Hanımın Çiftliği
Hanımın Çiftliği

Hanımın Çiftliği

                                                                     Orhan Kemal
                        15 Eylül 1914, Ceyhan-Adana – 2 Haziran 1970, Sofya-Bulgaristan

Romanın Özeti:
    Bu roman, yazarın ‘Vukuat Var’ romanının devamı ve ikinci cildidir. Vukuat Var’da Adana’da bir fabrikada işçi olarak çalışan Güllü, sevgilisi Kemal öldürülünce ailesinin kendisini vermek istedikleri Ramazan’la evlendirilmek üzere, Ramazan’ın zengin dayısı Muzaffer Bey’in çiftliğine gitmek zorunda kalmıştır. Gene Adana köylerinden birindeki bu çiftliğe geldikten sonra da, sevmediği Ramazan’la evlenmemek için direnir Güllü. Muzaffer Bey ise çapkın bir adamdır. Yeğeni, kâhyası, adamları onun Güliü’yü ayartıp metres edinmesinden korkmakta, görmesini önlemek istemektedirler. Fakat kulağına gelen diretmelerden ötürü merak ettiği için Muzaffer Bey, Güliü’yü çağırtır, görünce de pek beğenir. Yeğenini bir yana iterek, Güliü’yü kendine alır.
    Güllü şimdi lüks hayata alışmış, Serap Hanım olmuştur. Cadillac arabayla şehre, kulüplere, toplantılara gider, gelir. Köy ve çiftlik halkı, Muzaffer Beyin bu tutumuna kırılmış, içerlemişlerdir. Kâhya Yasin Ağa çiftlikten ayrılır, kendisini öldüreceği söylentileri üzerine de Muzaffer Bey, yeğeni Ramazan’ı çiftliğin ortasında feci şekilde döver, çiftlikten kovar. Çiftlik yönetimi boşta kalınca Güllü’nün babası Cemşir ve kafadarı berber Reşit, fırsattan yararlanıp çiftliğe yerleşirler. Köyde Muzaffer Bey’in düşmanı olan Habip, üyesi olduğu yeni parti seçimleri kazanırsa Muzaffer Bey’in işgalindeki topraklarını geri alacağı ümidindedir. 1954 seçim propagandaları sırasında Muzaffer Bey’in de aynı partiye girmesi üzerine Habip, öç almanın tek çaresini Muzaffer Bey’i pusuya düşürüp öldürmekte bulur.
     Katil bulunamaz. Şimdi çiftlik, Serap Hanım’a kalmış “Hanımın Çiftliği” olmuştur. Serap Hanım (Güllü) çiftliğin avukatı Erdoğan’la evlenmeye karar vermiştir. Erdoğan’ın bir gün toprak çekişmesi yüzünden, Habip’in kardeşine hakaret etmesi, eski kinleri yeniden alevlendirir. Habip ve kardeşleri, bir gece Hanımın Çiftliği’ni yakarlar. Kendisini ele vermeyeceği yemini üzerine Habip, henüz avukatla evlenmemiş ve Muzaffer Bey’den emzikte olan bir çocuğu olan Serap’ın hayatını bağışlar. Davacısı da olmadığı için sorgular boşa gidecek, çiftlik kundakçısı bulunamayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir