Temel, Dursun ve Fadime’den İnciler (21)

T

Uyanmasın
     Temel ile Fadime baleye gitmiş. Program bitip eve döndüklerinde Fadime bale gösterisini evdekilere anlatmış:
     “İçeri girduk, koltuklara oturduk. Temel hemen uyumaya başladı. Oyuna çıkan karilar, Temel uyanmasın diye parmak uçlarına basaydi…”
Dışarıda Okutayi
     Temel’in çocuğunu sokakta ders çalışırken görenler Temel’e sebebini sormuşlar. Temel de cevap vermiş:
     “Herkes çocuğunu dışarıda okutayi!”
Toplu Seks
     Temel’e sormuşlar; “Hangi tür seksten hoşlanırsın?” diye
     Temel, “Toplu seksten,” diye yanıtlamış.
     “Neden?”
     “Kaytarması kolay oluyor da!”
Eczacı Temel
     Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası yok. Girmiş bir eczaneye:
     “Beyefendi sizde soğan var mı?”
     Adam Temel’i başından savmış. Temel bu, durur mu? Her gün yeni saçma sorularla geliyormuş. Bir gün eczacı Temel’e;
     “Kardeşim senin derdin ne?”
     “Burayı bana sat!”
     Eczacı kurtulmak için eczaneyi satmış. Ama birkaç gün sonra eczaneyi satan adam içeri girmiş. Temel’e;
     “Sizde soğan var mı?” diye sormuş.
     Temel adama; “Biz de soğan yok ama senin reçeten var mı?” demiş.
Temel ve Golf
     Titanik battığında üç kişi kurtulur: İngiliz, Fransız ve Temel. İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu, Temel de hamsi konservesini kurtarabilmiş.
     Issız adada bunların canları çok sıkılmış. Fransız, hadi golf oynayalım demiş. Bu teklife İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş;
     “Sonra da benim hamsiyi yeriz ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum?” deyince;
     “Çok kolay, sopa, top ve delik lazım,” demişler.
     İngiliz; “Bende sopa var,” demiş. Fransız; Bende de top var,” demiş. Temel ise, “Ben oynameyrum,” demiş.
Temel ve Cin
     Bir Fransız, bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun Alâeddin’in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçekten de lambadan bir cin çıkar;
     “Ne dilerseniz dileyin benden?” der.
     İngiliz, “Ben ailemin yanına, İngiltere’ye gitmek istiyorum!” der. Cin isteğini hemen yerine getirir.
     Sıra Fransız’a gelir. O da ailesinin yanına, Fransa’ya gitmek ister. Onun isteği de yerine gelir.
     Sıra Temel’e gelir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler. Temel etrafına bakınır ve Cin’e dileğini söyler:
     “Arkadaşlarım gitti, ben bu ıssız adada yalnız başıma kaldım; onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum!” der.
Temel Londra’da
     Temel, Londra’da bir otel odasında kara kara düşünüyor. “Ula” diyor, “Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mı acaba?”
     Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor:
     “Bana bir fvisku… Yok, böyle anlarlar!”
     “Bana bir raki… Yok, böyle de anlarlar!”
     “Bana bir bira… Tamam, böyle iyi anlamazlar!”
     Aşağıya iniyor, masaya dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. “Barmen bana bir bira!”
     Barmen Temel’i biraz süzdükten sonra soruyor; “Birader sen Laz mısın?”
     Temel; “Uuuyy, nasil da anladun oni?” diye sorunca barmen;
     “Burası resepsiyon, bar karşıda…” diyor.
Temel ve Papağan
     Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden; “Allah Allah, kuşa bak yav!” demiş. Tabii bu arada papağan da Temel’in kendisine baktığını görüp; “Ne bakıyorsun hemşerim?” demiş. Temel biraz şaşkınlık, biraz da saflıkla; “Afedersun hemşerum. Ben seni kuş sandiydum!” demiş.
Temel’in Freni Patlayınca
     Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar ve kamyonu son sürat gitmeye başlar. Kamyon bir kavşağa gelir, Temel bir bakar sağ tarafta pazar kurulmuş, yüzlerce insan, soluna bakar bir tane çocuk. Pazara girip yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmaya karar verir. Ertesi gün gazeteler şöyle yazar: TEMEL KAMYONUYLA PAZAR YERİNE GİRDİ: 20 ÖLÜ, 50 YARALI.
     Temel’e sorarlar; “Niye pazara daldın, diğer tarafa gitmedin?” diye.
     Temel cevap verir: “Benim niyetim aslında çocuğu ezmekti ama çocuk pazar yerine kaçtı…”
Lezbiyen
     Temel bara gitmiş. Yanındaki kadınla sohbet ederken kadın;
     “Ben lezbiyenim,” demiş. Temel lezbiyenin ne olduğunu sorunca kadın;
     “Ben yalnızca kadınlarla beraber olurum,” demiş.
     Bu Temel’in hoşuna gitmiş. “Pen ta sizin cibu lezbiyenum da,” demiş.
Aristo Mantığı
     Temel Dursun’a sordu: “Yahu Dursun, Aristo mantığı nedir?”
     Dursun nasıl anlatacağını biraz düşündükten sonra konuya girdi:
     “Bak Temel…”
     “Efendim?”
     “Senin akvaryumun var mı?”
     “Var.”
     “Akvaryumunu sever misin?”
     “Evet.”
     “ O zaman balıkları da seversin?”
     “Evet.”
     “O zaman denizi de seversin?”
     “Evet.”
     “O zaman plajı da seversin?”
     “Evet.”
     “O zaman plajdaki kızları da seversin?”
     “Evet.”
     “O zaman, o kızlarla yatmayı da istersin?”
     “Evet.”
     “İşte Aristo mantığı budur Temelciğim.”
     Bu olay Temel’in kafasında yer etti. Yolda rastladığı bir arkadaşını çevirip sordu:
     “Senin akvaryumun var mı?”
     “Hayır.”
     “Ula sen o zaman ipne misun?”
Temel Kamyon Şoförü
     Temel kamyon şoförü… Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre… Bir köprüye yaklaşıyor… Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor… Temel sağına soluna bakıyor ve “Polis yok geçerim,” diyor.
Temel Hırsız
     Temel ile Dursun hepten çaresiz kalınca hırsızlık yapmaya karar verirler. Zifiri karanlıkta içeri girmeyi başardıkları dükkânın alarmı çalar. Kaçmaya başlarlar. Peşlerine bir bekçi takılır. Bekçi “Durun kaçmayın ulan orospu çocukları!” diye arkalarından bağırır.
     Dursun telaşla, “Ula Temel, bekçi penu tanıdu, ben teslim olayrum!” der.
Piyanist Temel
     Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerika’ya gitmiş ve bir sürü ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, ileri seviyede İngilizce öğrenmiş ve meşhur bir piyanist olmuş. Bir gün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş:
     “Helal sana hemşerum, çok iyi çalaysun da!”
     Temel; “Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu? Oysaki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum!” diye sormuş.
     “Nasıl anlamayayum,” demiş adam. “ Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeysun da!”
Temel’in Benzini Biterse
     Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen en yakın benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş, arabadan inip benzin deposunun kapağını açmış, başlamış işemeye…
     Temel’in işediğini gören pompacı; “Yahu sen ne yapıyorsun? Bu yaptığın normal mi?” diye sorunca Temel;
     “Yo, normal değil, süper!” demiş.
Temel’in Başı Kaşınır
     Temel kahvede otururken başı kaşınır. Şapkasının üstünden başını kaşır. İdris sorar;
     “Ula Temel, niye başinu şapkanın üstünden kaşidun?”
     Temel cevap verir:
     “Haçan sen kıçinu kaşurken donunu çıkariy misun?”
Fahişe Papağan
     İşadamı Temel Amerika’ya gider, işlerini bitirdikten sonra alışveriş merkezlerinde dolaşmaya başlar. Pet shoplardan birinde akıllı ve hazır cevap bir papağan görür, papağanla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider ve papağanı satın almak istediğini söyler. Satıcı papağanın satılık olmadığını söyler, fakat Temel bir türlü vazgeçmez; paraysa para illaki bunu bana satacaksınız diye ısrar eder. Satıcı bakar kurtuluş yok, Temel’e, bak bizde papağanın dört tane yumurtası var; bu yumurtaları sana verelim hem daha ucuz olur hem de dört tane birden papağanın olur der. Temel biraz düşünüp kabul eder. Trabzon’a döner dönmez hemen yumurtaları kuluçkaya yatırır. Bir süre sonra yumurtalar çatlamaya başlar. Birinciden civciv, ikinciden güvercin, üçüncüden muhabbet kuşu, dördüncüden ise ördek çıkar. Temel bu işe epey bozulur. Bir kaç ay sonra Temel yine Amerika’ya gider, işlerini bitirince doğru papağanın bulunduğu dükkâna gider. Papağan Temel’i uzaktan görür görmez başlar kahkahalarla gülmeye. Temel, “Ne güleysun ula?” diye sorar. Papağan; “Niye gülmeyeyim, New York’ta herkes senin enayiliğini konuşuyor!” deyince Temel de fırsatı kaçırmaz; “O da bir şey mi ula… Trabzon’da herkes senin sapık ilişkilerini konuşuyor!” der.

Yazar hakkında

Yorum Ekle

Yazan: Yılmaz