DECAMERON-79 (Yetmiş Dördüncü Hikâye)
DECAMERON-79 (Yetmiş Dördüncü Hikâye)

DECAMERON-79 (Yetmiş Dördüncü Hikâye)

     Fiyosole eskiden güzel bir şehirdi. Sonradan harap olmuşsa da yine de bir baş papazı vardı.
     Büyük kilisenin yanında Piccarda isminde bir dul kadının arazisi ve bir küçük evi bulunuyordu. İki kardeşiyle beraber kadın bu evde otururdu. Kadın sık sık kiliseye giderdi. Genç ve güzel olduğu için bir rahip ona delice âşık olmuştu. Rahip nihayet bir gün aşkını ilan etti, onun da kendisini sevmesini istedi. Rahip hayli yaşlıysa da gönlü gençti. Lakin öyle çirkindi ki herkes nefret ederdi.
     Kadın, “Sayın papaz,” dedi. “Aşkınızın kıymetini takdir ediyorum. Fakat aramızda gayri meşru bir münasebet kurulamaz. Siz benim itiraflarımı alan papazımsınız, yaşınız da ileri, onun için ahlaklı yaşamam lazım. Ben de pek genç değilim, şerefimi korumaya mecburum, aşkınızı kabul edemem.”
     Papaz bu ilk cevapla ümitsizliğe düşmedi, isteklerine devam etti. Öyle ki, kadın bıktı usandı, kardeşlerine danışarak bu işi kesip atmaya karar verdi. Bir gün yine kiliseye gitti. Rahip onu görünce yanına sokularak, aynı ricalarını tekrarlamaya başladı. Kadın, “Papaz efendi,” dedi. “Ben işittim ki hiç bir kale uzun muhasaraya dayanamazmış. Sizin ricalarınız beni yumuşattı, artık sizin olmaya karar verdim!”
     Rahip, “Allah’a şükür,” dedi. “Zaten bu kadar dayanmanız fazla.”
     Kadın; “Sevgilim,” dedi. ”Kocam olmadığı için istediğiniz saatte buluşabiliriz, fakat yerini bilmem!”
     Papaz, “Sizin evde olmaz mı?” dedi.
     Kadın, “Bilirsiniz ki,” dedi. “Evde iki kardeşim var. Onlara bir şey duyurmamak için el yordamıyla yürümek ve dilsiz olmak lazım.”
     Papaz; “Daha iyi bir yer buluncaya kadar sizin eve gelirim,” dedi.
     Kadın, “Pekala, dedi. “Ama kimse duymasın!”
     Buluşma şeklini tespit ettiler. Kadın evine gitti. Yaşlı ve çirkin bir hizmetçisi vardı. Burnu basık, dudağı kalın, ağzı çarpık, dişleri kara, gözleri şaşıydı. Topaldı da. Huyu da yüzü kadar çirkindi. Kadın bu hizmetçisini çağırarak, “Kutaksa,” dedi. “Bu akşam bana bir hizmette bulunabilirsen, sana yeni bir entari yaparım.”
     Kutaksa, “Yeni bir entari için cehenneme olsa giderim,” dedi.
     Kadın, “Bu gece,” dedi. “Benim yatağımda bir erkekle yatacaksın. Bir şey söylemeden onu okşayacaksın, fakat sesin çıkmasın, sonra bitişik odadaki kardeşlerim duyar!”
     Kutaksa, “Gerekirse bir değil sekiz kişi ile bile yatarım,” dedi.
     Randevu saatinde akşam papaz geldi ve el yordamı ile kadının yatak odasına girdi. Yatakta Kutaksa vardı. Papaz onu sevgilisi sanarak kollarına aldı. Gece yarısı kadının kardeşleri baş papaza giderek onu evlerine davet ettiler. Baş papaz kadının yatak odasına girerek, papazla Kutaksa’yı kucak kucağa gördü. Ceza olarak 40 gün ağlaması emredildi. Halktan utandığı için sokağa çıkamaz oldu. Kadın sırnaşık bir âşıktan kurtulmuş ve hizmetçi de bir entari kazanmıştı.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir