İstihbarat Sohbetleri (12)
İstihbarat Sohbetleri (12)

İstihbarat Sohbetleri (12)

NSA-Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı
     Dünyada sinyal-işaret istihbaratı, elektronik dinleme ya da elektronik casusluk denince aklımıza ilk gelen kurum Amerika’nın kısa adı NSA olan Millî Güvenlik Ajansı’dır. NSA, dünyanın en yaygın, en gelişmiş elektronik dinleme ve izleme altyapısına sahip ‘büyük kulak’ ya da ‘global kulak’ diye de anılan süper gizli bir Amerikan devlet kurumudur. Hakkında bilinenlerin çok sınırlı olduğu kurumun başkanları generallerdir ve bunlar ortalıkta görünmezler, istisnai durumlar dışında pek konuşmazlar.
     Amerika’da dünya çapında dinleme faaliyetlerini yürüten üç ayrı kuruluş bulunuyor; NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı), FBI (Federal Araştırma Bürosu) ve CIA. ABD’nin ‘en büyük kulağı’ olan NSA, Başkan Harry S. Truman’ın 24 Ekim 1952’de imzaladığı ‘çok gizli’ bir genelgeyle kuruldu. Truman bu yeni kuruluşa, dünya çapında iletişim istihbaratı görevi verdi. Önceleri diplomatların ve askerlerin şifreli telsiz görüşmelerini dinleyen NSA, daha sonraları uluslararası sivil telefon görüşmelerini de hedefleri arasına aldı.
     1960’lı ve 70’li yıllarda ortaya çıkan yönlü telsiz haberleşme ve uydu teknolojisi NSA’nın işini daha da kolaylaştırdı. Artık havaya çıkan hiçbir radyo sinyali, hiçbir telefon görüşmesi NSA’nın dünya yüzeyine dağılmış binlerce uzmanının eline düşmekten kurtulamıyordu. NSA’da halen 25 bine yakın personel görev yapıyor. Bu rakam bazı iddialara göre 50 bin civarında. ABD, elektronik istihbarat için yılda 20 milyar dolar harcıyor. NSA’nın yıllık bütçesi ise 3,6 milyar dolar. NSA’nın Boeing 707 uçak gövdeleri üzerinde geliştirilen RG-135 tipi uçakları ABD Hava Kuvvetleri içinde bağımsız olarak görev yapıyor. ABD donanma gemileri görünümündeki gemiler ise okyanus ve denizleri denetliyor. NSA’nın yer istasyonlarının ABD büyükelçiliklerinde ya da ABD’ye dost ülkelerin topraklarında, ev sahibi ülkelerin denetimine tabi olmaksızın faaliyette bulunduğu artık biliniyor.
     NSA’nın en yakından takip ettiği ülkelerden biri de Türkiye’dir. Hatırlanacağı üzere, 1972 yılının Ağustos ayında çok önemli bir olay meydana gelmişti… İstanbul-Karamürsel dinleme istasyonunda “analizci” olarak çalışan NSA görevlisi Perry Fellwock, gizli bilgileri Ramparts isimli bir Amerikan dergisiyle paylaşmış, NSA’nın bütün Sovyet kodlarını kırabileceğini iddia etmiş ve bunu ispatlamaya çalışmıştı. Felhvock, Türkiye’deki dev çanak antenleri kullanarak Sovyet ordusunun yaptığı telsiz görüşmelerini ve hatta Sovyet Başbakanı Kosigin ile ölümünden kısa bir süre önce kozmonot Vladimir Kamorov arasında geçen dramatik konuşmayı da dinlemişti.
     Günümüzde, artık yüzlerce casus uydusu dünya çevresindeki bir yörüngede bulunmaktadır. Bunlar, hem askerî hedefleri gözetlemekte hem de dünyanın neresinde olursa olsun insanların yatak odalarının içlerini bile görüntüleyebilecek uluslararası telefon, teleks veya veri bağlantılarını sistematik olarak inceleyip ilginç bilgilerin bulunup bulunmadığını araştırabilecek niteliktedir.

(Gelecek yazı: NSA-Amerikan Ulusal Güvenlik Ajansı’nın Örtülü Operasyonları)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir