Kuşçu, Akdoğan ve Tarlakuşu, Atla Eşek

K

Kötülerin haksızlıklarını çok kez
Kendimizinkilere bahane ederiz.
Oysa dünyanın yasası şudur:
Kendini korumak istersen
Sen de başkalarını koru.
Bir köylü aynayla kuş tutuyormuş.
Bir tarlakuşu kapılmış pırıltıya.
Yukarıda süzülen akdoğan da
İniverip göklerden saldırmış
Mezarının yanı başında
Cıvıl cıvıl öten tarlakuşuna.
Zavallıcık ağlara düşmemiş,
Ama kurtulamamış, ne yapsın,
Sırtına yüklenen zalimin pençesinden.
Tarlakuşunun tüylerini yolarken
Bir de ne görsün akdoğan
Girmiş çıkılmaz ağlar içine.
— Aman avcı, ne olur, bırak beni,
Demiş kuş diliyle;
Ben sana hiç kötülük etmedim ki.
— Ya şu pençendeki zavallı, demiş kuşçu;
Sana bir kötülük etmiş miydi?
Bu dünyada yardımlaşmak gerek
Bakarsın dostun ölür,
Yükü sana yüklenir.
Ters huylu bir atla bir eşek
Yola çıkmışlar birlikte.
Atın sırtında eğeri varmış sadece;
Zavallı eşekse çökertilesiye yüklüymüş.
Attan biraz yardım isteyecek olmuş:
İstemese şehre varmadan ölecek.
— Ne olur, demiş, şu yükü bölüşsek;
Saygısızca bir dilek sayılmaz bu:
Sizin için nedir ki bu yükün yarısı!
At hayır demiş eşeğin dileğine,
Hem de zart zurt yellene tepine.
Ama yük altında ölünce yol arkadaşı
Anlamış yediği haltı:
Vurmuşlar seninkinin sırtına
Eşeğin bütün yükünü
Üstüne üstelik postunu da.

Yazar hakkında

Yorum Ekle