Ne Arap’ın Yüzü… (63)

N

     TOPLUMDA PUTPERESTLİK KALINTILARI (9)
     Arapların çoğu, genellikle de kadınlar, büyü ve sihrin etkisine fazlasıyla inanırlar. Gelecek hakkında bilgi almak, bir isteklerinin yerine gelmesini sağlamak, ürünlerinin bol ve sağlıklı olmasını, bir hastalıktan kurtulunmasını ya da çocuğunun olmasını temin etmek için büyüye müracaat ederler. En çok da sevmedikleri kişilere zarar vermek için büyü yaptırırlar.
     Arap toplumundaki bu gibi davranışlar, büyücü ve falcıların çoğalmasını tahrik ve teşvik etmiştir. Kahve falı bakmak, kumlara şekiller çizmek, en çok görülen uygulamalardır. Falcılar, genellikle amatördür, küçük ücretler ve hediyeler karşılığı fala bakarlar. Profesyonel büyücüler ise, yüklü bir para karşılığında insanlara, arzularını gerçekleştirmek için takip etmeleri gereken yolları gösterirler.
     Bir kişiye “Al-Khatt/Yazı”yla da zarar verilebilir. Düşman olarak nitelendirilen birinin hastalanmasını temin için “Al Khatt” şu şekilde uygulanır.
     Kur’an’dan seçilmiş bir sûre kâğıda yazılır ve boğazı dar bir cam kaba konur. Sonra bu kap, düşmanın evinde bir yere saklanır. Diğer bir yöntem de; yazının yağmur suyunda bekletildikten sonra, habersizce düşman olan kimseye içirilmesidir.
     Düşmanına bu şekilde zarar vermek isteyen kişi, davasında tamamen haklı olmalıdır. Aksi takdirde, yaptığı bütün büyüler bir süre sonra kendine döner ve büyük zarar verir.
     Diğer bir yöntem de; Kur’an’ın 11’inci sûresinin 84’üncü âyeti(1), yeşil renkli yedi ayrı çömlek parçasının üzerine, ayın son Salı günü yazılır. Fenalık yapmak istenen kişinin kapısının önüne bu parçalardan birisi gömülür. Diğer bir parça, daha ufak parçalara bölünerek evin etrafına serpilir. Kalan beş parça da dövülerek toz haline getirilir ve yine evin ayrı ayrı köşelerine bırakılır.
     Bir kişinin hastalığını iyileştirmek için kullanılan çeşitli yöntemlerden birisi de, büyüyü yapanın, Kur’an’dan seçme pasajları ezbere okumasıdır. Uzatılarak tekrar edilen “Bismillahirrahmanirrahim/Merhametli ve şefkatli Allah’ın adıyla” cümlesi, tek başına hastalığı tedavi için yeterli olabilir. Bu cümle tekrar tekrar okunurken, okumakta olan şahıs, her arada hastanın yüzüne doğru üfler.
     Dua edilirken başka farklı işlemler de uygulanabilir. Isıtılan zeytinyağına büyüyü yapan dualar okur ve bu zeytinyağı hastanın vücudundaki ağrıyan yerlere sürülür. Takdis edilmiş tükürük de merhem olarak kullanılır. Bir kabın içindeki suya dua edilir ve bu su hastaya içirilir. Bazı aileler, üzerine kutsal kelimeler yazılmış kapları saklarlar. Düz bir satıh üzerine yazılmış kutsal kelimeler, suda silininceye kadar bir kap içinde bekletilir ve bu şifa niyetine hastaya içirilir.
     Yazılı tüm kutsal kelimelere saygı gösterilir. Dolayısıyla Allah’ın adını içeren bir kâğıt veya Kur’an’dan bir pasajın yer aldığı sayfalar büyük bir değer ifade eder. Kötü nazar, cin veya diğer fena etkilerden korunmak için hazırlanan muskalar, genellikle hastalıkları ve sakatlıkları tedavi için kullanılır. Hasta ve sakat olanlar, bunları kol, bacak, bel ve boyunlarına asarlar, ağrıyan yerlerine sararlar.
     Muska hazırlandıktan sonra asla açılıp okunmamalıdır. Aksi takdirde, koruyucu özelliği kaybolur. Onu, yazan kimseden başkası okumamalıdır. Muska yazılırken konuşulmaz. Aynı şekilde, hastaya büyü yapılırken sessiz olunur. Çünkü, sessizlik büyünün sihirli gücünü daha etkili kılar.

(1) Hûd sûresi 84’üncü âyet; “Medyen’e de kardeşleri Şuayb’i gönderdik. ‘Ey kavmim, dedi. Allah’a kulluk edin, sizin ondan başka tanrınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik yapmayın. Ben sizi bolluk içinde görüyorum ve ben sizin için kuşatıcı bir günün azabından korkuyorum.’”

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz