Romanın Toplumsal Etkisi-Kaynak Kitap (1)

R

       GİRİŞ
       Modern roman, nispeten yeni bir edebi biçim olarak, başından itibaren toplumda dönüşüm ve değişimlere öncülük etmiş, daha farklı bir tür olması nedeniyle, toplumda sosyal fikirlerin ve sosyal başkaldırıların yeşermesi için son derece uygun bir ortam olarak keşfedilmesini okuyucuların kalplerine ve zihinlerine yerleştirmiştir.
       Romanın gücündeki bu değişim çizelgesini başlatan en dramatik öykülerden biri, 1939 yılının ilkbaharında A.B.D.’nde yayınlanan John Steinbeck’in The Grapes of Wrath/Gazap Üzümleri oldu. Steinbeck’in romanı, Büyük Buhran dönemini kapsayan on yıllık bir sürenin sonunda ortaya çıktı. 1930’larda çok sayıda kişinin uğradığı sıkıntılar, onların Kaliforniya’daki tarım alanlarını geliştirmek amacıyla hızlı bir şekilde işe yerleştirilmeleriyle başladı. Bu sıkıntılar, Orta Batı’da tasarruf gücünü kaybeden yüz binlerce aile tarafından da hissedildi. Pek çoğu cenneti ararken, kendilerini cehennemde buldu. Sadece Kaliforniya’nın San Joaquin vadisindeki refah örgütlerinin elinde 70.000’den fazla tarım işçisi bulunuyordu. 1937’de, bu topraklarda açlıktan ölüme mahkûm ailelerin pek çoğunun vahşi hayvanlar gibi ormanlarda ve mağaralarda yaşadığı biliniyordu. Onların kaderi, büyük çiftliklerin zengin sahipleri tarafından organize edilen güçlü bir grubun, “Associated Farmers/Çiftçiler Birliği”nin elindeydi. Kaliforniya’da para, siyaset ve kolluk gücü bunların kontrolündeydi. Bu adamlar, tarım işçilerinin iyi ücret, yaşam ve çalışma koşullarının düzeltilmesi amacıyla yapılan reform girişimlerine direndi ve bastırmak için organize polis gücünü kullandı. Birçok reformcu, işçilerin bu durumlarına, eyalet ve federal hükümetler nezdinde dikkat çektiler. Bu ikazlar, sorunları çıkmazdan kurtaramadı ama az da olsa rahatlama sağladı. Ulusal Kurtarma İdaresi Yasası, işçilerin sıkıntılarını hafifletmek için 1933 yılında kabul edildiğinde bile, tarım işçilerinin haklarını genişletecek hükümlerden yoksundu.
       John Steinbeck’in romanı, Oklahoma’nın tozla kaplı topraklarından hareketle Kaliforniya’ya kadar uzanan ve en berbat kamp deneyimleriyle karşı karşıya kalan bir ailenin sıkıntılarını dile getiriyordu. Barut fıçısının içine düşen kıvılcım örneğinde olduğu gibi, böyle bir ortamda iş arayan bir ailenin çektiği sıkıntılardı bunlar. A.B.D.’nin her yanını vahşi bir ateş dalgası gibi sardı. Kitabın satışı, bir yıl boyunca en çok satanlar listesinin başında yer aldı; küçük büyük gazeteler, romanın içeriği konusunda kamuoyuna aktarımlarda bulundular; Fortune, Collier ve Life gibi ulusal dergiler konuyla ilgili makaleler yayınladı; roman, tüm zamanların en çok beğenilen sinema filmlerinden biri olarak beyaz perdeye aktarıldı. Amerikalıların kalpleri ve zihinleri aydınlanmış, işçilerin insanlık dışı trajedisi onları duygulandırmıştı. İşverenler, hasta hayvanlar gibi, hükümet tarafından tedavi altına alındı.
       Roman, acil önlemler alınmasını hızlandırdı. Romanın yayımlanmasından sonra, tarım işçilerinin durumunu araştırmak üzere, Kongre Üyesi Robert M. La Follette tarafından daha önceden kurulmuş bir mücadele komitesi, zaman kaybetmeden sivil göçmen işçilerin hakları ve bu hakların kullanımı konusunda, San Francisco ve Los Angeles çiftçi birliklerine karşı tam yetkili ilan edildi ve şiddet içeren davranışlara karşı grev hakkı tanındı.
       İşverenler, ikna edici yanıtlar ve sempatik tavırlarla işçilere yaklaşmak istediler; Steinbeck’in hikâyesinin şaşırtıcı derecede ve fazla abartılı olduğunu iddia ettiler. Karşılık olarak Associated Farmers örgütü, milletvekilleri, halk ve A.B.D. yasama yetkililerince bombardımana tabi tutuldu. Gazap Üzümleri romanından esinlenen First Lady Eleanor Roosevelt, kendisi için bir durum değerlendirmesi yapmak amacıyla Kaliforniya çiftliklerindeki emekçi kamplarını ziyaret etmeye karar verdiğinde, roman yayımlanalı henüz bir yıl olmuştu. Kamu yorumunda ‘asla olmaz’ denilen hususların, Steinbeck’in romanında anlatıldığı kadar gerçek olduğu ortaya çıktı. Mayıs ayında, Washington’a döndükten sonra derhal toplanan Kongre, yaptığı ilk oturumda, Batı Kıyısı’nda “Eyaletlerarası Göç Komitesi”nin kurulmasına karar verdi.
       Hatta yürürlükteki mevzuat, kamuoyu ve bunun yanı sıra La Follette ve Toland komiteleri, daha fazla bulguya gerek duymaksızın, çiftçi birliklerini ve Kaliforniya eyalet yönetimini zorladı. Bundan sonra Associated Farmers örgütü, diğer batı eyaletlerinde kurulu imparatorluğunu genişletmek ve güçlendirmek için diğer tüm girişimlerini terk etti. Romanın, yeni sendika organizatörlerinin güven vermesi yönünde etkisi büyük oldu.
       Bu örnek; bir romanın gücünün sosyal değişimi etkilemek konusundaki çarpıcı ve normal ötesi bir örneğidir. Bazı eleştirmenler, her başarılı romanın bir ölçüde kendi okuyucusunun düşüncesini değiştirdiğini savunurlar. Edebiyat eleştirmeni Lionel Trilling, “Her romancının, bir geçiş toplumu ile ilgili olduğunu, bir kümeden diğer bir kümeye doğru bir dizi değerin hareket noktasını teşkil ettiğini,” kaydeder. (1954 yılında, bir makalesinde aktardığı “Gerçeklik, Gerçekdışılık ve Roman” başlıklı ders notlarından–The New Republic, 5 Şubat 2001 shf. 25) Bazı romanlar, Gazap Üzümleri gibi, kendi okuyucularına diğerlerinden daha fazla, belirgin ve ölçülebilir değişimlerin ilhamını vermiştir.

(Yazanlar: Claudia Durst Johnson & Vernon Johnson-Çeviren: D.Yılmaz Tekin)

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz