CEMO

C

                                                                  Kemal Bilbaşar
                                             1910, Çanakkale, 21 Ocak 1983, İstanbul

Romanın Özeti:
    Olayları Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında başlayıp 1925’in ilk aylarındaki Şeyh Sait İsyanı sıralarında ve daha sonra gelişen roman, iki bölümdür. Kürt kızı Cemo, ilk bölümünde babası değirmenci Cano’nun, ikinci bölümde ise kocası çancı Memo’nun ağzından anlatılır.
     Cemo’nun anası Kevi, bir ağa kızıdır. Cano onu kendi ağası için kaçırırken, yolda âşık olmuş, kendine almış, ağanın korkusundan üç yıl dağda belde belde dolaşmışlar, kızları Cemo o arada doğmuştu.
     Derken Şeyh Sait isyanı çıktı. Mahmut adında bir başka şeyh, üç yüz adamıyla bu isyanı bastırmaya gitti. Karısıyla kızı Cemo’yu Şıh Mahmut’un konağına bırakarak, bu kafileye değirmenci Cano da katıldı. Şeyh Sait’in yakalanıp Diyabakır’da Gazi Paşa’nın adamına teslim edilmesinden sonra, dönüşte, karısının öldüğü haberini alan Cano, Şıh Mahmud’un değirmenine yerleşip “dişi bitmemişken öksüz kalan” kızı Cemo’yu yiğit bir delikanlı gibi büyüttü. Şimdi güzel Cemo’yu isteyenler arasında Şıh Sayıt’lı Sorikoğlu da bulunmaktadır. Baba Cano, teke tek dövüşte kızını kim yenerse ona vereceğini söyledi.’Sonuncu talibin de Cemo’ya yenildiği sırada çancı Memo çıkageldi. Daha önceden de sevdiği için Cemo, dövüşsüz, Memo’nun oldu.
     Romanın ikinci bölümünde Bitlis, Muş dolaylarından bir köylü olan çancı Memo, önce kendi hayatını anlatır: Yetim kalmış, Diyarbakır dolaylarındaki dayısı tarafından büyütülmüş, saz çalmasını, çan yapmasını, savaşmayı dayısından öğrenmiştir. On sekizindeyken gönlünü Dersim ağalarından birinin kızı olan Senem’e kaptırmış, bir şeyh oğlu olmadığı için dengi değil diye vermedikleri kızı, Diyarbakır’da askerliği sırasında, terhis edilir edilmez, kaçırmayı tasarlamıştır.
     O ara dayısının ölümü üzerine köyüne izinli gider, dönüşte Senem’in de öldüğü haberini alır. Memo, askerlikten sonra artık dayısının köyünde kalamaz, yengesinin ısrarlarını dinlemeyerek, köyden ayrılır.
     Memo’nun Cemo ile karşılaşması, ona tutulması bu ayrılıştan az sonradır. Cemo ile Memo’nun beraberlikleri de maceralarla dolu geçer. Memo, Cemo’yu alır, kendi köyüne götürür. Derken Şıh Sayıt’lı Sorikoğlu, köylerine sahip çıkar. Hükümet, köy halkını başka bir yere, Çakal Gediği’ne yerleştirir. Memo, baharda bir gün çan satmaya Dersim’e gitmiştir; Şıh Sorikoğlu’nun adamları tarafından pusuya düşürülür, vurulur, dövülür, bıçaklanır. Dersim köylüleri, ağır yaralı baygın buldukları Memo’yu obalarına götürürler; Memo orada ilk sevgilisi Senem’i görür. Senem’in, Diyarbakır’daki askerliği sırasında Memo ile buluşmalarından bir oğlu olmuştur. Bir aylık bir bakımdan sonra Memo iyileşmeye başlar. Köylüler onu obalarına ağa yaparlar; fakat Cemo’yu unutamamıştır.
     Memo, bir ara Senem’i bırakıp Çakal Gediği’ne gider. Daha yarı yolda, köyün, Sorikoğlu tarafından talan edildiğini, bir çok köylünün öldürüldüğü veya tutuklandığını öğrenir. Sorikoğlu’nun tekmeleriyle Cemo da bir tehlike atlatmış, Memo’dan olacak çocuğunu düşürmüş, şimdi de içki meclisinde oynatılmak için, ağa Sorikoğlu ile kaymakam yardımcısı tarafından, zorla, Zozana yaylasına götürülmüştür. Yanındaki köylülerle birlikte Memo, bağ evini basar. Memo’yu gören Cemo o arada bulduğu iki kazma sapından birini Sorikoğlu’na verir, kendisini savunmasını söyler ve yiğitliğini göstererek Sorikoğlu’nu döve döve kendisi öldürür. Kaymakam yardımcısı da kaçmak isterken uçuruma yuvarlanır, ölür. Cemo ile Memo, Dersim’e Senem’in obasına dönerler.
Roman Hakkında:
    Bir destan, masal havası taşıyan; canlı, deyimli, şiirli dil ve anlatımla yaratılmıştır. Tümüyle yerli bu Anadolu romanının ilk örneği, yazarın Yeditepe dergisinde yayımlanmış (1953) Çancının Karısı hikâyesidir. Cemo ile Türk Dil Kurumu 1967 Roman Ödülü’nü kazanan Bilbaşar, daha sonra, Cemo’nun devamı olan, iki ciltlik Memo romanını çıkardı. (1969).

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz