Tarihin İlk’leri (1)

T

     İLK  REKLAM ŞİRKETİ
     Resmi kayıtlara göre, bilinen en eski reklam şirketi, 1786 yılında, Londra’da kuruldu. Şirketin sahibi William Tayler, özellikle yerel basında sayısız ilan yayınlattı. İlk ilan metinleri, genellikle “duyuru” biçimindeydi. 1809 yılından itibaren reklam ajansları, metinlerde vurucu sloganlara yöneldiler. Bu akımı ilk başlatan metin yazarı ise James White’ın reklam ajansında çalışan Charles Lamb oldu. Lamb’in yazdığı ilk orijinal reklam metninde, bir eşya piyangosunun tanıtımı yapılıyordu.
     1880’lerden itibaren gazete ilanlarında, biçim olarak da yaratıcı zekânın ürünleri sergilenmeye başlandı. 1889’da İngiltere’de Thomas Smith, kurduğu reklam ajansını “yaratıcı metin ve mizanpaj kuruluşu” olarak tanımlıyordu.
     Amerika’da J. Ayer tarafından kurulan reklam ajansı, ilk metin yazarını 1892, ilk grafikeri ise 1898 yılında kadrosuna aldı.
     İLK RESİMLİ İLAN
     Basın tarihinde ilk resimli ilan, 11 Kasım 1887 günü İngiltere’nin Manchester kentinde yayınlanan İngiliz “The Parrot” adlı yerel gazetede çıktı. Bu ilanda “Harrison Patent” dikiş makinelerinin tanıtımı yapılıyordu. Siyah beyaz yarım ton verilerek basılan fotoğraf, Pratt and Co. adlı reklam şirketi tarafından çekilmiş, ilan da aynı şirket tarafından hazırlanmıştı.
     İLK HAVADAN PROPAGANDA
     Havadan yapılan ilk propaganda, 1806 yılı Mayıs ayında gerçekleştirildi. İngiliz Donanması’nın komutanları, 10. Dundonald Dükü Amiral Thomas Cochrane’den, Fransız halkına seslenen bazı bildirilerin dağıtılmasını istediler.
     Donanma Komutanlığı, söz konusu bildirilerin İngiliz kıyılarında avlanan Fransız balıkçılarına verilmesini ve kendilerinden bu bildirileri yurttaşlarına dağıtmalarının istenmesini öneriyordu. İngiliz Cochrane ise, Fransız balıkçılarının, düşmanları tarafından ellerine zorla tutuşturulan kâğıtları, kendi yurttaşlarına ileteceklerine hiç inanmıyordu. Bu yüzden, teslim edilen emanetleri, Fransa’ya ulaştırmak için başka bir yöntem aramaya başladı.
     Daha önceki yıllarda, Kraliyet Donanması’ndan “Pallas” adlı geminin güvertesinde uçurduğu dev uçurtmalarla, teknenin hızını artırabilmek için bazı deneyler gerçekleştirmişti. Bu deneyler ona esin kaynağı oldu ve küçük uçurtmalar yaptırttı. Bildiriler, bu uçurtmaların kuyruklarına düğümlendi.
     Gemi, Fransız sahillerinde dolaşmaya başladı. Belirli aralıklarla, uçurtmaların ipleri bırakıldı ve böylece İngilizlerin bildirileri, Fransız sahillerine ulaşmış oldu.
     İLK HAVADAN İLAÇLAMA
     Tarım ürünlerini zararlılardan korumak için ilk havadan ilaçlamayı 3 Ağustos 1921 günü Teğmen John B. Macready, ABD’de, Ohio’nun Troy yöresinde gerçekleştirdi. Dünya yükseklik rekorunun da sahibi olan Teğmen Macready, Ohio Tarımsal Deneyler İstasyonu adına, Curtiss JN6 tipi uçağıyla 24 dönümlük bir katalpa ormanını ilaçladı.
     Yerden yaklaşık 10 metre yükseklikte giden uçaktan boşaltılan 80 kilo toz kurşun arsenatla, 4 bin 815 ağaç ilaçlanmış oldu. Bu ilaçlama işlemi, bir dakikadan bile daha az sürmüştü.
     İki gün sonra, bu projenin fikir babası olan Ziraat Mühendisi C.R. Nellie, ağaçlar üzerinde bir inceleme yaptı ve katalpa ağaçlarına büyük ölçüde zarar veren böceklerden yalnızca yüzde birinin sağ kaldığını saptadı.
     Ticari amaçlı ilk tarımsal ilaçlama şirketi ise, ABD’nin Georgia eyaletinde C.E. Woolman tarafından 1925 yılında kuruldu. Daland Dustters İnc. adlı bu şirket, Petrel türü tek uçağı ile boşalttığı kalsiyum arsenat sayesinde, Georgia’daki pamuk tarlalarını büyük ölçüde zararlılardan kurtardı.
     KÜRTAJA İZİN VEREN İLK ÜLKE
     Sovyetler Birliği, kürtaja izin veren ilk ülkedir. Bu ülkede, !920 yılında, çocuk aldırmak yasal olarak serbest bırakıldı. Ancak, tüm kadın-doğum doktorlarına birer genelge gönderilerek, hastalarını, özellikle ilk hamilelikleri ise, ameliyattan vazgeçmeye ikna etmeye çalışmaları istendi. Ancak, hamilelik iki buçuk ayı geçmemişse, doktorun, hastanın arzusuna karşı çıkması olanaksızdı. Yani, son söz annede idi.
     Kürtajın serbest bırakılması üzerine, Sovyetler Birliği’nde çocuk aldıran annelerin sayısı hızla arttı. 1934 yılında, yalnızca Rusya Sosyalist Cumhuriyeti’nde 700 bin kürtaj olayı kayıtlara geçti. Bu gelişmeden endişe duyan yetkililer, 1936 yılında yasada yaptıkları bazı değişikliklerle, kürtaj için bazı koşullar getirdiler. Buna göre, bir annenin çocuğunu aldırabilmesi için, hamilelik nedeniyle yaşamının “ciddi bir tehlike” altında olması ya da bebeğin hastalıklı doğacağına ilişkin bazı belirtiler bulunması gerekiyordu.
     Bu koşullar, 1955 yılına kadar geçerliliğini korudu. O yıl, Kürtaj Yasası’nda bazı değişiklikler yapıldı. Bugün Sovyetler Birliği’nde, resmi kayıtlara geçen yıllık kürtaj sayısı 6 milyon civarındadır.
     Mediko-sosyal nedenlerle, kürtajı yasal hale getiren ilk ülke ise, İzlanda’dır. 28 Ocak 1935 günü kabul edilen 38 sayılı yasaya göre, eğer doğum annenin bedensel ya da ruhsal sağlığı açısından ciddi tehlikeler taşıyorsa ve hamileliğin ilk 28. haftası geçilmemişse, çocuk alınabiliyor. Batı Avrupa’da, yine mediko-sosyal nedenlerle kürtajı yasal hale getiren pek çok ülke, kendilerine İzlanda’daki uygulamayı örnek almıştır.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz