DECAMERON-101 (Doksan Altıncı Hikâye)
DECAMERON-101 (Doksan Altıncı Hikâye)

DECAMERON-101 (Doksan Altıncı Hikâye)

     Herkes Kral Şarl’ın adını duymuştur. O, Kral Manfreld’i yenmiş ve Gifenlinleri Floransa’dan kovmuş, yerlerine Goltleri yerleştirmişti. Bu meyanda Neri isminde biri bütün ailesi ve serveti ile Floransa’ya yerleşmişti. Ömrünü sükunet içinde bitirmek için bir arsa satın almış ve güzel bir ev yaptırtmıştı. Evin bahçesi ve havuzu da vardı. Bütün ihtimamını bu bahçenin güzelleşmesine hasredip dururken Kral Şarl, bir sıcak gün serinlenmek üzere methini işittiği bu bahçeyi görmek istedi. Ve önden haber göndererek dört kişilik maiyeti ile yemeğe geleceğini bildirdi. Neri buna sevindi. Her şeyi mükemmel şekilde hazırlattı. Kral, Neri’nin köşkünü ve bahçesini iyice gezdikten sonra, sofra havuzun başına kuruldu. Nefis yemekler ve şaraplar getirildi. Yemek neşe ile yendi.
     Bu sırada on beş yaşlarında iki genç kız göründü. Sarışındılar ve altın saçlarına bukleler yaptırmışlardı. Kızlar melek gibi güzeldiler. Birinci kız bir elinde balıkçı ağı, diğer elinde uzun bir değnek taşıyordu. İkinci kızın elinde tava ve bir bağ odun, bir sehpa, zeytinyağı dolu bir şişe ve bir çıra vardı. Kral, bunlara hayretle bakıyor ve niyetlerini öğrenmek istiyordu. Kızlar bir reverans yaptıktan sonra havuzun başına gelerek ellerindekini oraya koydular. Kızın biri ağı ve değneği aldı… İkisi de havuza girdiler. Su göğüslerine kadar geliyordu.
     Neri’nin bir uşağı meşaleyi yaktı, sehpayı açtı, tavaya zeytin yağı döktü ve kızların balık tutmasını bekledi. Kızın birisi havuzun köşelerinde balık ararken, öteki ağı gerdi. Böylece kısa zamanda çokça balık tuttular. Balıkları kralın sofrasına atmaya başladılar. Balıkların sıçrayışı kralı eğlendiriyordu. Balıkları tekrar kızlara atıyor, oradan yine geri geliyordu. Bir kısım balıklar da kızartılmıştı.
     Bunun üzerine kızlar havuzdan çıktılar ve kralın önünden utanarak geçip evlerine gittiler. Kral ve maiyeti, kızları hayranlıkla seyrettiler. En çok beğenen Kraldı. İki kız birbirine o kadar benziyordu ki seçmek güçtü. Bir müddet düşünen kral, Neri’ye kızların kim olduğunu sordu. Neri, “Benim ikiz kızlarım,” dedi. “Birinin adı Güzel Ginerva, ötekinin Sarışın İsotta’dır.”
     Yemek sona ererken iki kız güzel elbiseler içinde yine göründüler, ellerindeki gümüş tabaklarda mevsim meyvaları vardı. Bunları Kralın önüne koyduktan sonra öyle güzel bir şarkı söylemeye başladılar ki, Kral melekler korosu sandı. Şarkı bitince kızlar reverans yaparak ayrıldılar. Yemekten sonra Kral maiyeti ile sarayına döndü. İşleri ile meşgul olurken güzel Ginerva’yı unutamıyordu. Kıza öyle vurulmuştu ki, artık başka bir şey düşünemiyordu. Bu sebepten Neri’nin bahçesini sık sık ziyarete gidiyordu. Nihayet aşkına dayanamayarak iki kızı kaçırmaya karar verdi ve planını Kont Gido’ya açtı.
     Kont, “Kralım,” dedi. “Söylediklerinize hayret ediyorum. Sizi iyi tanırım, gençliğinizde bile böyle ince duyguları tatmamıştınız, şimdi ise ihtiyarlık çağına giriyorsunuz, bu duygunuza şaşıyorum. Şu anda harp içinde bulunuyoruz. Bu toprakları yeni zapt ettik, henüz dinlenmediniz, bu şartlar altında âşık oluyorsunuz. Bu hareket toy bir gence yaraşır, size değil! İşin en fena tarafı, evine misafir olduğunuz bir zavallı adamın kızlarını kaçırmak istemenizdir. Unutuyorsunuz ki Kral Manfreld’i, kadınlara düşkünlüğü yüzünden yendiniz. Şimdi sizin hakkınızda ne denecek. Onun için Krallık şanına leke sürdürmemek için bu aşktan vazgeçin.”
     Kral hem üzülüyor, hem de bu sözlerin doğruluğunu biliyordu. “Kont,” dedi. “Kral olan bir insanın kendi ihtirasını yenmesi, en kuvvetli düşmanı yenmekten daha zordur. Fakat sözleriniz üzerimde öyle tesir etti ki, kendime nasıl hâkim olacağımı iki gün zarfında göstereceğim.”
     Bunun üzerine Kral ne kadar da güç gelse, kızları gençlerle evlendirmeye karar verdi. Babalarının muvafakatiyle Güzel Ginervayı Kont Mafi’ye, Sarışın İsotta’yı Kıskelmo’ya ile nikahladı. Kendisini işe vererek ihtiyarlık aşkından kurtulmanın yolunu buldu.

(Yazan: Giovanni Boccaccio – Çeviren: D. Yılmaz Tekin)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir