İstihbarat Sohbetleri (10)
İstihbarat Sohbetleri (10)

İstihbarat Sohbetleri (10)

Teknolojik İstihbarat
     Çağımız modern istihbarat dünyasında casus uydular, İnternet ve teknolojinin bütün diğer imkânları yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Casuslukta insan faktörü önemini yitirmemekle birlikte, bilgiye daha az riskli yollardan ve net bir şekilde ulaşmak mümkün hale gelmiştir. Çağımızdaki ilerleme özellikle teknolojik sahada görülmekte, elektronik araç, cihaz ve mucizeler yumağı ile nükleer döneme girilmiş olmaktadır. Bilgisayar ve İnternet enformasyon sistemleri ile yüksek teknolojik dönem başlamış bulunmaktadır. Bu noktada teknolojik gelişmelerin temini ve tekniklerinin keşfedilmesi hususu da teknolojik istihbarat sistemini aktif olarak devreye sokmuştur. Bilgiler bazen devletler ve kurumlar arası ücrete tabi anlaşmalar yoluyla tarafların rızasıyla temin edilebileceği gibi, bazen de illegal yollardan istihbarat oyunlarıyla ele geçirilebilmektedir. 1950’li yıllarda ABD’nin sahip olduğu atom bombası ve nükleer teknoloji bilgileri diğer büyük devletlerin fevkalade ilgisini çekmiş ve neticede Ruslar başarılı istihbarat oyunlarıyla hem nükleer teknoloji hem de füze ve uçak yapım bilgilerini temin etmeyi başarmışlardır. Buna mukabil İsrail’in ele geçirdiği Rus yapısı tanklar ile Demirperde’den Batı’ya iltica eden askerî pilotların kaçırdığı savaş uçakları da ABD’de tetkik edilerek askerî incelikleri tespit edilmiştir.
     Günümüzde teknolojiyi en iyi kullanabilen istihbarat örgütlerinin başında CIA (Central Intelligence Agency-ABD Merkezî Haber alma Teşkilâtı) gelir. 1947’de Millî Güvenlik Kanunu ile kurulan CIA, muhtemel personelini yalan makinesi ve güvenirlik testinden geçirir. Köstebeklerin bu testten geçmek için insanüstü bir tepkisizliğe sahip olması gerekir. Yalan makinesi testinin çok daha etkili biçimde kullanıldığı diğer bir istihbarat örgütü ise İsrail’in Mossad’ıdır. Mossad’ın kendi ajanlarına iki haftada bir yalan makinesi testi uyguladığı bilinmektedir. Bu durumda, Mossad içinde başka ülke hesabına çalışabilmek için başka ülke hesabına çalıştığını dahi bilmemek, yani “köstebek olduğunun farkında olmayan bir köstebek olmak” gerekir. Bir kısaltma sanılan ve bu yüzden büyük harflerle yazılan Mossad, aslında kısaltma değildir ve İbranice’de “enstitü” anlamına gelir. CIA ve Mossad, dünyanın bütün gelişmiş istihbarat servisleri gibi son dönemlerde bilgisayar teknolojisini bütün unsurlarıyla kullanıyor durumdadır. Ayrıca casus uydular ve yüksekten uçan casus uçakları bazı dataları elektronik sinyaller ve gelişmiş antenlerle yeryüzüne geri gönderebiliyor; uydular yeryüzündeki en ufak bir hareketliliği görüntülebiliyor. Sismograflar gizli ya da yer altındaki nükleer denemeleri kaydedebiliyor. Gizli dinleme aygıtları özel telefon konuşmalarını dinliyor, minyatür kameralar birçok datanın fotoğrafını çekebiliyor ve sonra bu datalar bilgisayarlarla sınıflandırılıp saklanabiliyor. Gizli servislerinin bilgisayar ağlarını son derece güvenli bir sistem üzerine inşa etmeleri gerektiği biliniyor. Çünkü artık dünyada pek çok istihbarat teşkilâtı, network üzerinde çok gizli bilgilere ulaşabilecek bilgisayar uzmanlarını kullanıyor. Yine Soğuk Savaş dönemlerinden bu yana espiyonaj faaliyetleri yürütülürken televizyon antenleri, uydu çanak antenleri ve diğer becerikli elektronik aletlerden faydalanıldığı da biliniyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir