DECAMERON-83 (Yetmiş Sekizinci Hikâye)

D

     Siyano’da genç, oldukça zengin iki adam vardı. Birisi İspinalo, öbürü Zeblo isminde idi. Görünüşte kardeş gibiydiler. İkisinin de karıları güzeldi. İspinalo arkadaşının evine sık sık giderek onun karısı ile samimiyet kurdu. Bu hal uzun zaman kimse sezmeden devam etti, ama bir gün Zeblo karısına haber vermeden evde kalmıştı. İspinalo yine geldi. Kadını yalnız bularak her günkü gibi onu tatlı sözlerle sevip okşadı. Zeblo saklandığı yerden bunu görüyordu. İki âşık sarmaş dolaş yatak odasına giriyorlardı.
     Zeblo öç almak için bir plan düşündü. İspinalo gidince karısının yanına girdi ve ona: “Ne yapıyorsun?” diye sordu. Kadın: “Ne yaptığımı görmüyor musun!” dedi. Zeblo; “Her şeyi gördüm!” dedi ve kavga başladı. Kadın başka çare kalmadığını görerek her şeyi itiraf etti ve göz yaşlarıyla af diledi. Zeblo; “Affetmem için,” dedi. “Söyleyeceğim şeyi harfi harfine yapmalısın, İspinalo’ya yarın üçte bize gelmesini söyleyeceksin. O saatte ben de eve geleceğim. Benim ayak sesimi işitince onu şu sandığa sokup üstünden kilitleyeceksin. Sonra ne yapacağımı söylerim. Merak etme, ona fenalık yapmayacağım.”
     Kadın kocasının gönlünü almak için bunu vadetti. Ertesi gün iki dost beraber otururlarken İspinalo ayağa kalkarak; “Ben yemeğe bir arkadaşıma davetliyim, Allahaısmarladık.” dedi. Zeblo: “Daha yemek vakti değil,” dedi. Arkadaşı: “Ziyanı yok, onunla konuşulacak bir şeyim var!” diye cevap verdi.
     İspinalo dolambaçlı yollardan Zeblo’nun evine gitti. Az sonra da Zeblo eve geldi. Kadın korkmuş rolüne girerek İspinalo’yu sandığa kilitledi. Zeblo karısına: “Yemek vakti oldu mu?” dedi. Karısı, “Evet,” dedi.
     Zeblo; “Arkadaşım bugün yemeği bir dostunda yiyecek. Karısı yalnızdır. Onu bize yemeğe davet et.”
     İspinalo’nun karısı yemeğe geldi. Zeblo kadını güler yüzle karşılayarak bir odaya soktu. Arkasından kilitledi. Kadın şaşırarak: “Bu ne?” dedi. “Dostluk bu mu?”
     Zeblo; “Bayan,” dedi ve kadını sandığa yaklaştırarak; “Şikâyet etmeden evvel beni dinle! Ben kocanı kardeşim gibi sevdim, ama dünden beri anlıyorum ki benim karımla işi pişirmiş. Ben buna mukabele olarak sana yaklaşmak isterim. Kabul etmezseniz kocanıza öyle iş yaparım ki ömrünüz boyunca unutamazsınız.”
     Kadın; “Mademki intikamını benden almak istiyorsun, şu şartla kabul ederim ki, karın bir şey olmamış gibi benimle dostluğunu devam ettirsin.” Zeblo: “Peki,” dedi ve ona bir mücevher hediye etti. Sandığın üstüne bir yatak serdi ve kadınla oraya uzandı. Sandığın içindeki İspinalo bütün bu olanları duyuyor ve ölüm korkuları geçiriyordu. Fakat asıl suçlunun kendisi olduğunu bilerek kımıldayamıyor ve Zeblo’ya olan dostluğunu bozmamaya gayret ediyordu.
     Zeblo işini bitirdikten sonra kendi karısını içeriye çağırdı ve sandığı açarak İspinalo’yu gösterdi. İspinalo sandıktan çıktı ve Zeblo’ya: “Ödeştik,” dedi. “En iyisi senin dediğin gibi dost kalmamızdır. Zaten her şeyimiz müşterekti. Şimdi karılarımız da ortak oldu.”
     Bundan sonra beraberce sofraya oturdular. Artık kadınların ikişer kocası ve erkeklerin de ikişer karısı oluyordu, aralarında uyuşmamazlık olamazdı.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Yazar hakkında

Yorum Ekle