Besili Horozla Şahin

B

Aldatıcı bir ses çağırır bizi çok kez:
Aklı olan acele etmez.
Çağırılınca kaçan bir köpek varmış hani,
Bence odur köpeklerin en bilgini.
Mans şehrinde oturan bir yurttaşımız
Horozluktan emekli, yağlı besili
(Mans horozları ünlüdür, bilirsiniz)
Çağırılmış günlerden bir gün
Efendisine hesap vermek için
Ocak dediğimiz yüksek mahkeme önünde.
İşi çakmasın diye horoz tatlı tatlı
Gel bilibili, diyormuş çağıranlar.
Yutar mı bizim hinoğluhin Manslı:
Hiç aldırmamış bilibililere:
— Kanar mıyım, diyormuş, niyetiniz belli;
Tatlı dille faka bastıramazsınız beni.
Bu arada bir şahin tüneğinden
Görmüş bizim Manslının kaçışını.
Horozların güveni yoktur bize pek,
İster içgüdü deyin buna ister görenek.
Zor bela yakalanan bu bizimki
Ertesi gün verilecek ziyafette
Sofranın şanı şerefi olacakmış ama
Sen gel de anlat bunu bir kümes hayvanına!
Avcı kuş ayıplamış horozu, demiş ki:
— Şaşıyorum senin bu kafa züğürtlüğüne;
Bu kadar laf anlamazlık da olmaz ki!
Ne kaba, ne vurdumduymaz sizin soyunuz
Hiçbir eğitime gelmiyorsunuz.
Bak, ben nasıl öğrendim avlanmasını
Efendim “gel” deyince koluna konmasını.
Görmüyor musun efendini şu pencerede?
Seni çağırıyor sağır mısın, gitsene!
— Hiç de sağır değilim, demiş horoz;
Ama biliyorum ne demek istediğini.
Sen şu, eli bıçaklı aşçıya bak hele:
Gider miydin koluna o da çağırsa seni?
İşin şakası yok, bırak kaçayım;
Gel diyen efendime gitmemekte haklıyım.
O tatlı diller altında ne var bilirim.
Sen de benim gördüğüm horozlar kadar
Şişte kızaran şahinler görseydin eğer
Hiç de kınamazdın bizi
Dinlemiyoruz diye efendimizi.

Yazar hakkında

Yorum Ekle