Şarlatan

Ş

Şarlatanlar eksik olmaz dünyadan.
Bu mesleğin, ne hikmetse,
Hacısı hocası boldur her zaman.
Kimi peygamberim diye çıkar ortaya,
Kimi Çiçeron geçinir köyde kentte.
Bu sözde Çiçeron’lardan biri
Öyle övüyormuş ki kendini,
Söz sanatının Tanrısıymış neredeyse;
Bir hımbılı, bir mankafayı, bir hödüğü
Bülbül gibi konuştururmuş isterse.
— Evet Baylar, diyormuş kükreyerek;
Bir hödük, bir hayvan, bir eşek,
Bir eşşoğlueşek getirin bana,
Uğraşıp adam edeyim; inanmayana,
Gelsin nutuk çeksin önümüzde,
Cübbe, takke de giysin isterseniz.
Bu sözler kralın kulağına gitmiş;
Çağırtmış üstadı saraya, demiş:
— Bir güzel boz eşek var ahırımda benim;
Bu eşeğin bir hatip olmasını isterim.
— Başüstüne, demiş bizimki;
Siz istersiniz de ne olmaz ki?
Bir hayli para almış öncelik olarak:
Tam on yıl sonra eşeği kürsüye çıkaracak.
— Yoksa, demiş, asın beni, razıyım;
Sırtımda bütün diplomalarım
Ve başımda iki uzun takma kulakla.
Saraylılardan biri yanaşıp şarlatana,
Gizlice demiş ki kulağına:
— Görmeye geleceğim seni asılırken,
Tam darağacına yakışacak adamsın.
Bize bir nutuk çekmeyi de unutma,
Şöyle tumturaklı, dokunaklı cinsinden;
Kulağında küpe kalsın çaçaronların.
— Sen hava alırsın, demiş şarlatan;
On yılda ya kral ölür, ya eşek, ya ben.
Herif  haklı;
Asıl on yıl bekleyen deli.
Bugünü gün etmek mesele:
On yıl sonra kim öle, kim kala!

Yazar hakkında

Yorum Ekle