İstihbarat Sohbetleri (6)

İ

Siyasi İstihbarat
     Tarihî gelişimleri ve menşeleri itibariyle askerî istihbarat ve siyasî istihbarat çok eskilere dayanmaktadır. Siyasî bölüm, istihbaratın en geniş kapsamlı sahasıdır. Askerî istihbarata nazaran daha önemli addedilmesi de doğru bir teşhis olacaktır. Çünkü devletler panoramasında her devlet yakın komşuları olan ülkelerde ve kendilerine uzak olsa bile dünyada önemli bir güç mevkiinde bulunan ve kendisini etkileme gücüne sahip olan devletlerdeki gelişmeleri, hareketlilikleri ve düşünce tarzlarını, daha da önemlisi dünya siyasetlerini takip etmek ve bu konularda fevkalade duyarlı bulunmak durumundadır. Siyasî istihbaratta başarı sağlandığında çoğu askerî operasyona gerek duyulmayacaktır. Askerî istihbarat ise siyasî istihbarat doneleriyle arzu edilen neticelere ulaşılamadığı zamanlarda, askerî operasyonun kaçınılmaz olduğu zamanlarda önem ve popülaritesinin zirvesine ulaşır.
     Ülke içi ve dışı siyasî istihbarat hususunda, istihbarat servisleri arasında bir iş bölümü ve göreve yönelik bir örgütlenme ve konuşlandırma söz konusudur. Mesela ABD’de iç istihbarata FBI bakmaktadır ve Adalet Bakanlığı bünyesinde konuşlandırılmıştır. İngiltere’de de iç istihbarat MI5 servisi tarafından ifa edilmektedir. MI6 dış istihbaratla görevlidir.
     Siyasî istihbarat sahasında icra edilen faaliyet özellikle diplomatik misyonlar nezdinde yapılabildiği gibi, özel kuruluşlar olan birtakım dernek, vakıf ve sivil toplum örgütleri tarafından da yürütülebilmektedir. Diplomatik misyonlardaki elçiler, konsoloslar, ataşeler, katipler açık ve tabii birer ajan olarak düşünülmeli ve bu mülahazalarla hareket edilmelidir. Bu konuda bir örnek sunalım.
     Türk İstiklal Mücadelesi’ni takiben 1923 yılında konferans görüşmeleri ve anlaşma koşullarını görüşmek amacıyla Lozan’da masaya oturmuştuk. O zamanın sınırlı iletişim imkânları sebebiyle Ankara’dan Lozan’daki heyetimize gönderilen talimatlar ve bilgiler, şifrelenmiş telgraflar halinde tanzim edilerek önce Köstence’deki (Romanya) telgraf merkezine ulaştırılmakta, sonra buradan da Lozan’a çekilmekteydi. Bu sırada İngiliz istihbarat servisi bize ait şifreleri çözmeyi başarmıştı. Bu sayede İngiliz gizli servisi Köstence’ye intikal eden telgraflarımızı derhal açarak görüş ve düşüncelerimizi öğreniyor, Türk delegesinin o gün müzakerelerde neler söyleyeceğini, ne tür bir politika takip edileceğini bildiği için kendi siyaset ve hamlelerini buna göre ayarlıyordu. Lozan görüşmelerinin uzun sürmesinin bir nedeni de bu olsa gerektir.

(Gelecek yazı: Askeri İstihbarat)

Yazar hakkında

Yorum Ekle