Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (18)

T

     Yelpaze
     Temel bir gün kışın ortasında oturmuş yelpazeleniyormuş. Dursun sormuş:
     “Ne yapıyorsun Temel kışın ortasında yelpazeyle? Hava buz gibi zaten…”
     Temel hiç bozuntuya vermemiş:
     “Klimalar kışın sıcak hava üflemiyor mu?”
     Dondurmacıyım
     Bir gün Temel ve arkadaşları bir adada mahsur kalırlar. Onlar kurtarılmayı beklerlerken adanın yanından içinde çıplak ve güzel kızların olduğu bir gemi geçmektedir.
     Adanın yakınına kadar yaklaşan gemi, kazazedeleri kurtaracaklarını söylerler. Ama bir şartları vardır: Şartları ise, Temel ve arkadaşlarının mesleklerinde kullandıkları aletlerle onların cinsel organlarını kesmektir.
     İlk önce birisi gelip, ben kasabım der ve organını satırla keserler. Sonra birisi gelip, ben fırıncıyım der ve onun organını da ekmek bıçağıyla keserler. Sıra Temel’e gelince, gayet rahat biçimde; “Ben dondurmacıyım,” der.
     4 Kişilik Eğitim Uçağı
     Dört kişilik bir eğitim uçağı Karadeniz üzerinde eğitim uçuşu sırasında arızalanarak mezarlığa düşmüş. Lazlar 80 ceset çıkarmışlar… Ölü sayısının daha da artmasından korkuyorlarmış.
     Açım
     Dursun bir kıza âşık olmuş. Aşkından şiir yazmış. Şiiri şöyleymiş:
     Sabahları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum.
     Öğlenleri yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum.
     Akşamları yemek yiyemiyorum. Çünkü seni düşünüyorum.
     Geceleri uyuyamıyorum. Çünkü AÇIM…
     Ananın Yanına
     Bizim Temel askerde paraşütçü olmuş. Bir gün hocası Temel’e; “Temel git, iki gün aileni ziyaret et gel,” demiş. “Gelince büyük bir gösteri yapacağız.”
     Temel gitmiş, iki gün annesini babasını görmüş, hasret gidermiş. Döneceği gün annesi; “Temel oğlum, sen atlama. Senin paraşütün açılmayacak, rüyamda gördüm!” demiş.
     Temel birliğine varınca, hocasını görmüş ve olan biteni anlatmış. Hocası ne dese Temel’i ikna edememiş. Sonunda; “Tamam, sen benim paraşütü al,” demiş. Neyse uçağa binmişler, Temel hocasının paraşütünü almış ve atlamış. Biraz sonra ipi çekmiş, paraşüt açılmış. O sırada yanından hızla hocası geçmiş. Temel, hocasının arkasından bağırmış; “Hocam, nereye gidiyorsunuz?” Hızla uzaklaşan Hoca’dan zayıf bir ses çıkmış; “Ananın yanına… Ananın…”
     Antrenör Dursun
     Boksör Temel, iri yapılı rakibi ile maç yapar. Birinci rauntta rakibi Temel’i epey hırpalar. Raunt sonunda Temel köşesine gider; antrenörü Dursun, moral vermek için Temel’e, “Sen dövüyorsun, böyle devam et!” der.
     İkinci ve üçüncü rauntlarda da aynı şeyler olur. Dördüncü rauntta kaşı ve gözü patlamış Temel, raunt sonunda güç bela köşesine gider. Dursun yine, “Aslanım Temel, adamı parçaladın!” der. Temel güç bela Dursun’a bakarak, “Ben mi onu dövüyorum?” diye sorar. Dursun, “Evet, sen dövüyorsun!” der. Temel; “Öyle ise etrafa iyi bak, başka birisi beni fena halde dövüyor!” der.
     Babanın Malı
     Bır gün Temel ve karısı Fadime uçakla yolculuk yapıyormuş. Uçak birden sallanınca Fadime yan koltukta uyuyan Temel’i dürterek; “Ula Temel, uçak düşi!” demiş. Temel hiç istifini bozmadan; “Düşerse düşsün, babanın malimidur!” demiş.
     Bakış
     Temel otobüse binmiş. Sormuşlar:
     “Ne yaptın, pilet aldın mi?”
     “Piletci sankim pilet almamuşum gibi pağa manali manali paktu!”
     “Peki sen ne yaptun?”
     “Pen de sankim pilet almişum gibi ona manali manali paktum.”
     Barmen
     Temel bir otele yerleşmiş. İlk gece bara inmiş ve 3 tane içki istemiş. Her gece 3 tane içki istiyorumuş. Sonunda barmen merak edip neden her gece 3 tane içki istediğini sormuş. Temel de;
     “Biz 3 kardeş iduk ve üçümüz de farklı ülkelere dağıldik. Birbirimizin yerine de içeriz.” demiş.
     Temel, ondan sonraki gece barmenden 2 tane içki istemiş. Barmen;
     “Başınız sağolsun. 2 tane istediğinize göre kardeşlerinizden biri öldü!” demiş.
     Temel cevap vermiş:
     “Yok! Sadece ben içkiyi bıraktım da!”
     Benimkini Boşver
     Temel ile Dursun uzun zamandır birbirlerini görmüyorlarmış. Büyük bir alışveriş merkezinde karşılaşmışlar. İkisi de panik içinde birbirlerine eşlerini görüp görmediklerini sormuşlar, ama ikisi de birbirlerinin karılarını tanımıyormuş ve birbirlerine tarif etmeye başlamışlar:
     Temel, “Benim karım 1.80 boyunda, sarışın, mavi gözlü, 90-60-90 ebadında güzel bir kadın!” demiş. “Ya senin karın nasıldır?”
     Dursun cevap vermiş: “Benimkini boş ver, seninkini arayalım!” demiş.
     Bizim Karı
     Mahkemede hâkim, Temel’e sormuş;
     “Kiminle evlisin?”
     “Bizum kariylan!”
     Hâkim sinirlenmiş;
     “Eh, herhalde. Sen hiç erkekle evlenen duydun mu?”
     “Duydum tabi, nasil duymadum!”
     “Kimmiş peki?”
     “Bizum kari!”
     Boğulmuyorum
      Bir gün Temel ormanda yürürken, bir de bakmış Dursun bir ağacın dalına kendini gövdesinden asmış, intihar edecekmiş.
     Temel, “Ula napisun?” diye sormuş. Dursun, “Kendimi asaryum,” demiş.
     Temel, “Ula penum pilduğum asma boğazdan olur!”
     Dursun; “Ula onu da denedum ama soluk alamiyum daa!”
     Bülent Ersoy
     Bir gün Temel ile Dursun kahveye giderler. Kahvede Temel, süt içelim der. Dursun da kahve içelim deyince tartışmaya başlarlar. Sonra garson gelir, tartışmayı böler ve der ki, “Eğer kapıdan önce kadın geçerse süt, ama eğer erkek geçerse kahve içeceksiniz, tamam mı?”
     Temel ve Dursun anlaşırlar. Sonunda sütlü kahve içerler! Çünkü kapıdan Bülent Ersoy girmiştir…
     Bira
     Bir gün Temel meyhaneye gider. Garsona, “Bana bir bira, bir de kendine söyle,” der. Garson bir bira getirir. Ama akşam olur, hesap gelir, parası olmadığından dayak yer ve çıkar.
     Ertesi gün, yine aynı meyhaneye gider. Yine garsona, “Bana bir bira, kendine de bir tane,” der. Yine hesap geldiğinde parası olmadığından dayak yer ve çıkar.
     Üçüncü gün yine gelir. Bu sefer parası olduğundan garsona, “Herkese bira ver ama sana yok!” der. Garson, “Niye bana yok?” diye sorunca Temel, “Sen içince sapıtıyorsun!” der.
     Pes Birader
     Temel, Fadime ve Dursun arabayla giderlerken bir polis arabayı durdurmuş. Polis “Merhaba efendim, bugün emniyet kemerini takan ilk sürücü sizsiniz. Bu yüzden size bir hediyemiz olacak, tam 200 TL!”
     Polis parayı vermiş ve Temel’e sormuş:
     “Bu parayı nasıl değerlendirmeyi düşünüyorsunuz?”
     Temel, “Hemen gidip ehliyet alacağum!” demiş.
     Polis, “Ulan senin ehliyetin yok mu?” deyince, Fadime lafa atlamış: “Siz ona bakmayın memur bey, bu içince hep böyle sapıtıyor.”
     Polis sinirlenmeye başlamış, bu arada Dursun lafa girmiş: “Ula ben size demedum mu çalınti arabayla yola çikmayalum tiye!”
     Polis iyice zıvanadan çıkmış ve birden bagajdan başka bir ses gelmiş: “Ne oldi uşaklar, geçtik mu siniru?”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz