Aslan Hatunun Ölüm Töreni

A

Aslan Şah’ın karısı ölmüş;
Dalkavuklar saraya dolmuş,
Başsağlığı dilemek için krala
Ölümden beter yapmacıklarla.
Kral, büyük tören ferman etmiş:
— Ölümsüz ölü falan gün, falan saat,
Falan yerden kalkacak.
Vezir mezir işlerini bırakıp,
Gelenleri gereğince karşılayıp
Ulusal törene göz kulak olacak.
Yiğitsen gitme böylesi törene:
Jurnal korkusuyla gelen gelene.
Tıklım tıklım dolunca mağara,
Ki hem kiliseymiş, hem saray,
Aslan acı acı kükremiş.
Aslan ağlaması bu, kolay mı!
Dağ taş gümbürdemiş.
O zaman sarayın ağası, bayı,
Kalından inceden, her biri kendi dilinden,
Koparmış gerekli yaygarayı.
Saray dediğin bir garip yerdir:
Kimse olduğu gibi değildir orda,
Kral nasıl istiyorsa öyledir:
Keyifli, keyifsiz, coşkun, bitkin…
Olmasan da öyle görüneceksin.
İkide bir krala bakıp,
Rengini, suratını değiştireceksin.
Bir can düşünün ki bin bir bedeni var;
Bir ağladı mı, bin bir yüzle ağlar;
Saray budur işte,
İnsan kukla, ip kralın elinde.
Dönelim bizim masala:
Herkes ağlarken kralla,
Bakmışlar geyik ağlamıyor.
Nasıl ağlasın ki, bu kraliçe,
Karısıyla oğlunu yemiş bir oturuşta.
Dalkavuğun biri hemen krala gitmiş,
Siz ağlarken geyik güldü, demiş.
Kral öfkesi yaman olur,
Der Hazreti Süleyman,
Üstelik bu kral da aslan.
Ama geyik ne bilsin, zavallı?
Tarih okumamış besbelli.
— Sen ha? demiş aslan;
Orman kibarı, tiril bacak, dal kafa!
Millet ağlarken sen gülersin ha?
Kendim paralamayacağım seni,
Murdar etin kirletir kutsal pençemi.
Gelin kurtlar, siz öcünü alın Tanrısal kraliçenin.
— Sultanım, demiş geyik;
Size bir haberim var, beklenmedik.
Bu acılar, bu gözyaşları boşuna!
Sevgili eşiniz görünüverdi bana,
Şuracıkta, yeşil çimende,
Ak güller, ışıklar içinde.
Hemen tanıdım, donakaldım:
“Geyik kardeş, dedi bana; sakın ağlama!
Bu ölüm alayı üzmesin seni.
Ben tanrılar arasında yer aldım;
Cennet bahçelerindeyim, ne mutlu bana!
Ermişler, dervişler arasındayım.
Yalnız kral biraz ağlasın, yeter;
Onun üzülmesi hoşuma gider.
Geyik bunları der demez millet boşanmış,
Mucize! diye yerlere kapanmış.
Geyik ceza görecek yerde,
Hediyelerle dönmüş evine.
Krallara böyle şeyler anlatmalı;
Hoşlarına gidecek yalanlar atmalı.
Ne kadar öfkeli de olsalar, yutarlar,
Hem de sizi el üstünde tutarlar.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Sevgi