İstanbul Efsaneleri-10 (Sümbül Efendi Efsanesi)

İ

     Efsaneler, rivayetler hep insan üzerine değildir. Koca Mustafa Paşa Cami’nin avlusundaki dev gibi ve yaşlı ağacın hikâyesi de bir hayli ilginç…
     Cami avlusundaki bu yaşlı ağacın gövdesi zamanla yarılmaya, kabukları dökülmeye başlamış. Sümbül Efendi, ağacı zincirlerle sararak korumaya almış. Ancak, zincirin bir ucunu yere doğru sarkık tutmuş ve demiş ki;
     “Bu ağacın altında kim durur ve yalan söylerse, bu zincir yere doğru uzayacaktır.”
     Bir süre sonra, camiye gelen bir Müslüman, borç para verdiği Yahudi dostunun, alacağını bir türlü vermemesinden şikâyetçi olmuş. Yahudi’yi çağırmışlar ağacın altına. Borcunu ödemediği söylenen Yahudi, elinde bastonuyla ağacın altına geldiğinde; Sümbül Efendi ağacın ve zincirin özelliğin anlatmış kendisine. Anlatılanları dinleyen Yahudi, “Tut şu bastonumu,” demiş ve elindeki bastonu  alacaklı olduğunu söyleyen adama vermiş. Sonra zincirli ağacın altına girerek;
     “Yemin ediyorum ki, bu dostuma aldığım parayı iade ettim,” demiş.
     Hayrettir, zincir uzamamış bir türlü. Adam doğru söylüyor diye söylenmiş oradakiler. Ama  alacaklı kuşkulanmış bu durumdan ve Yahudi’nin bastonunu kaptığı gibi sapını gövdesinden ayırmış. O da ne! Ortalık yere çil çil altınlar dökülmesin mi? Böylece Yahudi’nin oynadığı oyun açığa çıkmış. Dostundan aldığı paraları içine sakladığı bastonu ona verince parayı iade etmiş gibi olmuş, bizim ağaç da aldanmış tabii!
     Bunu biliyor muydunuz?
     Efsanede adı geçen Koca Mustafa Paşa Cami’nin sağ ve sol kapılarındaki kitabelerden biri Şeyhülislam Hüsameddin Efendi’nin, diğeri de İdris Bitlisî’nin eseridir. Avlu kapısında da iki nefis kitabe daha vardır. Birisi 1834 yılında II. Mahmut, diğeri de 1847de Abdülmecit imzasını taşımaktadır. Külliye avlusunun orta yerinde, minik bir ahşap konutun içinden damı delerek dışarıya çıkan dev gibi ve yaşlı bir selvi ağacı, yukarıda anlattığımız öyküde olduğu gibi hâlâ kutsal olarak nitelendirilmektedir. Bir ağaç ve bir yapının birlikteliğinden oluşan böyle bir kompozisyonu, İstanbul’da başka bir yerde görebilme olanağı yoktur…  

Yazar hakkında

Yorum Ekle