarlar meclisi tarafından idare olunan bir kilisedir.
(6) Adventist kilisesi; insanın ikinci kez dünyaya geleceğine inananların bağlı olduğu kilisedir.
(7) Nazaren kilisesi; Bir Ermeni kilisesidir. İlk Hristiyanlık döneminde Yahudi-Hristiyan karışımı bir grubun üyelerini temsil eder.
(8) Lüteryan kilisesi; Martin Luther’in Protestan kilisesine bağlı olanların kilisesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir