Psikolojik Savaş (11)
Psikolojik Savaş (11)

Psikolojik Savaş (11)

     Takviye Edici Psikolojik Savaş
     Savaş sonrasında halkı rahatlatıcı ve güven verici telkinleri içeren, ayaklanmayı önleyerek itaati sağlayan psikolojik bir savaştır.
     Rusya’nın işgali sırasında Almanlar halka çok kötü muamele yaptılar. Koyun sürülerini alıp götürerek, fabrikaları yerinden sökerek halkın nefretini kazandılar. Halk esasında Stalin ve ordusundan nefret ediyordu. Ancak Almanların bu kötü muamelesi sonucunda Stalin’in ordusuna yardım etmek zorunda kaldılar. Savaştan önce Rus halkı, Almanlara kurtarıcı gözüyle bakıyorlardı. Gördükleri kötü muameleler sonrasında görüşlerini değiştirerek ikmal yollarını kesip Alman ordusunun yenilgisini sağladılar. Almanlar kendilerini arî, asil, üstün bir ırk olarak gördükleri için Rus halkına kötü davrandılar. Bunun bedelini de ödediler.
     Benzer bir uygulamayı, barışta yapılan psikolojik faaliyetler kapsamında 1940’lı yılların Türkiye’sinde de görebiliriz. Savaşa girmemiş olan Türkiye’de, gücü elinde bulunduranlar Türkiye’yi savaşa sokmamak gibi büyük bir işi başarmışlardı. Fakat bu süre zarfında halka çok kötü muameleler yapıldı. ikinci sınıf insan uygulaması ile halk horlandı. Poturlu ve çarıklı olan insanlar, dönemin Ankara valisi Nevzat Tandoğan tarafından bu şehre sokulmuyordu. Saz çalmak bile yasaktı; inançları yaşamak ve öğretmek baskı altındaydı. Plajlara bile halkın girmesi yasaktı. Baskı o kadar ileri seviyedeydi ki, plaj serbestliğinin uygulandığı günlerde halk plajlara hücum ediyordu. Ertesi günün gazete manşetleri “Halk geldi, vatandaş açıkta kaldı” şeklinde atılıyordu. 1950 yılında yapılan serbest seçimlerde Demokrat Parti, baskı gruplarına sürpriz gelecek şekilde çoğunluğu sağlamıştı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir