Odysseus’un Yoldaşları

O

Odysseus’la yoldaşları,
Uyup rüzgârların keyfine,
Her gün ölümle burun buruna,
On yıl dolaşmışlar en uzak denizleri.
Bir kıyıya varmışlar günün birinde.
Gün Tanrısı’nın kızı Kirke
Kraliçeymiş orada.
Gemiden çıkan yiğitleri
Sarayına buyur etmiş;
Bir içki vermiş hepsine, yaman bir içki:
İçenin aklı başından gitmiş.
Sonra başlamış her biri
Yüz ve beden değiştirmeye:
Türlü hayvanlara benzemeye.
Kimi ayı olmuş, kimi aslan,
Kimi fil, kimi ceylan.
Kimi büyüdükçe büyümüş,
Kimi ufaldıkça ufalmış.
Kiminin boynuz gelmiş başına;
Kiminin hörgüç sırtına;
Ne çıkarsa bahtına…
Yalnız Odysseus kurtarmış paçayı,
İçmeyip tatlı zehri.
Cin fikirli kahraman
Güler yüz tatlı sözle Kraliçeyi çıkarmış baştan:
Büyücüyü büyülemiş göz göre göre.
Tanrı kızı bu, içini gizler mi?
Hemen belli etmiş tutulduğunu.
Odysseus fırsatı kaçırmamış,
Kraliçeyi razı edivermiş
Adamlarını yeniden adam etmeye.
— Ama, git sor bakalım, demiş kraliçe;
Kendileri değişmek isterse, peki.
Odysseus hemen koşmuş:
— Dostlar, demiş; gözünüz aydın!
İçtiğiniz zehrin panzehiri varmış,
İnsan olmak istiyoruz deyin,
Hemen getireceklermiş.
— İstemem, diye kükremiş aslan;
Deli miyim? Vazgeçer miyim artık
Bu pençeler, bu dişlerden?
Astığım astık, kestiğim kestik.
Bir kralım bugüne bugün,
İnsanken köylünün biriydim,
Dönüp asker mi olayım yeniden?
Odysseus aslanı bırakmış, Ayıya koşmuş:
— Aman kardeş, demiş; şu haline bak.
— Ha? demiş ayı homurdanarak;
Ne var halimde? Ne kusur gördün?
Ayı dediğin böyle olur işte,
Her varlığın güzelliği kendine göre.
Neden kendinle ölçüyorsun beni?
Ayı çirkin olur sana benzedi mi:
Beni dişi ayı beğensin yeter.
Sen beğenmiyorsan çek git yoluna.
Hür ve mutlu yaşarken, hangi ayı döner
İnsanların kulluğuna?
Ne varsa ayılıkta var;
İşte benden bu kadar.
Odysseus, şaşkın, kurda gitmiş:
— Ahbap, demiş; bu nasıl iş?
Sen nasıl koyunlarını yersin
O fidan boylu çoban kızının?
Ağlayıp dert yanıyor zavallı;
Kana boyamışsın ortalığı.
Sen ki eskiden bir kahramandın
Böyle mi olacaktın?
Bırak ormanları, kan dökmeyi de
İnsan ol yine,
Namuslu, iyi yürekli bir insan.
— Var mı öyle şey, demiş kurt;
Ben görmedim doğrusu, bunca zaman.
Gelmiş canavar diyorsun bana.
Peki, ya sen? Sen nesin? Kuzu mu?
Hiç koyun yediğin olmuyor mu?
Bütün köy yas içindeymiş
Birkaç koyun yedim diye.
Ya kendi boğazladıkları?
Allah için söyle, insan olsaydım
Daha az mı kan dökerdim?
Siz değil misiniz, zaman zaman,
Bir söz için ortalığı kana boğan?
İnsan insanın kurdudur, diyen sizsiniz.
Doğrusunu isterseniz:
İnsan olup kurtluk etmektense,
Kurt olup kurtluk etmek daha temiz:
Utanmam hiç değilse.
Odysseus kime ne söylese boşuna,
Büyük küçük seviniyormuş her biri
Hayvan oluşuna.
Özgürlük varmış, ormanlar cennet gibiymiş;
Canın ne isterse yapmak ne güzel şeymiş…
Ne diye sıkıntıya girsinlermiş
İyi adam, büyük adam olacağız diye?
Keyifleri ardından gitmek
 Kölelikten kurtulduk sanıyorlarmış.
Oysa köleliğin beteri
Kendinin kölesi olmak değil mi?

Yazar hakkında

Yorum Ekle