Psikolojik Savaş (19)
Psikolojik Savaş (19)

Psikolojik Savaş (19)

     TBMM’YE YÖNELİK GRİ PROPAGANDA
     Bir binbaşının zamanında Özal’a sürpriz yaparak törenle karşılaması, bu karşılaşmada eşofman tarzı kıyafetin şortla birlikte askerî birliği teftiş olarak sunulması gri propagandaydı. Özal’la komutanların ilişkisi bozulmak isteniyordu. Aynı şekilde Aydın Doğan’ın Başbakan’la rahat kıyafetle görüşmesi, eşofmanla karşılanma söylemi şeklinde gri propaganda örneği olarak kullanıldı. Ahbap çavuş ilişkisi ve çıkar ilişkisi vurgusu ile taraflar yıpratılmak isteniyordu. Bazı siyasilerin kendi çıkarlarını ülke çıkarlarının üzerinde tutmaları, dürüst davranmamaları, particilik ve kadrolaşma gibi saflarını abartarak, “TBMM çözüm değildir” inancını oluşturmaya çalışmaları bir psikolojik faaliyettir. Mamafih 12 Eylül 1980 öncesi TBMM ve hükümetin anarşiyi ortadan kaldıracak bir çözüm üretmesine fırsat verilmeyerek, bu kötü ortamın askeri darbe için zihinlerin hazırlanmasında kullanıldığı Emekli General S. Demircioğlu tarafından açıklanmıştı.
     Demokrasiyi halk dalkavukluğu olarak gören, Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği TBMM’sinin kapatılmasını çözüm olarak öneren ya da işlevsiz hale getiren düşünce yapısı, sürekli, ısrarlı ve devamlı olarak TBMM’sinin hatalarını büyüterek öne sürüyor. Batı’da demokrasinin kökleşme süreci, bir çocuğun büyüme süreci gibi olmuştur. Demokrasiler de yaşayarak öğrenilir. TBMM, Batı parlamentoları düzeyine, sorunları yaşayarak ve bunları ürettiği çözümlerle aşarak ulaşacaktır. Bu yöntemle kurumsallaşma olur. Büyüyen bir çocuğu evden kovarak, onda kin ve öfke duygusunu uyandırarak eğitemeyeceğimiz gibi, toplumsal olgunlaşmayı da böyle sağlayamayız. Gelişme, özgür düşüncelerin tartışıldığı ortamlarda olur. Milletin vekillerini gaflet, dalalet, hıyanet içerisinde görmek yerine onlarla oturup tartışmaya ve uzlaşmaya ihtiyaç vardır. Uygulanan gri propagandanın karşı propagandası bu şekilde olursa, iyi niyetli kişiler propaganda etkisinden kurtulurlar.
     Ustaca yapılan gri propaganda, bu propagandanın düşmanın kendisi tarafından yapıldığı izlenimi uyandırırsa muhatap çelişkiye düşer ve yıpranır. Karşı tarafı konuşmak zorunda bırakır ve açık verdirtir. Kendi ağzından kendi zararına laf kaçırtır ve bunu kullanır.
     Son yılların en renkli kişilerinden biri olan Turgut Özal ile ilgili yine bir örnek verelim. Özal’ı çok ilginç propaganda yöntemleri ile yıpratmışlardır. Muhatabı konuşturup çelişkiye düşürten bu yönteme bir örnek şudur: Parti olarak yoksullara daha çok sahip çıkılması gerektiği konusu konuşulurken Özal, zenginliği özendirmek, fakiri çalışmaya itmek amacıyla “Ben zengini severim!” der. Bu söz basında tamamen farklı amaçlarla, tam tersini ifade edecek biçimde çok kullanılmıştır.
     Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek olabilir. Yahut, tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış gibi davranılır. Böylece zihinlerde, istenen soru işareti uyandırılır.
     Amacın gerçekleşmesi için, planlı tasarlanmış zamanın, zeminin, ölçü ve biçim hesaplaması yapılır.
     İnsanların merak duyguları, gri propagandada çok kullanılır. Gizli konuşuyormuş izlenimi uyandırılır, fısıltı haber sistemi uygulanır. Küçük gerçekleri abartarak yayan görevliler, topluluklar içerisinde bilinçli olarak dolaştırılır.
     Propaganda görevlisinin, muhatap kitlenin inanacağı senaryoları üretmesi, yerli şiveyi kullanabilmesi, halkın zevklerini, sosyal ve kültürel özelliklerini iyi bilmesi ölçüsünde başarısı artar.
     Osmanlı’nın son yıllarında İngiliz istihbaratçısı Lawrence, Arapça’nın bütün şivelerini konuşarak tek başına Arap milliyetçiliğini uyandırdı, ittihatçıların hatalarını büyüterek yaptığı propaganda faaliyeti ile orduların başaramayacağı şekilde Arap toplumunu Osmanlı’ya karşı kışkırttı, ayaklandırdı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir