Ne Arap’ın Yüzü… (53)
Ne Arap’ın Yüzü… (53)

Ne Arap’ın Yüzü… (53)

     TOPLUM KURALLARI VE DİN (1)
     Müslüman Arap, her şeyin yüce Allah’tan geldiğine inanır. Allah; her düşüncenin, her davranışın, kısacası her şeyin asıl sahibidir. Arap, bir olayla ilgili olsun ya da olmasın, her fırsatta kendini yaratanı ve yaşatanı düşünür. “Günah” kavramı her adımda Arap’ı takip eder. İddia edilenin aksine, Arap kutsal kuralları çiğnediğinden her zaman haberdardır.
     Araplar, toplumsal ilişkilerinde ve yaptıkları konuşmalarda, sürekli Allah’ın ad ve sıfatlarına yer verirler. Örneğin; konuşmasının sonuna çoğunlukla “Subhan Allah/Muhteşem Allah” kelimelerini ekler. Buna bir el hareketini de karıştırır. Elini, ya yere değdirir ya da havaya kaldırır. Sonra o eli öper. Arap her fırsatta hayatını ve geleceğini Allah’a teslim ettiğini açıklar. Üstün güç, onun içinde bir korkudur.
     Arap, Allah’ı her zaman hatırladığını göstermek için, herhangi bir konuyu görüşürken ya da bir işi planlarken, konuşmasına mutlaka kısıtlayıcı bir cümle ekler: “Eğer sağ kalırsak”, “Allah isterse”, “Allah’ın dediği olur”, “Allah yardım ederse” vs. gibi…
     Bu durumu somut bir diyalogla açıklamamız gerekirse;
     “Yabancı bir tüccar, pamuklarını almak için telefon açtığı bir Arap köylüsüne;
     … Yarın elindeki malları getirmeyi unutma, der.
     … Olur, inşallah! Yanıtını alır.
     … Beş tondan az olmasın, anladın mı?”
     … Tamam, inşallah!
     … Malları taşıtmak için kamyon bulabilecek misin?
     … Allah’ın izniyle, inşallah!
     … Bak unutma, yarın öğleden evvel ambara inmiş olmalı.
     … İner. İnşallah!
     Arap’ın her cümlenin sonuna eklediği ‘inşallah’ sözcüğünden sıkılan tüccar;
     … İnşallah yeterli değil! Biz iş konuşuyoruz ve ben senden kesin bir yanıt bekliyorum, diye çıkışınca Arap;
     … İnşallah olmazsa, pamuklar da olmaz! Hadi eyvallah, der ve telefonu kapatır.”
     Bir ölüm anında, herhangi bir şeyin kaybında veya hüzünlü bir anda Arap, “Allahu ekber/Allah büyüktür” der. Vicdan sahibi ve yumuşak kalpli biri, kederli olana asla “zavallı” dememelidir. Çünkü, bu hareketiyle Allah’ın isteğine karşı çıkmış olur. Allah’tan gelen bir şeyi kabul etmek gerekir. “Allah verir, Allah alır” düşüncesi her şeye hâkimdir.
     Yaramaz bir çocuğun Allah tarafından ölümle cezalandırılacağı inancı yaygındır. Bu nedenle, konuşma sırasında “Oğlunuz çok yaramaz. Allah onu korusun!” derler.
     Allah’ın yaratıkları olması nedeniyle hayvanlara ve bitkilere karşı duyulan saygı sonsuzdur. Özellikle evcil hayvanlara iyi bakılmalı, gıdası, suyu, tımarı eksik edilmemelidir. Tarlada, bahçede çalışan bir kimseye, yoldan geçen bir yolcu, “Al afiye/Esenlik olsun” ya da “Allah yardımcın olsun” veya “Ürünün bol olsun demeyi ihmal etmez.
     Arap, genellikle yenilecek şeylere basmaz veya yenilecek şeyleri yere atmaz. Özellikle ekmeğe büyük saygı gösterir. Eğer bir parça ekmek yere düşmüşse, onu yerden alır, öper, alnına ve sonra da bir kenara koyar.
     Allah’ın adını anmadan hiçbir işe başlamaz. “Bismillâh/Allah’ın adıyla” sözcüğü her zaman dilinin ucundadır. Bunu söylemekten amaç, yapacağı hareketi veya bizzat kendisini Allah’ın korumasına teslim etmektir. Ayrıca bu davranış, Allah’ın adını tekrarlamak suretiyle, ona sürekli saygı sunmanın bir diğer şeklidir.
     “Bismillâh” deme alışkanlığı, batıl itikatlara dayanan korkuyla birbirine karışmıştır. Bu hareketten önce söylenen Bismillâh, o hareketin iyi sonucunu fena etkilerden korumak içindir. Yemekten önce söylenen Bismillâh, sofrada bulunan şeytanın gitmesini sağlar. Yazı yazmadan ya da bir konuşmaya başlamadan önce söylenen Bismillâh, o şahsın yazıyı salim kafayla yazmasını ya da konuşmasını başarılı bir şekilde tamamlamasını temin eder. Yola çıkarken söylenen Bismillâh ise, yolculuğu güvenlik içinde yapmak amacına yöneliktir.
     Herkes Allah’ın koruma ve himayesine sığınmayı, onun yardımını talep etmeyi bilmelidir. Bir kişi, diğer bir kişinin yanında aniden “Bismillâh” dememelidir. Çünkü bu, o anda duyduğu korkunun bir ifadesidir ve yanındaki kişiyi tedirgin eder.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir