Tarihin Bilinmeyenleri (Nota Yazmak-Nota Sistemi)

T

     Bir müzisyen değilseniz, bir müzik sayfasındaki nota sistemi size cebir kadar karmaşık görünür. Ama müzisyenler için bu, yol gösteren kısa ve açık bir haritadır. İşinin ehli her müzisyen notaları olduğu sürece daha önce hiç duymadığı bir parçayı çalabilir.
     Bugünkü nota sistemi yüzyıllar içerisinde önemli ölçüde gelişme gösterdi ama temelleri tek bir kişiye kadar izlenebilir: 990-1050 yılları arasında yaşamış bir İtalyan keşiş olan Arezzolu Guido.
     GUIDO’DAN ÖNCE
     Guido bir gün kafasında mükemmel bir nota sistemiyle uyanmadı. Batı’da yüzyıllardır nota sisteminin az gelişmiş bir modeli kullanılıyordu. Guido’nun zamanında ‘neume’ olarak bilinen bir nota sistemi Gregoryen ilahilerde rehber olarak kullanılıyordu. Neume, şarkıcılara “şurada yüksek okuyun” veya “burada alçak okuyun” gibi direktifler veren küçük notasyonlardı. O müzik parçasını önceden bilenler için idare ederlerdi ama şarkıcı veya müzisyen parçayı bilmiyorsa yararsızdı. Müzisyenler müziği kulaktan, başka müzisyenlerden öğrenmek zorundaydı. Bir repertuar oluşturmak yıllar alırdı.
     DAHA İYİ BİR FARE KAPANI
     Guido’nun yeniliği özel bir perdeyi belirtmekte kullanılan porteyi rafine etmekti. Yaygın biçimi, sadece do ve fa notaları için kullanılan iki çizgiydi. Guido, biri do’nun altına diğeri do ile fa’nın arasına iki çizgi daha ekledi. Presto, böylece her neumenin (ve her müzik notasının) diğerleriyle arasındaki bağlantı açıkça görülebiliyordu. Guido buluşu sayesinde, bir kilise sadece on yıl yerine (çünkü her şey ezbere bağlıydı) sadece bir yılda yetiştirmenin mümkün olduğunu söylemekten hoşlanırdı.
     KEŞİŞ BANDOSUNDAN ATILIYOR
     Guido’nun yenilikçi fikirleri Mozart’tan Eminem’e kadar müziğin asileriyle aynı tepkiyi aldı: Eski nesil bundan hoşlanmadı. Diğer keşişler stilini sevmediği için iki manastırdan da atıldı.
     YETENEK KENDİNİ GÖSTERİR
     Ancak Guido ünlenmeye başlamıştı. Papa XIX. John, Guido’nun yeni fikirlerini duymuş ve onu Roma’ya davet etmişti ama iklim Guido’nun sağlığına iyi gelmedi. Bu yüzden artık kendisine kucak açan manastırlardan birine geri döndü. Bunda, tahmin edebileceğiniz gibi papanın hayranlığı bayağı yararlı oldu.
     DO, RE, Mİ, FA, VE BÖYLECE SÜRER GİDER
     Guido başka bir buluş daha yapmıştı: Gam derecelerini adlandırdı: re, mi, fa, sol ve la. Guido bunu Aziz Baptist John’un ilahisini bestelerken ve her satırın ilk hecesini farklı bir tona denk düşürürken yapmıştı. Onları: ut, re, mi, fa, sol, ve la olarak adlandırdı. Ut, Rogers & Hammerstein’ın muhakkak ki beğendiği şekilde, sonunda do oldu; sonuncu ton si daha sonra eklendi.
     GUIDO’DAN SONRA HAYAT
     Bir kez Batı nota sisteminin temeli yerleşince ardından diğer buluşlar da geldi. Beş çizgilik porte on altıncı yüzyılda standart hale geldi; on yedinci yüzyılda notalar bugünkü biçimini aldı.
     Tempo ve dinamikleri betimleyen kelime ve işaretlerin çoğu on sekizinci yüzyılda standartlaştı.
     Besteciler hâlâ, mikrofonlar ve elektronik müzik gibi yeni müzikal buluşları tarif etmeye giriştikçe yeni notasyonlar ekleyip duruyorlar.
     TEŞEKKÜRLER GUİDO!
     Ama bununla birlikte, bugün ifade edilen her müzik bin yıl önceki İtalyan keşişe çok şey borçludur.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz