Ne Arap’ın Yüzü… (59)

N

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (5)
     Lanetleme(1), Arap toplumunda yaygın alışkanlıklardan biridir. Hedef alınan şahsa yönelik zarar verici ifadeleri kapsar. Lanetleme sözle yapıldığı gibi, hareketlerle de yapılabilir. Etkisi, arzuya veya anlatım tarzına göre değişir. Ayrıca, lanet okunanın kişilik yapısına göre de etkisi azalır ya da çoğalır.
     En fazla tesiri olan lanet, anne ve babanın çocuğuna okuduğu lanettir. Ebeveyni tarafından lanetlenen bir çocuğun başına mutlaka bir felaket gelir. Bununla birlikte, daha sonra ebeveyn, yaptıkları lanetin etkisiz kalması için dua edebilir. Kadının lanetlemesi, erkeğinkinden daha tesirlidir. Diğer taraftan, haksız yere yapılan lanetleme, lanet okuyana geri dönebilir.
     Bu tarz lanetlemelerin yanı sıra, şartlı lanetlemeler de vardır. Örneğin; yemin etmek, şartlı bir lanetlemedir. “Eğer verdiği ifade doğru değilse, şeytan onu çarpsın!” diyerek, ifadenin doğruluğu bir noktada garanti altına alınır. Yeminin daha etkili olması için Arap, iyilik, kötülük ya da korku içeren bir unsuru şahit tutarak yemin eder. Örneğin; o anda yanan bir ateşin veya lambanın üzerine elini uzatarak ya da onu alıp vücuduna değdirerek, “Eğer şunu ya da bunu yaparsam, Allah beni şu ateşte yaksın” ve yağan yağmura bakıp ellerini gökyüzüne doğru açarak, “Eğer ben de şu veya bu vaadimi yerine getirmezsem, Allah bu yağmurları mezarıma yağdırsın” der.
     Konuşurken ağzı fazla açmamaya dikkat etmelidir. Özellikle esnerken ağız bir elle kapatılmalıdır. Bu batı tarzı bir nezaket kuralı değildir. “Şeytanın açık kovuklara tükürdüğü” veya “idrarını boşalttığı” batıl inancından kaynaklanmaktadır. Ağız kapatılmazsa, mideye birçok mikrop girer. Bu nedenle, esneyen bir kimse sol elinin içiyle ağzını kapamalıdır. Elin dış kısmı şeytanı defeder ve kem gözlere karşı korur. Esneyen şahıs, o sırada şu sözcüğü de söylemelidir; “Estağh fır Allah-Allah’ın affını dilerim”.
     Araplar, kesilmiş saç ve tırnakların tehlikeli amaçlar için kullanılabileceğine inanmışlardır. Bu nedenle kesilen saç ve tırnaklar dikkatlice emin bir yere koyulur. Araplar, büyüden ve sihirden çok korkarlar. Gelişigüzel, ortalık yerde bırakılmış saç ve tırnak sahiplerine, büyü yoluyla her türlü fenalığın yapılabileceğine inanırlar.
     Bu yüzden, herhangi bir Arap’ın, başkalarının yanında saçını kestirmek istemeyişini doğal karşılamak gerekir. Ancak, diğer inanışlarda olduğu gibi, kent yaşamında benzer batıl itikatlar yavaş yavaş terk edilmektedir. 

(1) Lanet, Allah’ın af ve merhametinden mahrumiyet anlamındadır. “Lanetu’l-lâhi aleyh/Allah’ın laneti üzerine olsun”, “Aleyhu’l-lane/Lanet olsun” gibi…

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz