DECAMERON-89 (Seksen Dördüncü Hikâye)
DECAMERON-89 (Seksen Dördüncü Hikâye)

DECAMERON-89 (Seksen Dördüncü Hikâye)

      Bir müddet önce Siena’da iki genç vardı ki ikisinin de adı, Cecco idi. Yalnız birinin soyadı Angioleri, ötekinin Fortarigo idi. Bir çok huyları birbirine benzemez idiyse de, ana-babalarını sevmemek hususunda aynı kırattaydılar. Angioleri, Siena’da oturmaktan, babasının az para vermesi dolayısıyla memnun değildi. Onun için papanın temsilcisi bir Kardinal Ankona’ya gelince, talihini denemek arzusuyla ona müracaat etti. Babasını da razı ederek, altı aylık harçlığını toptan aldı. Yola hazırlandı. Fortarigo ise arkadaşının yol için bir uşağa ihtiyacı olduğunu haber alarak, ücretsiz bu vazifeye talip oldu. Ama, Angioleri bunu kabul etmedi. Çünkü Fortarigo kumarbazdı ve içerdi. Fortarigo büyük yeminler ederek, bu huylarından vazgeçeceğini vaad etmek suretiyle arkadaşını kandırdı.
      Böylece bir sabah yola çıktılar, öğle vakti Buonka’ya vardılar. Angioleri yemeği yedikten sonra istirahate çekilerek, saat dokuzda uyandırılmak üzere yatağına yattı. Fortarigo ise bir birahaneye gidip kumar oynamaya başladı. Don gömlek kalıncaya kadar nesi varsa kaybetti. Kaybını telafi için, don gömlek Angioleri’nin yattığı odaya girerek, onun parasını çaldı ve bunu da kumarda kaybetti. Angioleri uyanınca Fortarigo’yu sordu. Ve arandığı yerde bulunmayınca eski huyu icabı bir köşede içip sızdığına hükmetti, onun için onu terk etmeyi kararlaştırarak diğer uşağı Korsi’yi almayı düşündü. Ama, otel parasını ödeyeceği zaman parasının uçtuğunu anladı. Bütün otel halkı etrafına toplanmıştı. Bu sırada Fortarigo efendisinin elbiselerini de çalmak üzere gelmişti.
      Angioleri’nin yola çıkmak üzere olduğunu görünce: “Hemen gidecek miyiz?” dedi. “Azıcık bekle. Ben önlüğümü otuz sekiz solde mukabili emanetçiye bıraktım, ama otuz beş solde verirsem, rehinimi kurtarırım.”
      Bu sırada birisi geldi ve Fortarigo’nun, parasını çaldığını söyledi. Angioleri öfkeyle Fortarigo’nun boğazına sarıldı ve onu astıracağını söyleyerek atına atladı. Fortarigo, bu sözler kendisine söylenmemiş gibi: “Angioleri,” dedi. “Bu lafları bırak. Parayı hemen verirsen, önlüğü otuz beş soldeye kurtarırız. Ama yarına bırakırsan, otuz sekizden aşağı olmaz!”
      Bu sözlerden herkes Fortarigo’nun Angioleri’den alacaklı olduğu zannına kapıldı. Onun için Angioleri: “Senin önlüğünden bana ne?” dedi. “Seni asmalı. Paramı çalıp kumarda yediğin yetmiyormuş gibi, bir de, yola çıkmama mani olmak istiyorsun.”
      Fortarigo: Bu üç soldeyi bana niçin bağışlamıyorsun?” dedi. Sana bir iyilik daha yapabileceğime inanmıyor musun, acelen ne? Haydi torbayı getir. Çünkü Siena’da benim önlük gibi bir önlük bulamam. Onun asıl kıymeti kırk soldedir. Ben otuz sekize bıraktım.”
      Angioleri bir cevap vermeden atın dizginini çekti ve Toreni yolunu tuttu. Fortarigo don gömlek atın arkasından koşuyor ve hâlâ önlüğün parasını istiyordu. Angioleri atını hızlandırdı. Fortarigo yetişemeyeceğini anlayınca, civarda bulunan köylülere: “Yakalayın, yakalayın!” diye bağırmaya başladı. Köylüler kazma, kürekle Angioleri’nin yolunu kestiler ve don gömlek koşan adamı soyan zannıyla onu yakaladılar. Angioleri ne dediyse dinletemedi.
      Bu sırada oraya yetişen Fortarigo: “Rezil hırsız!” dedi. “Nem varsa alır kaçarsın.” Köylülere dönerek: “Şu rezile bakın,” dedi. “Kendisinin nesi varsa kumara bastığı gibi, benim elbiselerimi de kumarda oynadı.”
      Angioleri istediği kadar bunun aksini iddia etsin, kimse inanmadı. Fortarigo, onu attan indirdi, don gömlek bıraktı. Sonra adamın atına atlayarak Siena yolunu tuttu. Angioleri, Kardinali ziyarete giderken don gömlek Buonka’ya dönmeye mecbur kaldı. Şehre giremedi, Korsina’da bir dostunun evine sığındı ve babasından yardım gelinceye kadar orada bekledi. İşte Fortarigo’nun kötülüğü Angioleri’nin güzel planlarını böylece altüst etmişti.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir