Psikolojik Savaş (20)
Psikolojik Savaş (20)

Psikolojik Savaş (20)

     KARA PROPAGANDA
     Kaynak belirlidir ama başka kaynaklardan çıkıyor gibi gösterilir. Kara propaganda yönetiminde hile, entrika, yalan, iftira, fitne, sinsilik ve sahte delil serbesttir. Gizlilik esastır. Gerçekleri değiştirmeyi, inançları sarsmayı ve kamu efkarını karıştırmayı amaçlar. Kaynağı anlaşıldığı zaman, tesiri olmaz, geri teper. Düşmanlık duygularının artmasına neden olur. Bunun için iç düşmana karşı kullanılmaz. Psikolojik harple ilgili askerî yönetmeliklerde; propaganda ile görevli subaylar belirlenmiştir.
     Kara propagandanın malzemesi yalan, iftira, bozgun çıkaran her türlü yol, sahte delil olduğu için, var olmayan her şeyi var gibi gösterir. Yalan, gerçekmiş gibi inandırıcı bir şekilde ortaya atılır. Kara propaganda nifak sokup ortalığı karıştırmak için çok kullanılan bir yöntemdir.
     Kara propaganda da kaynak daima gizlidir. Her ne sebeple olursa olsun kaynak ortaya çıktığında her türlü sorumluluk reddedilecek şekilde önceden hazırlıklı olunur.
     Kaynak gizli kaldıkça; yalanlar, rivayetler, şayialar, dedikodular verimli sonuç verir.
     Amacı, muhatap insanları ruhsal çöküntüye götürmektir. Bu yöntemi uygulayanlar hiçbir ahlaki ve vicdani sorumluluk duygusu taşımazlar. Akla gelebilecek her şeyi hedef olarak ele alır. Kara propaganda da her şey kullanılacak bir malzemedir, yeter ki istenen çıkara hizmet etsin. Kitaplarda bu faaliyetin, amacı temiz, yöntemi pis olan bir propaganda tekniği olarak geçmesi uluslararası tartışma konusudur. Psikolojik savaşla ilgili askerî yönetmeliklerde bu propagandanın bir yöntem olarak tanımlanması, acaba ne derece insani ve ahlakidir? Düşman olan kadın, kız ve çocuklara insanlık dışı muamele yapmakla, onları birbirine düşürtüp öldürtmek, aralarında fitne çıkarmak arasındaki ince sınırı iyi çizmek gerekiyor. Kötülük tuğlaları ile örülmüş olan zafer kalesi ne kadar yaşayabilir ki? İnsaflı ve kararlı bir komutanın kara propagandaya baş vurmadan da yapacağı çok şey vardır.
     Osmanlı padişahlarından Sultan Abdülhamit, psikolojik savaş yöntemlerini bilen ve kullanan birisiydi. Balkan Savaşı sonrasında kendisiyle yapılan bir görüşmede ittihatçılara hitaben psikolojik savaşı nasıl kullandığını şöyle anlatır: “Ben Balkanlarda kiliseler arası kavgayı halletmedim. Bunu, birleşip bize saldırmasınlar düşüncesi ile bilerek yaptım. Sizin (ittihatçıların) bu ihtilafı çözmeniz yanlıştı.”
     Kötülemek amacı ile yapılacak propaganda için propagandacı, karşı tarafın olumsuz bir tarafını bulur. Eğer kötü bir yan bulmazsa uydurur. Propagandacı sürekli uydurma konular icat eder ve bunu sürekli gündemde tutarak işlemeye çalışır.
     Kara propagandanın ana amacı, yerleşmiş bir inancı yıkmaktır. Halkı kendi içinden çıkardığı liderlerden soğutmak, ordu ve devlete karşı var olan güveni sarsmak, sosyal ve ekonomik dayanışmayı yıkmak ister, insanları şüpheli, kaygılı, mutsuz ve zihni karışıklık içerisinde tutmak arzusundadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir