SESSİZ ÇIĞLIK-Dünyada ve Türkiye’de Çocuk İstismarı (23)
SESSİZ ÇIĞLIK-Dünyada ve Türkiye’de Çocuk İstismarı (23)

SESSİZ ÇIĞLIK-Dünyada ve Türkiye’de Çocuk İstismarı (23)

CİNSEL TACİZİN SONRAKİ ETKİLERİ (3) 

UZUN VADELİ CİNSEL TACİZ SÜRECİNDEN ÇIKARILAN SONUÇLAR:
       Her kişinin yaşadıkları, deneyimleri, reaksiyonu ve tepkisi özeldir. Ancak, artık sessizliğini bozup, “bana da cinsel taciz yapıldı, ben bu olayı yaşadım,” diyen birçok kadın, erkek, genç, yetişkin ortaya çıkmakta ve bu kişilerden öğrendiklerimize göre, aşağıdakiler onların anlattıklarından derlenmiş sonuçlardır:
       * Cinsel taciz olayından sonra yaşamayı başarmış kişilerde, aşırı kendine güvensizlik ve kendinden aşırı derecede nefret etmek duygusu gelişmektedir. Aşırı depresyon hali de, bu kişilerin mücadele ettikleri bir başka konudur.
       * Bu kişiler çok sık uyku bozuklukları ve kâbuslar yaşamaktadır. Araştırmalara göre; bu olayla, çocukların çok sık olarak kendi yataklarında cinsel tacize uğramaları arasında ilişki olduğu görülmüştür.
       * Bu kişiler için yaşamları boyunca “güvenmek” önemli bir konudur. Çünkü kendilerine bakmakla, korumakla görevli yetişkin kişiler, bu çocuklara ihanet etmişler, kandırmışlardır. Onları taciz ederken, kendilerini çok sevdiklerini söyleyerek cinsel tacizi gerçekleştirmişlerdir. Genellikle cinsel olarak taciz edilen çocuklarda adalet duygusu yoktur. Bu şartlar altında güvenmeyi öğrenmek hemen hemen imkansıza eşittir.
       * Çocukken cinsel tacize uğrayan kadınların sonraki yıllarda tekrar kurban oldukları yapılan araştırmalardan anlaşılmaktadır. Şöyle ki; bu kadınlar genellikle tacizci, kaba kuvvete dayalı tehlikeli ilişkilere girmekte, evlilikler kurmaktadır. Yine bu araştırmadan çıkan sonuçlara göre; aile içi cinsel tacizle, sonraki yıllarda yaşanılan cinsel tecavüz ve eş tacizi arasında güçlü ilişkiler vardır.
       * Çocuklukta cinsel tacize uğrayan ve yaşamayı, ayakta kalmayı becerebilen engelli kurbanlar ise, bu tacizden kaçabilmek için gerekli bağımsızlığa asla kavuşmamış olabilirler ve bu durum, bir yaşam biçimine dönüşmüş olabilir. Tacizin yaşandığı evi terk etseler bile, ona bakanlarca ve profesyonellerce her türlü şekilde taciz edilebilirler.
       * Cinsel tacize uğrayan kişilerin yaşadıkları geçmişe ait anıların, birdenbire, bir gerçek gibi beyinlerinde fotoğrafa dönüşmesi (flashback), hatırlanması, sadece tacizi yaşayana değil, etrafındakilere de korkutucu tecrübelerdir. Bu süreçte kişi, cinsel tacizi gerçekten o anda yeniden yaşıyor gibi olur. Buna çoğunlukla, cinsel tacizden görüntüler ya da bu görüntülerin ara ara görülmesi eşlik eder ki, bu cinsel tacizi hatırlamanın yöntemlerinden biridir. Flashback görüntülerini, genellikle bir olay, bir hareket, hatta cinsel taciz anını ya da tacizciyi hatırlatan bir koku tetikler.
       * Disosiasyon; stresli veya zararlı bir ortamdan, bir durumdan kaçabilmek için aklımızın gidebileceği başka bir yer yaratmak demektir. Cinsel tacizden, erken çocukluk tacizinden ve travmalardan kaynaklanan yoğun acıyla; kurbanın, çocuğun, gencin, yetişkin insanın başa çıkabilmek için, bedeninden adeta ayrılıp, durumdan kendi becerebildiği şekilde uzaklaşmasıdır. Daha basit bir ifadeyle; bir şekilde gözü açık rüya görmek, hayal kurmak, aklına uygun bir yer bulabilmek ve cinsel tacize uğrarken bir şekilde saklanmaktır. Erken çocuklukta, aşırı travmalar yaşayan çocuklarda, özellikle aşırı uçlarda yaşayan çocuklarda, tekrarlayan fiziksel ve/veya duygusal tacize uğrayan ya da cinsel taciz mağduru çocuklarda disosiasyon ve birden fazla kişilik bölünmeleri tipiktir. Korku ve acıdan, travmadan, zihinsel bir kaçıştır; bazı durumlarda da, acının yaşandığı döneme ait hafıza kaybıdır.
       * Erken yaşlarda ağır ve önemli travma yaşamış ve aklın gizlenme, saklanma metodu olan disosiasyonu kullanarak yaşamayı becerebilmiş kişilerdeki en büyük gücün, kendi içlerinde olduğuna ve bu gücü sergilediklerine inanılmaktadır.
       * Cinsel taciz yaşayan çocuklarda, birden fazla kişilik bölünmesi görülebilir. Çocuklarda, cinsel taciz çok ağır olduğunda, disosiasyon denilen ve yukarıdaki paragrafta açıklanan “aklın saklanma durumu” veya “kişilik bölünmesi” tek kaçış ve saklanma şeklidir. Kişilik bölünmesi ile, kişiye yardım etmek ve onu yaşatabilmek için öteki kişilikler gelişir. Bir kişide 3-5-10-40-50 değişik isimle değişik kimliklerin yaşadığı tıbben ispatlanmıştır; tıp literatüründe kitapları, filmleri, gerçek hayat hikâyeleri vardır; yaşayan insanlar vardır. ABD’de yapılan bir araştırma; kişilik bölünmesi tedavisi gören 185 kişiden %98’inin çocukken cinsel tacize uğradığını ortaya koymuştur. Birden fazla kişilik, kişilik bölünmesi; geçmişteki çok acı veren birçok deneyimle baş edebilmek için, kişinin kendini birden fazla parçaya bölmesidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir