Ne Arap’ın Yüzü… (60)

N

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (6)
     Arap, gözlerin en önemli organ olduğu kanısındadır. Onlar aracılığıyla insanlar birbirleriyle anlaşır. Gözler, cezbeden bir güzelliktir. İyi bir koruyucudur, şefkat verir. İnsanlar, önce gözleriyle birbirinin çekim sahasına girerler. Onun için gözlerin büyük bir etkileme gücü vardır.
     Birisine “gözüm” diyerek hitap etmek, o kişinin, sözü söyleyenin gözü kadar kıymetli olduğunu anlatması demektir. Bir kimseyi övmek için ona “göz doldurdun” derler. Birinin himayesi veya yardımı istenirken; “koruyucu gözlerinle himaye et” denir. Önemli bir şahsiyetin, bir kimsenin sağlık durumunu sorması halinde, o kimse “Allah’ın ve senin koruyucu nazarlarınız sayesinde iyiyim” der.
     Bununla birlikte, gözlerin fena etkileri de vardır. Gözler, sevgi sunumunda bile zehirli oklar fırlatarak karşısındakini mahveder, kalbini yakar, onu büyüler. Gözlerden yayılan güç, toplumda “kem göz” inancını doğurmuştur. Bu inanç, Arap toplumunda çok yaygındır. Araplara göre, kem gözlerin etkisinden kimse kurtulamaz. Kem gözün, hastalık, ölüm veya kötü şans getirdiğine inanılmaktadır. Kem gözler için söylenmiş birtakım sözler vardır. Örneğin; “Evleri boşaltır, mezarları doldurur”, “İnsanların yarısı kem gözden ölür”, “Mezarlıkların üçte ikisi kem gözlere aittir” vs. gibi.
     Her gözden nazar gelmez. Bazı gözlerin nazarı diğerlerinden daha etkilidir. En tehlikelileri ise, mavi renkli gözlerdir.
     Canlı ve cansız yaratıkların büyük bir çoğunluğu, kem gözlere karşı daha hassastır. Bu çoğunluğa; güzel olan her şey, insanlar, hayvanlar, bitkiler, bağ, bahçe ve tarladaki ürün vs. girer. Kem gözler; düğün, eğlence, yemek sırasında daha etkin çalışır. Yemek sırasında, kötü bakışın etkisi zehir tesiri yapar.
     Kötü nazarlardan, başarılı kimseler çok çekinir. Zengin olanlar, nazarın etkisinden uzak kalmak için, servetleri hakkında bilgi vermek istemezler, hatta servetlerini inkâr ve reddederler. Zavallı ve fakir görünmek suretiyle, kötü nazarları üstlerine çekmekten kaçınırlar.
     Arap toplumunda erkek çocuklar çok kıymetlidir.(1) Beş yaşına kadar onlara kız çocuğu elbisesi giydirilmesinin nedeni, kötü nazarlardan korumak içindir.
     Nazarı dokunan kimseler, bu tarz bilinçsiz davranışları ve bu davranışların etkisini genellikle kontrol edemezler. Nazardan kolaylıkla etkilenen ve bu güce karşı koyabilmek hususunda elinden bir şey gelmeyen bir kişiyi gördüklerinde Araplar, “Allah o kimseyi nazardan korusun” veya “Allah kötü nazarları ondan uzak tutsun” gibi önleyici cümleler sarf ederler.

(1) İslamiyet öncesi Araplarda, bir adamın erkek çocuğu doğarsa sevinir, şenlik yapardı. Kızı doğarsa utanır, sanki büyük bir suç işlemiş gibi herkesten köşe bucak kaçardı. Bazen doğumu yaklaşan hamile kadın, önceden bir çukur hazırlar, eğer çocuk kız doğarsa bebeği çukura atar ve hemen üstünü kapatırdı. Araplar, öldürmek istedikleri kız çocuklarını ya doğar doğmaz öldürürler ya da bu işi çocuk altı yaşına gelmeden yaparlardı. Genellikle, uzaktaki akrabalarına götürüleceği söylenilen çocuk güzelce giydirilerek evden çıkarılır, sonra çölde bir çukura atılarak üstü kumla örtülürdü. Araplar, bu davranışa, onlar yüzünden yoksulluk çekeceklerine ve kabile savaşları sırasında düşman eline düşüp şereflerini lekeleyeceklerine inandıkları için yönelirlerdi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle