Eskiciyle Zengin

E

Bir eskici varmış,
Pabuç yamar, türkü söylermiş sabah akşam.
Seyret, için açılsın,
Dinle, gamın kasvetin dağılsın.
Sicimi geçirdi mi deliğe,
Değme keyfine:
Mutlu erenlerden daha mutluymuş.
Komşusu, tersine, asık yüzlüymüş,
Ne türkü, ne doğru dürüst uyku.
Para babasıymış adam, ne yapsın;
İliklerine kadar altın dolu.
Sabaha karşı tam dalacak,
Eskici başlamış türkü söylemeye,
Şu Tanrı’nın işine bak:
Param var, uykum yok.
Neden yiyecek içecek satılıyor da
Uyku satılmıyor çarşı pazarda?
Böyle sızlanır dururmuş seninki.
Bir gün konağına çağırmış eskiciyi:
— Merak ettim, Bay Kirkor, demiş,
Sizin yıllık kazancınız nedir?
Eskici gülmüş:
— Vallahi Bayım, demiş,
Ben bütçeyi pek yıl üstüne kurmam,
Bir günün hesabını ötekine karıştırmam.
Her gün kendi ekmeğini getirir.
Bir yıl yaşar mıyız, kim bilir?
— Peki, demiş günlük kazancınız ne kadar?
— Gününe bakar: Dün çok, bugün az.
Her gün iş olsa kazancım kötü sayılmaz.
Ne var ki, işsiz günler giriyor araya,
Bizler boş oturduk mu fena.
O bayramlar yok mu, bayramlar?
Onlar yıkıyor bizi!
Biri bitmeden öteki.
Papaz efendi’nin de insafı yok ki;
Her vaazında yeni bir aziz çıkarıyor ortaya,
Her aziz de bayram istiyor bizden.
Zengin gülmüş adamın saflığına:
— Dur, demiş; ben de bir azizlik yapayım sana,
Al şu yüz altını, sakla bir köşeye;
Bayram günlerinde bozdur bozdur ye.
Eskici bu kadar parayı rüyasında görmemiş,
Bütün dünya yüz yıl geçinir, demiş bununla.
Koşmuş evine,
Gömmüş altınları mahzene.
Onlarla keyfini de gömmüş meğer;
Gayrı türkü mürkü ne gezer!
Evine girince dünyamızın baş belası,
Kesilmiş adamın sesi sedası.
Gel de uyuyabilirsen uyu:
Türlü kaygılar sarmış başını;
Sinsi kuşkular, boşuna korkular.
Bütün gün göz tetikte,
Bütün gece kulak kirişte;
Bir gürültü yapsa kedi:
Eyvah!.. Paralar gitti!
Adamlıktan çıkmış biçare.
Sonunda koşmuş evine
Türküsünden kurtulan adamın:
— Al, demiş, altınlarını geri;
Elden gel uykumu, türkülerimi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi