İstihbarat Sohbetleri (21)
İstihbarat Sohbetleri (21)

İstihbarat Sohbetleri (21)

İSTİHBARAT YÖNTEMLERİ-Takip ve Tarassut/Gözetleme:
     Takip ve tarassut en eski ve klasik uygulamalardan birisidir ve önemini tamamen kaybettiği asla söylenemez. Tarassut sabit ve statik bir hizmet şekli iken, takip hareketli ve dinamik bir olguyu gösterir. Takip, istihbarı çalışma veya soruşturma açısından önem ifade eden şahısların faaliyetlerinin muhtelif şekil ve vasıtalarla izlenmesi, faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve bilgi temin edilmesi amacıyla şahısların, araçların ve mahallerin gizli ve sürekli biçimde kontrol altında tutulmasıdır.
     Tarassutun en büyük özelliğiyse sabit bir yerin sürekli olarak müşahede ve kontrol altında bulundurulmasıdır. Bu hedef mekanlar bazen bir iş yeri, büro, otel odası, ev gibi yerler olabilmektedir. Takip ve tarassut faaliyeti ile ilgili olarak eski MİT mensubu Mehmet Eymür’ün tecrübelerine kulak vermek yerinde olur;
     “Takip ve gözetleme (tarassut) görevi teşkilât’ın en zor, yorucu ve mes’uliyetli işlerinden biriydi. Bazen günlerce aynı noktada bekleyerek belli bir adrese gelmesi ihtimali bulunan bir şahsı on yıl önceki resminden veya tarifinden tespit etmeye çalışır, bazen hedef şahısların arkasından yorgunluktan haliniz kalmayıncaya kadar koşuştururdunuz. Aranan bir şahsın tespit edilmesi veya takip edilen bir hedefin gizli temas ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılması durumunda bütün yorgunluklar unutulur, çekilen meşakkatler bir zafer mutluluğuna dönerdi.
     Takip ve gözetleme faaliyeti ekip halinde yapılır. Ekip mensupları bir futbol takımının oyuncuları gibi hedefi paslaşarak götürürler. Takip, takip edilen kişiye hissettirilmez ve takip neticesi gerekli hasıla alınırsa gol atılmış demektir.
     Türkiye’de bir bütün olarak istihbarı faaliyetlerde en disiplinli ülke Sovyetlerdir. İstihbaratın kurallarına harfiyen uyarlar ve dakiktirler. Hiçbir işi şansa bırakmazlar. Bütün istihbarı faaliyetleri planlı ve programlıdır. Demirperde ülkeleri içinde Sovyetler kadar başarılı olan bir diğer ülke de Romenlerdir. Bulgarlar ve Yunanlılar bazen soğukkanlılıklarını kaybederler. Takibi sezdikleri zaman dil çıkaran, el işaretleri yapan Bulgar ve Yunanlıları hatırlıyorum… Suriye, Irak ve diğer Arap ülkelerinin istihbarat elemanlarından bazıları üstün vasıflı kişilerdir. Ancak bir bütün olarak alaturka davranışlardan vazgeçemezler. En büyük açıkları kadınlara ve paraya karşı olan zaaflarıdır. Birçoğu görevinden çok ticaretle uğraşırlar. Yurt dışı görevlerini en kazançlı bir şekilde tamamlayarak memleketlerine dönmek en büyük amaçlarıdır. Batılı ülke istihbaratçıları Türkiye’nin müttefiki olmak avantajından faydalanarak gizlilik kurallarına çok dikkat etmezler. Her yerde kulakları olduğundan, istihbarat ve güvenlik teşkilâtlarının kendilerine karşı etkili bir çalışma yapmadıklarını bilir, genellikle dikkatsiz ve açık çalışırlar, istihbarat bir akıl oyunudur. Bu oyunu akıllıca ve kurallarına uygun oynayan daima kazanır. Bunun istisnası tesadüfi rastlaşmalardır. Sovyet ve Demirperde ülkelerine karşı yürütülen planlı faaliyetlerde genellikle başarılı neticeler alınmıştır.”

(Gelecek yazı: Teknik Takip)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir